Bana, bazı dostlarım´´ Şu kargaşa ortamında´´ siyasetten uzak ol. Ot, çöp, böcek, kuş üzerine yaz. Ciddi konular üzerine yazma. Memleketi sen mi kurtaracaksın? İnsanların çoğu doğrunun, dürüstün yanında değil. Bu memlekette ne kadar kaypak olursan, ne kadar destursuz üsten atarsan, kısacası ne kadar ipin üzerinde yürürsen, o kadar başarılı olursun´´ dediler.
Bende, çalışırsın, çabalarsın, kaderinde, kısmetinde ne varsa sonunda ona sahip olur, onu yaşarsın dedim.
Tüm bunları söyleyenler, toplumumuzun kıt kanat imkânlarını bu güne kadar bize verdiklerini ve bizden istedikleri şeylerin olacağını maalesef unutuyorlar.
Bazen bir amacın olması için gece gündüz çalışırsın. Yıllarını, aylarını, günlerini bu yolda harcarsın, varını yoğunu heba edersin, tam oldu, oluyor, ona ulaştım, yakaladım dersin, birde bakmışın burun farkı ile kaybetmişin. Avuçlarındaki kuş uçmuş başka dallara konmuş. Çünkü rüzgâr yoktu, yel senden tarafa esmiyordu.
Bir başkası ise aynı olaylara sonradan dâhil olur. Bir gelir, pir gelir. Senin o yıllarını verdiğin, olması için tüm zamanlarını, tüm servetini harcadığın şeyi bir gelmede başarmış, avuçlarının içine almış, ona sahip olmuş olur.
İşte, Adalet partisi, Anavatan Partisi ve AKP´nin zamanında politika yapanlar. Politikanın´ P´sini bilmeyen birçok insan, partisinin aldığı rüzgârla büyük politikacı olmadılar mı?
Onların, Allah kaderlerini böyle yazdığı için, kısmetlerini kimseler engelleyemedi.
İşte, burada bildiğin tüm yöntemlerle olmasını istediğin şey olmuyorsa veya oluyorsa bu Allah´ın yazdığı bir yazgı ve kısmetin ta kendisidir. Yani´´ Kısmetse gelir Hint´ten Yemenden. Kısmet değilse ne gelir elden.´´
Burada, orta yaş Kırıkkalelilerin tanıdığı, sevdiği rahmetli Yalçın Özer Ağabeyimiz vardı. Kendisi öğretmendi. Yıllarca Kırıkkale Lisesi´nin müdürlüğünü yaptıktan sora emekli olunca siyasete atılmıştı. Son birkaç kere belediye başkanlığı için aday oldu. Her seferinde çok az oylarla kaybetti. Kısmet değilmiş, amacına sağlığında maalesef ulaşamadı.
Bunun yanında bazı kişiler hiç akıllarında olmadığı bir zamanda küt diye belediye başkanı veya milletvekili oldular. Bunun örneklerini hepimiz aşağı yukarı biliyoruz, tanıyoruz. Kaderin insanlara ne gibi gelecek hazırladığını Allahtan başka kimseler bilemez.
Tüm bunları söylerken yine olmasını istediğimiz, amacımızın gerçekleşmesi için çaba sarf etmeliyiz. Benim kısmetimde varsa zaten olur diye beklemek, beyhudedir. Bizler istediğimiz amacımızın gerçekleşmesi için aklımızın erdiği tüm yöntemleri kullanmalıyız. İşte bu noktadan sonra gerisi kısmet deyip kaderimize razı olmalıyız. Hayatın bir mücadele ve mücadele yapmanın yaşama sevincimizi artırdığını bilmeliyiz. Sonunda kazanılır da kaybedilir de, önemli olan her iki sininde de kaderimiz olduğuna inanmalıyız. Önemli olan kazanırken, sevinçlere boğulurken, ne kadar iyi oldu derken, kaybederken kederlenip dünyamız batmış gibi davranmamalıyız. Mevlana´nın dediği gibi´´ Güzel günler sana gelmez, sen ona yürümelisin´´ sözünü hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız.