MURAT KARADAĞ

Tarih: 27.09.2018 23:41

Ahilik kültürü

Facebook Twitter Linked-in

Konuyu bir bütün haline getirecek olayları sırasıyla anlatarak başlamak istiyorum yazıma.

Esnaflık, Türk örf, adet ve inancına göre kıymetli bir rızık kapısı.

?Rızkın onda dokuzu ticarettedir?, düsturu bile esnaflığın kıymetine muktedir olmaya yeter.

Ahilik geleneğinin temelini rızık hakikati oluşturur.

Rızkın kutsallığı, saygınlığı ile yoğrulur ahilik.

Ahilik kültürünü yok sayan tüm hareket ve niyetler, hem toplumsal yapıya hem de inanç ve kültür yapımıza terstir.

Esnaflık yapısı her ne kadar alışveriş merkezlerine sığdırılmaya çalışılsa da kıyamete kadar bitmeyecektir.

Tüm bu gerçekler ışığında gelelim Kırıkkale´deki esnaflık anlayışına.

Birkaç gün önce eski birkaç arkadaşla Kırıkkale´nin siyah beyaz yıllardaki esnaflık kültürünü konuştuk.

O yıllarda esnaflık hayatının içinde çocuk denilecek yaşta yer alan bir büyüğümüz o günlere dair bir anekdotu şu şekilde paylaştı bizlerle: 

Sabah Çarşı Camii´nden namazdan çıkan esnaf iş yerini açardı o yıllarda. Bir esnaf abi kahvaltı hazırlar, diğer esnaflar o esnafın sofrasında bir araya gelir kahvaltı yapardı.

Belki de 8-10 esnaf olurdu bir arada. Eğer o gün bir esnaf uyuya kalmışsa ve dükkânını biraz geç açmışsa utancından selam veremezdi diğer esnaf arkadaşlarına.

Sabaha muhabbetle ve doğal olarak güler yüzle başlarmış Kırıkkale esnafı.

İsterseniz devamını da dinleyelim o yıllara dair anekdotun: 

Bir esnaf zor duruma mı girdi, çaresiz mi kaldı, borçlarını mı ödeyemiyor. Hemen bir araya gelinir o esnafın zor durumu giderilir, borçları ödenirdi.

Ya da bir esnaf kirada mı, kirasını ödemekte zorlanıyor mu? Hemen onunun ödeyemediği kira ödenirdi.

İnanması zor ama bırakın yeni bir esnafın ticaret hayatına başlamasını engellemek, açacağı dükkân için ne yapılması gerekiyorsa yapılırdı.

Kırıkkale´nin siyah beyaz yıllarına dair huzur veren bir not değil mi?

Birkaç esnaf bir araya gelip yan komşunun sıkıntısına, iyi gününü kötü gününe ortak olunamaz mı?

Tek başına yetmez belki ama esnaflık kültürünün gerçek manada yaşatılması için kıymetli birer örnek değil mi?

Maalesef Kırıkkale´de kültürel yapıyla birlikte esnaflık kültürü de yozlaştı. Başka bir mecraya gidiyor.

Bunun adına ekonomik nedenler, sosyolojik etkiler, toplumsal bakış açısının olumsuz tesiri mi dersiniz bilmiyorum.

Maalesef esnaflık kültürü yozlaşıyor.

Müşteriyi velinimet görme anlayışı yerine farklı ve anlamsız bir bakış açısı doğuruyor.

Esnaflık kültürünü ahlaki yapıdan ayrıştırdığınız vakit ortaya Kırıkkale´nin binaları gibi çarpık bir düzen çıkıyor.

Maalesef Kırıkkale´de gerek esnaflık kültürü gerekse ahilik yapısına dair yozlaşma büyük bir hızla devam ediyor. 

İşinin ehli esnaflar, müşteriyi velinimet, kazancı rızık gören düsturla çalışan esnaf sayısı çok az!

Eğer yaşıyorsak mutlaka bir ekmek almak için de olsa esnaf kapısından giriyorsunuzdur.

Mesleğim gereği fazla esnafla mülaki olmuş biri olarak gördüm ki, dün de kalmış. Yarın için umutsuz değiliz belki ama bu gün için durum hem esnaflık kültürü hem de ahilik adına çok da iç açıcı değil.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —