Menü Kırıkkale'yi bizden sorun...
CÜNEYT TÜRKOĞLU

CÜNEYT TÜRKOĞLU

Tarih: 05.09.2014 16:59

Görünen köy kılavuz istemez

Facebook Twitter Linked-in

Kurtuluş” adını verdiğimiz sezonda ilk resmi maçımıza Sorgun deplasmanında çıktık. Maça kalede Muhammet, defansta Murat, Sabri, Tunahan ve Yasin, orta sahada Celal, Muhammet, Hasan, Bahri, Cansın ve forvette Ufuk ilk 11’iyle başladık. Maçın ilk 15 dakikası Sorgunspor’un baskısıyla başladı, top yapamadık. Daha sonra açılan takımımız özellikle Yasin’in sol kanattan bindirmeleriyle etkili olmaya başladı. Sağlı sollu ataklarımız rakip kalede tehlike yaratsa da golle sonuçlanmadı. Kanatlarımızın iyi işlediği bir ilk yarı izledik. İlk yarı itibariyle takımımız fena görüntü çizmemişti. Kendi kalemizde de önemli bir tehlike yaşamadık.

 İkinci yarı ne olduysa her şey bir anda tersine döndü.  Sorgunspor defansta açıklar buluyor ve üzerimize geliyordu. İkinci yarının başlarında Murat’ın sağ kanatta bıraktığı uzun boşluk sonucu rakibimiz elini kolunu sallayarak ceza sahamıza girdi, vuruşunda kalecimiz topu ayağıyla çıkarttı ama Eşref dönen topu tamamladı ve kalemizde golü gördük. Sağ kanatta bıraktığımız boşluk kadar, golü atan oyuncunun ceza sahasında böyle boş kalması düşündüren bir noktaydı. Golle birlikte defansımız da iyice açık vermeye başladı. Ortada pozisyon yokken Tunahan’ın ayağındaki topu rakibin forvet oyuncusunun önüne “al da at” diye bırakması maçın ilk kopuş noktası oldu. O kritik hata sonucu maç 10 dakikada 2-0’a geldi. Kanatlarımızın iyi işlediği dakikalardan birinde ise Cansın gelen ortaya güzel bir vuruş yaptı ve skor 2-1’e geldi. Umutlandık ama  defansımız da sürekli açıklar veriyor, rakip sayısız gol fırsatları yakalıyordu. Rakip bu kadar fırsat yakalarken hocamız Hüseyin Cengiz de maçı izlemekle yetiniyor ve oyuna müdahale edemiyordu. Maça öyle bir müdahale etti ki keşke hiç etmeseydi dedik. Yaptığı müdahale orta sahada az çok bir şeyler yapmaya çalışan Celal’i çıkarması oldu. Bu maçı tamamen koparak olay oldu. Celal oyundan çıktıktan sonra ne önemli bir pozisyona giremedi takımımız. Orta sahadaki direncimiz iyice düştü ve kalemizde sürekli tehlikeler yaşadık. Normalde hocalar yaptıkları değişikliklerle maça olumlu etki eder ama bu değişiklik resmen bizi baltaladı. Maçta hiçbir varlık gösteremeyen yeni transferimiz Hasan’ı oyundan çıkarması gerekirken ne hikmetse Celal oyundan çıkarttı. Hasan’ın bu kötü performansı umarım bu maça özgü olur. Eğer böyle oynayacaksa çok boş bir transfer yapmışız diyebilirim. Oyuna sonradan giren Gökhan, Hasan’dan daha etkili olacak bir oyuncu gibi duruyor.  Mücadeleci yönünü kısa zamanda belli etti.  Yine oyuna sonradan yeni transferimiz Burak girdi. Golcü diye aldığımız Burak, gelen tüm topları ezdi, bize tribünde saç baş yoldurttu. Geçen yıl 6 gol atan bir oyuncuyu golcü diye almak da ne kadar isabetli o da tartışılır. O da maalesef kötü bir görüntü çizdi.

Geçmişte bizde başarılı işler yapan, sonra da kariyerini profesyonel liglerde başarıyla devam ettiren  Sabri, eski günlerinden uzak bir görüntü çizdi. Pozisyonlardaki soğukkanlılığı, defansı toplamaya çalışması ve ilk müdahaleleri yerinde olsa da yaşı itibariyle biraz ağır kaldı, arkaya çok adam kaçırdılar. Sabri’nin yanına hızlı bir defans oyuncusunu monte edersek göbekte çok sıkıntı yaşamayız. Tunahan oynarsa ligin en çok gol yiyen takımlarından birisi olacağımız kesin. Transfer yapma imkanımız yoksa oraya ya Celal’i çekmeliyiz, ya da yedekteki Serkan’ı oraya monte edip Serkan’da ısrarcı olmalıyız. Tunahan’la bu ligi tamamlayamayız. Forvete büyük ümitlerle transfer ettiğimiz, kısa zamanda taraftarların sevgisini kazanan Ufuk’tan ben de çok şey bekliyorum bu sene. Bu maçta beklediğimizi bulamadık ama Ufuk’tan. Her ne kadar kendisi kilosunun normal olduğunu düşünse de pozisyonlarda ağır kalıyor. Biraz kilo verirse ve kondisyonu yerine gelirse etkili olacağına inanıyorum. Forvette yalnız da kalıyor, çift forvete dönersek Ufuk’tan da daha fazla verim alabiliriz.  Maç bittikten sonra gereksiz bir kırmızı kart gördü. Hırsının kurbanı oldu, 2-3 maç olmayacak muhtemelen. Burak’ın da iyi bir görüntü çizmemesi nedeniyle forvette büyük sıkıntı yaşayacağız gibi duruyor ilk haftalarda. Bir forvet transferi yapılabilir belki.

Orta sahada oyun kurmada zorlandık, oyun kurucu eksikliğimiz çok bariz belliydi. Veysi’yi Sorgun maçından sonra kadromuza katarak oradaki açığı kapattık sayılır. Veysi özellikle oyun zekasıyla bu sene çok iş yapacaktır.
Takımımız genel anlamda kötü bir görüntü çizdi. Bunun yanında olumlu şeyler de vardı. Bölgesel amatör ligde kanat oyununu belki de en iyi oynayan takım biz olabiliriz. Solda Yasin ve önünde Bahri, sağda Murat ve önünde Cansın bu sene çok iş yapacaktır. Sorgun maçında da bu dörtlü gayet iyiydi. Murat her ne kadar golde açık verse de maç boyunca çok olumlu işler yaptı. Cansın ve Bahri ortaklığıyla golümüz geldi. Yasin’e özel değinmek istiyorum. 2005-2006 yıllarında müthiş performansa sahip olan Yasin, sonradan düşüşe geçmişti. Geçtiğimiz sezonlarda da bir türlü vasatı aşamayıp eski performansına ulaşamıyordu. Benim de bu sene için Yasin konusunda yine şüphelerim vardı ama Sorgun maçında mükemmel bir performans gösterdi, bence sahanın da en iyisiydi. Soldan sürekli bindirmeler yaptı, kaleye şutlar çekti, ortalar yaptı. Kısacası bir sol bekten beklenen ne varsa hepsini fazlasıyla yaptı. Umarım bu performansını tüm sezona yayar.   

Bir parantez de taraftarımız açayım. Yine vefâkar görüntü çizdiler, 5-6 otobüsle Yozgat’a akın ettiler, rakibe taraftarlık dersi verdiler. Maçın asıl kazananı yine taraftarımız oldu.

Genel anlamda bu maç eksiklerimizi görmemiz açısından faydalı oldu, elendik ama şunu gördük ki elenmesek de bu takım kupa ile beraber bu ligi götüremezdi. Takımımız maça iyi hazırlanmamış, takımda kondisyon yok, takım ikinci yarı maçtan tamamen düştü. 45 dakikalık takım olmuşuz. Rakipler sezon başı 4-5 maç yaparken biz sadece 2 maç yaptık. Acaba neden bu kadar az hazırlık maçı yaptık? Maçın asıl kaybedeni hocamıza gelirsek…  Hüseyin Cengiz oyuna müdahale edemiyor, oyunculara ağırlığını koyamıyor, disiplini sıfır. Maçı okuması ise tam bir rezalet. Ya değişiklik yapmıyor  ya da yapınca da maç daha kötüye gidiyor. Hüseyin Cengiz ile bu işin olmayacağını sene başında yazdığım köşe yazısında belirtmiştim. Buradan sevgili başkan Metin Karakuş’a sesleniyorum. Başkanım çok transfer yapıldı, paralar harcandı, sezona “kurtuluş” adı kondu, valisi belediye başkanı az çok yardım etmeye, ilgi göstermeye başladı. Kombine satışları fena gitmiyor, şehre bayraklar asıldı, şehir havaya sokulmaya başlandı. Bunların hepsinde büyük katkınız ve emeğiniz var, çalışıyorsunuz. Bunu kimse inkar edemez. Eğer bu kadar yapılanın boşa gitmesini istemiyorsanız, eğer ki benim hedefim şampiyonluk, ben bu takımı çıkaracağım diyorsanız Hüseyin Cengiz’e teşekkür edip vakit kaybetmeden görevden almalısınız. İyi bir insan olabilir, seviyor da olabilirsiniz ama iş anlayışı farklı şeydir. Burası hatırla, sevgiyle dönecek yer değildir. Profesyonel olunmalı, profesyonel hareket edilmelidir. Yıllarca amatör kümede hocalık yapmış, en büyük başarısı geçen sene Yahşihan’ı yenerek kümede kalmak olan bir hocada ne gördünüz de hâlâ ısrar ediyorsunuz? Hüseyin Cengiz’de ısrar etmek “benim hedefim şampiyonluk değil” demektir!  Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir başkanım.

Yazımı son olarak bir başsağlığı ile bitireceğim. Muhafızlar taraftar grubunun kurucularından sevgili Caner Saygılı’nın babasını geçtiğimiz hafta bir trafik kazası sonucunda kaybettik. Merhuma Allah’tan rahmet, başta Caner olmak üzere ailesine de sabır ve başsağlığı diliyorum…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —