Yine bir terör belası bizi ta kalbimizden, can evimizden vurdu. İçimiz acıdı,kalbimiz kanadı. Tarifi imkânsız acıları nasıl anlatacağımızı bir türlü beceremedik?
Gerçekten bu nasıl bir iştir ki insandan baka hiçbir canlının kendi ırkından, kendi neslinden birine zarar verip üzmediği halde, insan denen canavarlaşmış yaratıkların masum insanlara verdiği tarifi imkânsız acıları nasıl kabul edeceğiz?...
Ankara´da son aylarda üç tane büyük terör olayı oldu. Bu yapılan terör olaylarından hemen sonra Türk jetleri Kandil´i bombaladı. ?´Yapılan bombalamada tam isabet sağlandı´´ haberleri bilmiyorum dikkatlerinizi çekmiş midir?
Terör olaylarının hemen sonrasında tam isabetle terör yuvaları vuruluyorsa, aynı hedefler biliniyor demektir.
Peki, bu hedefler niçin daha önce vurulup yok edilmiyor?
Neden bu olaylar olmadan tam isabetle vurduğunuz terör yuvalarını daha önce başlarına yıkmıyorsunuz?
Ankara´nın göbeğinde yapılan bu terör olayları aslında kendini kaybetmiş insan yoksunu kişilerin ülkemiz için daha neler yapabilecekler ininde mesajını vermektedirler. Hükümetimiz daha önce yapmış olduğu tüm yanlışlardan vazgeçerek ?´çözümü´´ ağzına almadan tüm vatandaşlarımıza bu pisliklerden kurtulmanın yolunu anlatmalı ve top yekûn bir seferberlikle, olayların üzerine gitmelidir. Bu konuda özellikle gurubu bulunan partiler birlikte hareket etmelidirler.
Kandil veya terör yuvaları, teröre destek verenler, himaye edenler, her ne şekilde olursa olsun ucundan kıyından sempati duyanlar belirlenipen ağır şekilde gerekli cezaları verilmelidir.
Mecliste, okulda, işyerinde, teröre destek veren uzantıları olduğu müddetçe biz daha terörden çok çekeriz. Önce terörü destekleyen her yeri temizlemeliyiz. Bataklıkları temizlemeden sivrisinekleri yok edemezsiniz. Öyleyse teröre şu veya bu şekilde az veya çok tüm destekçilerini yok etmeli veya etkisiz hale getirmeliyiz.
Teröre, bugüne kadar hangi hükümetler, hangi bakanlar, hangi devlet yetkilileri, hangi güvenlik güçleri terör sorunlarını görmezden gelerek, üzerine gitmeyerek pasif davranmışsa meclis araştırmasıyla açığa çıkarılmalıdır.
Teröre destek veren, birliğimize, beraberliğimize, toprak bütünlüğümüze savaş açanların işlediği suçlar, savaş suçu sayılmalı, vatan hainliği ile yargılanmalıdır.
Teröre destek veren tüm partiler kapatılmalı, aynı kişi ve yandaşlarının başka at altında parti kurmaları engellenmeli bu partilerin tüm mal varlıkları hazineye aktarılmalıdır. Teröre her ne şekilde olursa olsun destek verenler Anayasamızda en büyük suç sayılmalı, terör odaklarına en küçük pirim verilmemelidir.
Büyük devletler terörle nasıl mücadele ediyorlarsa bizde Büyük Türk Milleti olarak aynısını, hatta fazlasını yapmalıyız. Türk´e zarar verecek, ülkesine ve milletine kastedecek tüm şer yuvaları daha açığa çıkmadan ininde yok edilmelidir. Olayları gündelik basit düşüncelerle günü kurtarmaya çalışırsak, bu sorunların üstesinden gelemeyeceğimizi bilmeliyiz. Terörün üzerine tam ve doğru çözümlerle gitmediğimiz zaman, bu sorunları çocuklarımıza, torunlarımıza miras bırakacağımızı unutmamalıyız.
NOT: Bu yazıyı hazırlayıp gazeteye vereceğim gün İstanbul, Beyoğlu saldırısı oldu. Maalesef bir kere daha can evimizden vurulduk. Sosyal medyada beddualarla olayları kınanmaya çalışılıyorlar! Arkadaşalar, beddualarla anarşi durmuyor. Türk Milleti olarak tarih sahnesinde hür ve bağımsız olarak kalmak itiyorsak Büyük Atatürk´ün dediği gibi bilimde, teknikte ve fende ileri olmalıyız. Çağın getirdiği her türlü teknolojiyi biz bulmalı ve biz kullanmalıyız. İşte o zaman Allah, milletimize düşman herkesin belasını verecektir. Kimse devletimize başkaldırmaya cesaret edemeyecektir.
Çünkü?´Allah çalışana verir ?´sözünü, hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız.


