Ömer daha ilkokul dördüncü sınıfa gidiyordu. Bayrak direğine o taşı attığında emininki bayrağımızın onurumuz gururumuz ve Türk Milletini temsil eden yüce bir değer olduğunu bilemiyordu. O günden sonra Ömer arkadaşımız da tüm öğrencilerde, köylülerde bayrağımızın şehitlerimizim kanını temsil ettiğini çok iyi kavramışlardı.
Birkaç gün önce Diyarbakır da hava küvetlerine ait bir garnizondan bayrak direğine çekili bayrağımızın indirilmesi Türk halkında derin bir infial yaratmıştır. Tabi bizi üzen sadece bu olsa neyse oldu deriz. Fakat Türk milletinin değerleriyle alay etme, küçük düşürme, dalga geçmeler yavaş yavaş ve sindire sindire bilinçli bir şekilde, bin yıllarca zamanda kazanılan değerlerimiz yok sayılmaya çalışılmıştır. Şöyle ki:
Bizi bir arada tutan Milliyetçilik fikrini ‘’Ayaklarımın altına alıyorum’’ denilerek millet olmamızın en büyük ilkesi büyük bir yara almıştır.
Kahraman ordumuzun seçkin komutanları ‘’kumpas kuruldu’’ dendiği halde bir kısmı hala içerde yatarak Cumhuriyetimizin en büyük koruyucuları pasif bir duruma getirilmeye çalışılmıştır.
Güney Doğuda ki yapılanma korkusuzca, fütursuzca her türlü bölücülüğü yapıp devletin eşya ve kurumlarına zarar verirken ilgililer uzaktan durumları seyrederken milletin devletine karşı güveni gün geçtikçe azalmaktadır.
Kırk bin kişinin ölümünden veya şehit olmasından sorumlu kişilerle yapılan görüşmeler Çanakkale ruhunu derinden etkilemektedir.
Güney Doğuda ki bir yapılanma; ‘’kendi polisimizi, kendi güvenliğimizi sağlayacağız’’ diye yol kesip, yol kontrolü yapabiliyorsa bu durum kesinlikle terörle yapılan (yapılmayan) mücadeleden kaynaklanmaktadır.
Tüm bu olaylar terörden beslenenlere büyük cesaret vermiştir. Onlarda yaptıkları işin tozunu artırarak bayrak indirme olayına kadar bu işleri götürmüşlerdir. Dünyanın sayılı ordusuna sahip silahlı kuvvetlerimiz en iyi koruması gereken yerdeki bayrağımızı indirtiyorsa, demek i PKK lılar yollarımızı bunun için kesiyor, araçlarımızı bunun için yakıyor, devlete bunun için baş kaldırıyor. Silahlı kuvvetlerimiz olayın gereğinin yapılmasında engel olanlar varsa kamuoyuna açıklaması gerekir yoksa bu olayın vebali ve sorumluluğu kurum olarak sizin üzerinizde kalır.
Elbette çok zamandır kötü olan birçok şeyler oldu. Elbette bunların en kötüsü şanlı bayrağımızın ordumuza ait korunaklı bir bölgemizde göklerden inmesiydi. Dediğim gibi bu durumlara yavaş yavaş ve sindire sindire gelindi. İleride daha da kötü ve önü alınamayacak olaylarla karşılamamak için aklımızı başımıza alıp çapulculara pirim vermeyelim. Bayrağımızın üzerindeki al renkte bu ülkede yaşayan tüm halkların kanı vardır. Ona hep beraber sahip çıkmamızın anlam ve hukuku herkese en iyi şekilde anlatılmalıdır. Etrafımızdaki ülkelerin durumlarını yaşadıkları olumsuzluklara hep beraber şahit oluyoruz.
Bizim bu olayları anlatan güzel bir atasözümüz vardır. ‘’Yılanın başını küçükken ezeceksin’’ O nu büyütürsen mücadele etmen çok zor olur. Ondan sonrada artık sonucun nerelere varacağını kimse kestiremez.




