16 Kasım 2013 tarihinde Hatay’ın Altınözü ilçesinde, Kaymakamlık ile Zeytindostu Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği 1. Altınözü Zeytin Hasat Şenliği ve Zeytindostu Ortak Akıl ve Güç Birliği toplantısı yapıldı.
***
Toplantıda 14 milyon dolayındaki zeytin ağacı sayısı, Altınözü’nde Zeytincilik Araştırma İstasyonu’nun kurulması, Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 11 ilin bu istasyona bağlı olması nedeniyle, bundan sonra Hatay’ın zeytincilik açısından önemli bir merkez haline geleceği vurgulandı. Birçok konunun tartışıldığı toplantıda, bir tüketici olarak bizleri ilgilendirenlerin başında zeytinyağı tüketimi geliyordu.
***
Ülkemizde kişi başına yıllık zeytinyağı tüketimi 2 kg’ın altında. Zeytin üreticisi ülkeler arasında kişi başına zeytinyağı tüketimi Yunanistan’da 21 kg, İtalya’da 11.5 kg, İspanya’da 13 kg, Tunus’ta 8 kg düzeyinde. Yani dünyada zeytin üretip de en az zeytinyağı tüketen ülke biziz.
***
Sağlık açısından önemi her fırsatta vurgulanan zeytinyağında, tüketimin bu denli düşük olmasının nedeni nedir? Tüketici davranışları yönünden incelersek: 2010 yılında Samsun’da yapılan bir araştırmada, sırasıyla, sağlık, marka, lezzet, fiyat ve ambalaj gibi kriterlerin ailelerin bitkisel yağ tüketim tercihleri üzerine etkili olduğu bildirilmektedir. Sağlık ve markayı aynı kategoride düşünecek olursak, demek ki aileler yağ tercihlerini yaparken, sağlıkları yönünden çok titiz davranıyorlar. Zaten ailelerin mutfakta, genellikle sıvı yağlar kullanmaları bunu açıkça gösteriyor. Böylece sıvı yağlardan yana tercih yapan ailelerin hangi üründe (ayçiçek, zeytinyağı, mısır vb.) karar kılacaklarını ise en çok, ürünün lezzeti, yani damak tadı ile fiyatı belirliyor.
***
Bu eğilimden hareketle zeytin üretiminin yapıldığı Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde zeytinyağı tüketimi yüksek, Karadeniz, Orta ve Doğu Anadolu’da ise düşüktür. Zaten Kalkınma Bankasının Zeytinyağı Sektör Araştırması raporunda da bu durum açıkça belirtilmektedir.
***
Kıyı bölgelerindeki fazla tüketimin nedeni, yöresel fabrikalarda sıkılan yağların, tüketiciler tarafından doğrudan ve düşük fiyatlardan alınmasıdır. Örneğin Kasım ayı itibariyle Hatay piyasasında 1 kg zeytinyağının toptan fiyatı 4.5 TL, perakende fiyatı ise 6 TL dolayındadır. Bu fiyatlar ile marketlerdeki diğer yağların fiyatları aşağı yukarı aynı seviyededir. Tüketiciler de bu fiyat seviyesinde tercihlerini, damak tadına daha uygun zeytinyağından yana yapmaktadır.
***
Normal piyasa koşullarında ise üretim bölgelerinden düşük fiyatlardan alınan zeytinyağı, 2-3 kez el değiştirdikten sonra market raflarındaki yerini almaktadır. Zaten yıllık 140 bin ton dolayındaki zeytinyağı üretimimizin düşüklüğü ortadayken, buna birde el değiştirmeden kaynaklanan fiyat yansımaları eklendiğinde, zeytinyağı fiyatları kıyı bölgelerindekinin nerdeyse 2-3 katına ulaşmaktadır. Bunu, market raflarındaki zeytinyağı fiyatları ile diğer yağlarınkini karşılaştırdığımızda daha iyi görebiliyoruz. Özellikle düşük ve orta gelirli tüketiciler bu sefer tercihlerini, zeytinyağından yana değil de daha düşük fiyatlı diğer yağlardan yana kullanmaktadır.
***
Sonuçta zeytinyağı kıyı bölgelerinde yemeklerde, salatalarda, mezelerde, kızartmalarda, tatlılarda, pastalarda, kısacası bütün mutfak işlemlerinde; diğer bölgelerde ise daha çok salatalarda kullanılan bir yağ konumundadır. Zeytinyağının kıyı bölgelerinin dışındaki diğer bölgelerin mutfaklarında da yaygınlaşması ve tüketiminin artması, raf fiyatlarının düşmesiyle alakalıdır. Bunun da yolu zeytinyağı üretimimizin artırılması ile aracıları azaltan üretici kooperatiflerinin yaygınlaşmasından geçiyor.
