Birkaç hafta önce bir vesile ile; Konya-Antalya-Denizli-Aydın-İzmir ve Bursa taraflarını gezme fırsatım oldu. Buraları gezerken en çok dikkatimi çeken görüntü, dağ başlarında 10’arlı 20’şerli gruplar halinde rüzgârda dönüp duran RES (Rüzgâr Enerji Santrallerine) ait 120 metre boyunda 80 metre kanat genişliğindeki dev rüzgâr türbinleri ile 50-100 dönümlük araziler üzerine kurulu GES (Güneş Enerji Santrallerine) ait tarlalar oldu.
Doğrusu gıpta ile imrenerek geçtim o mevkilerden. Neden bizim Kırıkkaleli böyük zenginlerimizin aklı-fikri hep ucuza arsa kapatıp ha bire beton kuleler dikmeye çalışır diye kendi-kendime hayıflandım. Yine buradaki GES ve RES alanlarını gördükçe, yıllarca dilimize pelesenk olmuş (Kızılırmak akar Kırıkkale bakar) sözü aklıma geldi ve yıllarca “ Allah’ın güneşi doğmuş, rüzgarı esmiş biz öyle seyretmişiz” diye söylenip durdum.
Güneş enerjisi ve Rüzgâr enerjisi ALLAH’ın kullarına verdiği en büyük ve bedava bir nimet. Hatta bizim buralarda buna benzer durumlarla ilgili olarak bir deyim bile vardır. (Elin taşı elin kuşu) diye. Bu deyim sanki Güneş ve Rüzgâr Santrallerinden elde edilen gelir için üretilmiş.
Şimdi burada, RES ve GES santrallerini kurmak hiçte öyle ucuz değil denilebilir. Doğru.
Kırıkkale’nin ilçelerinde zaten GES (Güneş Enerji Santralleri) ve Keskin-Konur köyü yakınlarında 4-5 tane RES (Rüzgâr Enerji Santraline) ait türbinler var diyebilirsiniz. Oda doğru.
Bende zaten yukarıda Kırıkkale’nin böyük zenginleri neden bu işe girmemiş diye onun için sordum. Çünkü bildiğim kadarıyla Kırıkkale’de:
Balışeyh’e bağlı Hıdırşey, İzzettin köyleri ile Delice’ye bağlı Baraklı, Keskin’e bağlı Kurşunkaya, Seyfli, Cabatobası köyleri, Yahşihan’a bağlı Keçili köyü, Balışeyh Merkezde, Bahşili Merkezde ve Karakeçili Merkezde güneşten elektrik üreten GES tarlalarının kurulu olduğunu biliyoruz.
Ayrıca rüzgâr enerjisinden elektrik üretme kapsamında Keskin İlçesi Konur Köyü yakınlarında deneme üretimi amaçlı 4-5 tane RES (Rüzgâr Enerjisi Santraline) ait rüzgâr türbini kurulu olduğunu biliyoruz.
Ancak yine bildiğim kadarıyla, bu GES ve RES santrallerinin sahiplerinin bir tanesi hariç hiçbiri KIRIKKALELİ değil.
Türkiye genelinde bu Güneş Enerjisi Tarlalarından elektrik üretme fikri yaygınlaşmaya başladığında ve EPDK tarafından bununla ilgili lisanslar verilmeye başladığında bizim GIRIKGALELİ böyük zenginlerimiz halen yaptıkları gibi beton binalar dikmekle meşgul olduklarından olsa gerek, yukarıda köylerimizi saydığım yerlerde bu GES’leri ve RES’leri hep başka şehirlerden gelen yatırımcılar kurmuş.
Yani (Kızılırmak akar Kırıkkale bakar) sözünü doğrularcasına bu seferde (Güneş doğar Rüzgâr eser Kırıkkale seyreder) sözünü eklersek sanırım yanılmayız.
Bunların içinde sadece bir tane Karakeçili merkezde 65 bin metrekare alanda kurulu bulunan ve 3,6 mw üretim gücüne sahip GES santralinin Karakeçili Hacı Akyol’a ait olması insanı biraz olsun teselli eden bir durum.
Hacı Akyol bu GES’i Karakeçili ye 2017 yılında 3,5 milyon dolar sermaye ile kurmuş. Güneş enerjisi tarlasını 500 bin doları öz sermaye 3 milyon doları banka kredisi kullanarak yaptığını belirten Hacı Akyol, Karakeçili GES’te 5 kişiyi istihdam ettiklerini ve bu yatırımın kendisini 2022 yılında amorti etmesini öngördüklerini belirtiyor.
Evet.
Kırıkkale’de: GES’lere, RES’lere, Organize Sanayi Bölgelerine yatırım yapma cesareti ve gayreti gösteren, Ülkemiz için, KIRIKKALE için katma değer oluşturan, İSTİHDAM sağlayan başta KIRIKKALELİ yatırımcılar olmak üzere tüm yatırımcı ve girişimcilere selam olsun.