CÜNEYT TÜRKOĞLU
Tarih: 19.12.2012 19:47
Bir puana sevindiren zihniyet ve vizyonsuzluk
Sabah 5?te kalktım maç için. Yol uzundu, hava soğuktu. Kırıkkalespor formasını, armasını görmek içimizi ısıtır dedik, düştük sevdiğimizin peşine.
Maça 4-2-3-1 taktiği ile çıktık. Defansın göbeğinde Tunahan ve Sisi, sağ bekte Hakan, sol bekte Yasin, ön ikilide Celal ve Gökhan Aydın, sağ açık Ahmet Boyter, sol açık İlimdar, forvet arkasında Uğur ve forvette Okan vardı. İlk yarı orta saha mücadelesi şeklinde geçti. Maçın başlarında İlimdar ile bulduğumuz pozisyonu değerlendiremedik. Rakip ise daha çok uzaktan şutlarla etkili olmaya çalıştı. Zaman zaman yakaladıkları tehlikelerde ise Şükrü?nün başarılı kurtarışları dikkat çekti. İkinci yarı ise bizim takımın niyeti belli olmuştu. Klasik Harun Aydoslu taktikleri yine kendini göstermeye başlamıştı. Önceden gol atınca takım geri çekilirdi, bu sefer beraberliğe yatmak için çekildi. Tamamen Kozluspor?un kontrolünde bir ikinci yarı oynandı. Yine Şükrü?nün başarılı yan top çıkışları ve kurtarışları bizim adımıza olumlu olan tek şeydi. Takımda ne bir taktik, ne bir düzen, ne de bir organizasyon vardı. Her şey Uğur?un yaratıcılığına ve becerisine kalmıştı. İleride Okan maalesef tek kalmıştı. Harun Aydoslu?nun tek forvet taktiğinde şu ana kadar başarılı olan bir oyuncumuz olmadı. Okan, fiziğini de kullanarak çok top indirdi ama indirdiği yerde bizden kimse yoktu. Bir tane önemli pozisyon oldu bizim adımıza. Bu pozisyon da organize, planlanmış bir atak sonucunda olmadı. Kozluspor kendi yarı sahasından çıkarken top hakeme çarparak bizim oyuncularda kaldı. İlimdar defansın arkasına sarktı ve kaleci ile baş başa kaldı. Hepimiz gol olur diye umut ederken İlimdar?ın etkisiz vuruşunu kaleci çıkarttı. Maçın son dakikaları ise tamamen Kozluspor ataklarıyla geçti ve golsüz bitti maç. Adliye maçını izledim, rakip pas yapma üzerine kurulu bir sistemle oynadı. Kozlu?yu izledim, şut çekme ve kanatlara oyunu açma üzerine bir sistem kurulmuş. Kırıkkalespor?u yıllardır izlerim, henüz bir oyun sistemimiz olmadı. Olmayacak da. Her maçta maçın adamı ve akılda kalan olumlu isimlerin başlarında kaleci Şükrü oluyorsa bir sıkıntı olduğunu görmek zor olmuyordur sanırım. Kimileri inadına görmek istemese de.
Maç sonunda kimi taraftar beraberlik iyidir dedi. Başkana sorsak o da iyi der, keza teknik direktör ve oyuncular da. ?Masal? isimli bir köşe yazısı yazmıştım. Orada uyutulduğumuzu ve uyutulacağımızı söylemiştim. Geldiğimiz noktada bu uyutulmayı acı bir şekilde görüyoruz. Bizim takımın hedefi nedir ki beraberlik iyi olsun? Rakip ne kadar güçlü ki bir puana sevinelim? Yahşihanspor?un her hafta 4 yediği bir ligde kendimize Yahşihan?dan başkasını rakip görmüyorsak 1 puan iyidir, siz de haklısınız.
Biz eleştirince adımız çıkıyor, suçlu oluyoruz. Açıp puan durumuna bakıyor musunuz? Liderle aramızda 11 puan fark olmuş. 3 hafta yazı yazmayınca, takım iki galibiyet alınca herkes bir havaya giriyor. Şu maçı kazansak ne olacaktı Allah aşkına? Biz sezonu çoktan bitirmişiz, lig bitsin diye kürek çekiyoruz. Şu maçı alsak da fikrim aynı olacaktı. Geçen sene de 1 puan iyidir dediler, sırtımızı okşadılar. Berabere kala kala küme düştük.
Son olarak beni ve belli bir taraftar grubunu eleştiren değerli insanlar; siz evlerinizde sıcacık yatağınızda yatarken biz hiçbir çıkar gözetmeden maça geldik, siz bedava olan maça bile gitmeye tenezzül etmezken ben ve diğer taraftarlar ceplerinden parasıyla fedakarlık yaparak maça geldiler, siz sıcacık evinizde bu yazıyı okurken biz yediğimiz soğuktan dolayı hasta olduk, hasta yazıyoruz, siz çıkarınız uğruna bu takımın bazı yerlerinde görev alırken biz hiçbir çıkar gözetmeden bu takımı sevdik, seveceğiz. Kimse kusura bakmasın da ben bunları yaşıyorsam, oraya gelen taraftar bunları yaşıyorsa, bu takımın başkanına da, hocasına da, futbolcusuna da, evinde yatıp ahkâm kesen taraftarına da hesap sorarım, oraya gelen taraftar da hesap sorar. Veremeyeceğiniz hesabın altına girmeyin!
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —