Son günlerde duyduğum en güzel söz Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez in: ‘’Büyüyen dünyaya ayak uydurmak için gençlerin bilimi iyi bir şekilde kullanması gerekir. Bilimsiz geçen her saat aleyhimize işliyor demektir. Bilimi ve zamanı iyi kullanmalıyız ’’dedi. Son günlerde bir din adamından duyduğum en anlamlı ve dinimizin özüne en uygun söz olduğunu söyleyebilirim. İnşallah Sayın Diyanet İşleri Başkanımız tüm birim ve camilere bu ve buna benzer hutbeler göndererek bilimin önemi ve dinimizin bilimle ilişkisini anlatarak bu konudaki uykumuzdan uyanmamıza yardımcı olurlarsa en büyük iyiliği etmiş olurlar.
Dini siyaset için kullanıldığı günümüzde böyle sözlere ne kadar çok ihtiyacımızın olduğuna herhalde hepimiz inanıyoruz.
Büyük Atatürk cumhuriyet i kurarken söylediği şu sözler ne kadar isabetli, ne kadar ileriye dönük ışık olacak sözlermiş. ‘’Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’’ sözü ile’’Bilim ve fen nerede ise orada olacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.’’sözü Diyanet ileri Bakanımızın söylediği sözlerle ne kadar örtüşüyor.
İleri gitmek için dinimizi siyasete alet etmeden ülkemizin bilim ve fen yolu ile olacağını hepimiz biliyoruz da siyasi olarak getirisi fazla olduğundan bazı çevreler, partiler, kişi ve kurumlar kolay yolu seçerek insanları cahil bırakıp, uyutup bilim ve fen dışı yollar aramaktadır. Bugün İslam ülkeleri ekonomik ve sosyal olarak çok gerideler ise kötü niyetli kişilerin bilim ve fenni kullanmayıp herkes kendine getirisi yönünde dini istismar edip, rant aracı olarak kullanmasından kaynaklanmaktadır.
Ülkemizde ilmin veya bilimin kullanılmasından ziyade başörtüsü veya giyim kuşamın ısıtılıp ısıtılıp milletin önüne tekrardan getirilmesi bu konudan ekmek yiyenlerin ekmeğine çokça katık olmuştur.
Artık din tüccarlarına sesleniyorum: İnin şu milletin yakasından. Dinimizi şahsi menfaatleriniz için kullanıp, dinden beslendiğiniz yeter. Âlemlere ışık olarak gelen ve her çağa ışık tutan dinimizi kendi kalıplaşmış dar düşüncelerinizle sınırlamayın. Bilim ve ilim dışı açıklamalarınızla uzaya gidende, atomu parçalayıp enerji olarak kullananda biz olmadık. Çekin milletin üzerinden kara düşüncelerinizi. Eğer basit günlük düşünceleri dışında bilimsel olarak Kuran’ımızı yorumladığımızda göreceğiz ki, dünya her yeni icadı bizden öğrenecektir. Yine yıllarca başörtüsü de başörtüsü edebiyatı yaptık. Böyle devam edersek daha çok el âleme muhtaç oluruz ve onların yaptıklarına imrenerek bakarız.
Son zamanlarda siyasilerden ve din adamlarımızın büyük bir kısmından sıkça başörtüsü ve türban sözleri duyduğumdan, Diyanet İleri Bakanımızın ‘’Bilimsiz geçen her saat aleyhimize işliyor.’’sözlerini duyunca çok sevindim. Bu sözleri tüm din adamlarımız duyar, bu yönde açıklamalar yaparlarsa halkımızın daha iyi aydınlanacağını umuyorum.
Öyle zannediyorum ki dinden beslenen, dini siyasete alet eden kişiler dinimiz üzerinden ellerini çekerler, gerçek din adamlarımız dinimizle ilgilendiklerinde kötü niyetli kişilerin üstesinden gelinecektir. Öyleyse ya din adamı ol, dinimizin tüm kurallarını bize anlat, ya da siyaset adamı ol, siyasetini dinimizi alet etmeden dürüstçe, ağlamadan yap. Ne isen o ol. Dinimizi siyasete alet etme.‘’Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.’’