Menü Kırıkkale'yi bizden sorun...
CÜNEYT TÜRKOĞLU

CÜNEYT TÜRKOĞLU

Tarih: 08.03.2026 16:58

MİNİK YUSUF'UN HAYAL DÜNYASI

Facebook Twitter Linked-in

MİNİK YUSUF’UN HAYAL DÜNYASI

 

Yusuf, henüz 5 yaşında sevimli bir erkek çocuğuydu. Ertesi gün Kırıkkale FK’nın maçı olacağı için çok heyecanlıydı. O gece sütünü içen Yusuf, derin bir uykuya dalmıştı. Rüyasında ise Kırıkkale’nin Diyarbekir ile oynayacağı maçı görmüştü. 

 

Santrayla beraber Kırıkkale FK, yoğun baskı kurmaya başlamış ve topun hakimiyetini almıştı. Art arda ataklar gelişmiş, rakip kale adeta bombardımana tutulmaya başlanmıştı. Kırıkkale FK oyunun tek hakimiydi. Maçın hangi tempoda oynanacağına, rakibin ne zaman hızlanıp yavaşlayacağına dahi Kırıkkale FK karar veriyordu. 

 

Kendi yarı sahamızdan şişirme toplarla değil, bilinçli şekilde paslarla, geçiş oyunlarıyla 3.bölgede ağırlık kurmaya başlamıştık.

 

Henüz 15 dakika geçmesine rağmen karşı kalede 3 net pozisyona girmiştik. Oyuncularımız nerede nasıl duracağını iyi biliyordu. İkili mücadelelerde hep ayakta kalmışlardı. İlk devrenin ortalarına doğru kanatlardan da ciddi akınlar olmuş, savunma oyuncularımız hücuma destek vererek pozisyon zenginliğimizi ve oyun kalitemizi artırmıştı.

 

Duran toplarda da yine teknik direktörümüzün çizdiği organizasyonları eksiksiz yerine getiriyorduk. İlk yarıda skor tabelası değişmemişti ama kaleye çekilen sayısız şut, direkten dönen toplar ikinci devre atılacak gollerin habercisiydi. Taraftar da mükemmel oyunu görünce iyice iştaha gelmiş ve ikinci yarıyı izlemek için sabırsızlanmıştı.

 

İkinci yarının hemen başında teknik direktörümüz 2 oyuncu değiştirerek bir an önce gol bulmayı hedeflemişti. Beklenen gol de 60.dakikada gelmişti. Müthiş bir hücum organizasyonunda Ömer ile öne geçmiştik. Minik Yusuf rüyasından “Gool” sesiyle uyanıp tekrar uykuya dalmış ve maçı hayallerinde yaşamaya devam etmişti. Golden kısa bir süre sonra ise kalemizde golü görmüştük. Rakibe hiç pozisyon vermeyen takımımız için bu gol nazar boncuğu olsun diye düşünmüştü Yusuf. 

Yediğimiz golden sonra teknik direktörümüz hemen 2 değişiklik daha yaparak maça müdahalede bulunmuştu. Takımımız ataklarına devam etmiş ama bir türlü direkleri ve kaleciyi geçememişti. 

 

Yine de sahada harika bir futbol vardı. Tribünlerin teknik adama ve oyunculara desteği gittikçe artmıştı. Bu harika futbolun meyvesi son dakikada da olsa gelmişti. Son dakikada bulduğumuz golle 2-1 galip gelmiştik. Yusuf yine golden sonra “Gool” sesiyle uyanmış ve tekrar uykuya dalmıştı.

 

Yusuf rüyasında skor aldatmasın diyordu. Maç sonu ekrana gelen istatistiklerde yüzde 70’in üzerinde topa sahip olma, 20’nin üzerinde şut, 6 direkten dönen top ve sayısız pozisyonla maçı bitirdiğimizi görmüştü. Takım da artık hak ettiği yere yani play-off potasına girmişti bu galibiyetle. Maçtan sonra da taraftar futbolcuları ve teknik direktörü adeta bağrına basmış, sevinç yumağı oluşmuştu. 

 

Artık sabah olmuş ve minik Yusuf uyanmıştı. Heyecanla ailesinin yanına gelip gördüğü rüyayı anlatmaya başlamıştı. Ev halkı da büyük bir heyecan ve merakla Yusuf’u dinliyordu. Yusuf oynanan muhteşem futbolu anlatmış ve 2-1 kazandığımızı söylemişti. Daha sonra bir anda içini hüzün kaplamış ve gözlerinden yaşlar süzülmüştü. Ailesi ne olduğunu anlayamamış ve Yusuf’a “Neden ağlıyorsun oğlum” diye sormuştu. Minik Yusuf da hıçkırarak “Bunların hepsi bir rüyaymış, ben uyandım, umarım uyanmayanlar da uyanır” dedi. Sonra da şu cümleyi ekleyerek odadan kaçtı: “ENGİN ÇALIŞIR İSTİFA!”

 

*****

 

Çocuklar üzülmesin… Çünkü bizler çocuklarımıza bıraktığımız Kırıkkale FK ile hatırlanacağız. Bugün yapılan hataların, boş tartışmaların ve sorumluluktan kaçışların yükünü onların omuzlarına bırakmaya hakkımız yok. Susanlar ve yönetenler de şunu unutmasınlar: Gelecek, günü kurtaranların değil; doğruyu söylemekten korkmayanların, çalışmaktan vazgeçmeyenlerin ve umudunu diri tutanların olacaktır.

 

Yusuflar, Aliler, Ayşeler, Elifler ve niceleri…

Kırıkkale’mizin güzel evlatları. Hepiniz sevgiyle kalın…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —