Prof. Dr. MEHMET MERT/HOCANIN NOT DEFTERİNDEN
Tar-Gel, daha açık bir ifadeyle Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi. Bu proje 1 Ocak 2007 tarihinde uygulamaya konulmuş olup, proje kapsamında, çoğunluğu ziraat mühendisi ve veteriner hekim olmak üzere 10 bin dolayında personel belde ve köylerdeki görevlerine atanmışlardır. Ataması yapılmışlar arasında, 657 sayılı devlet memurları kanununa göre, hem 4/A hem de 4/B kapsamında personel bulunmaktadır.
***
Tarımsal araştırma-geliştirme (Ar-Ge) çalışmaları sonucunda ortaya konan bilginin veya teknolojinin (bu bir çeşit, ilaçlama zamanı, gübre dozu olabilir) üretimde bir artış sağlayabilmesi için, uygulayıcı konumunda bulunan çiftçilere ulaştırılması gerekiyor. Bu noktada karşımıza tarımsal yayım dediğimiz çok önemli bir faaliyet çıkıyor. İşte Tar-Gel projesi ile tarımsal yayım faaliyetlerinde bulunmak üzere görevlendirilmiş ziraat mühendisi veya veteriner hekimler, bilim ve çiftçi arasındaki köprünün daha sağlam temellere oturtulması için bir fırsat olabilir.
***
Olabilir diyoruz, çünkü ataması yapılan personel çözülmesi beklenen birtakım sorunlara sahip. Bunların başında özlük haklarıyla ilgili sorunlar geliyor. 4/B kapsamında atanan personelle yapılan hizmet sözleşmesinin ilgili maddesi, ?taraflar bir ay önce ihbar etmek şartıyla, sebep göstermeksizin sözleşmeyi her zaman feshedebilir? şeklinde düzenlenmiştir. Bu madde ile personelin iş güvencesi yok edilmiştir. Sözleşmenin hastalık iznini düzenleyen maddesi ?resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için, yılda 30 günü geçmemek üzere ücretli izin verilebilir. Hastalık sebebi ile sosyal sigortalar kurumunca ödenen geçici iş göremezlik tazminatı personelin ücretinden düşülür? şeklinde düzenlenmiştir. Yani bu maddeyle Tar-Gel personeline, adeta hastalanamazsınız denilmektedir. Dolayısıyla 4/B kapsamında atananların, öncelikle 4/A?ya dönüştürülmesi gerekiyor. Ayrıca ister 4/A isterse 4/B kapsamında olsun, bir personel çalışma bölgesinde gösterdiği yayım faaliyetleriyle üretimde önemli artışlar sağlamış ve amirlerinin takdirini kazanmış olsa bile terfi etme şansı bulunmamaktadır. Marifet iltifata tabidir şeklinde düşündüğümüzde, bu eksikliğin personelin motivasyonunu ve çalışma şevkini nasıl artıracağı soru işaretidir.
***
Tar-Gel personelinin özlük hakları dışında çalışma koşullarıyla ilgili sorunları da bulunmaktadır. Bunların başında personelin bağlı olduğu köy grubunda normal iş ve işlemlerini yapabilmesi için bir ulaşım aracının tahsis edilememiş olması ile birçok köy ya da beldede görevin niteliğine uygun bir çalışma ofisinin ve donanımının (bilgisayar, internet, yazıcı vs) sağlanamamasıdır. Tabi ki 10 bin dolayındaki personelin her birine bir araç tahsisin yapılması zor. Ancak ilçeler bazında araç tahsisi yapılması ve bu araçları mevcut Tar-Gel personelinin köy/belde ziyaret günlerine göre planlanması, belki sorunun çözümünde daha gerçekçi bir yaklaşım olabilir.
***
Çalışma koşulları ile ilgili önemli bir sorun da personelin usulüne uygun olup olmadığı belli olmayan bir şekilde, rutin işlerde (çiftçi kayıt sistemlerinin tutulması gibi) çalıştırılmak üzere il ve ilçe müdürlüklerinde görevlendirilmesidir.
***
Diğer bir şikâyet konusu da personelin aldığı eğitim ve branşı haricindeki bir branşta faaliyet bulunmasının istenmesidir. Tar-Gel personelinin bu şikâyeti hizmet içi eğitim ve çalıştay faaliyetleriyle giderilebilecek bir konu. Bu konularda ziraat ve veteriner fakülteleriyle, rahatlıkla işbirliğine gidilebilir.
***
Ek olarak; devlet memurlarının çalışma usul ve esaslarında belirlenen seyyar görev tazminatı ödeneğinin, aynı ilin değişik ilçeleri arasında bile farklılık göstermesi ve bir ilçede çalışan personelin bu ödeneği alırken, bir diğer ilçedekinin alamamasından;
Denetimlerin, aylık olarak yapılan çalışma iş takvimlerine uygun olarak yapılmasından ziyade personelin köyde olup olmadığına göre yapılmasından;
Aylık olarak yapılması gereken ?Bilgi Alış Veriş? toplantılarının karşılıklı bilgi alış-verişinden uzak olarak yapılmasından şikayetçi olunmaktadır.
***
Şimdi yazının başlığındaki sorunun cevabına dönelim. Ülkemizdeki toplam 34 bin 335 köy, 632 belde olduğu düşünüldüğünde, Tar-Gel projesi ile 3-4 köye/beldeye bir ziraat mühendisi veya veteriner hekim düşmektedir. Ülkemizin dört bir yanına dağılmış Tar-Gel personeli, sorunlarına rağmen, çiftçimizin tarlasında, bağında, bahçesinde, ahırında, çiftçimizle birlikte görevlerini layıkıyla yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Bütün bu çalışmaların üretim artışına yansımaması için hiç bir neden yok. Yeter ki Tar-Gel personelinin çalışma bölgesindeki genel tarım ve hayvancılık konularına yönelik eğitim çalışmaları ile yukarıda bahsedilen sorunların çözülmesi noktasında gerekli adımlar atılabilsin. Yani bilimle-çiftçi arasındaki köprü sağlam kurulsun.
