Son köşe yazımdan sonra bana kızanlar da oldu, hak verenler de oldu. Zaten köşe yazarlığı yapıyorsanız ve bir de gördüğünüz eksiklikleri yazıp eleştirici bir dil kullanıyorsanız genellikle siz de eleştirilen tarafta olursunuz. Takımı eleştirmezseniz “neden eleştirmiyorsun, geçen sene eleştiriyordun, bu sene onların adamı mı oldun” derler. Takımı eleştirirsen “Neden eleştiriyorsun, takım yeni kuruldu, paramız yok, sen futboldan anlamıyorsun, kimin adamısın, kim yazdırıyor sana” derler. Hiçbir zaman kimseye yaranamazsınız, birilerine yaranmak için de köşe yazılmaz zaten. Şu ana kadar kimse bana yazdırmadı, yazdıramaz da. Neyi doğru biliyorsam, neyi doğru görüyorsam onu yazdım, yazmaya da devam edeceğim. Takım iyiyse iyi derim, kötüyse kötü derim. Kimseden ne korkumuz var, ne de birilerinin adamı olacak karakterimiz var.
Aksaray maçına gidemedim. Gidenler takımın çok iyi oynadığını söylüyor. En büyük eksiklik zaten gol atamamaktı, onu da attık, hep beraber rahatladık. Sincan maçında özellikle eleştirdiğim iki isim vardı. Biri Yahya, biri de Serkan’dı. Aksaray maçı kadrosunda bu iki isim de yedekti. Madem ben futboldan anlamıyorum, madem bu iki isim çok iyi, neden ikisi de yedekti? Anlayana cevabı çok basit aslında ama işlerine gelmez tabii.
Yine Sincan maçında özellikle beğendiğim isimlerden birisi İsmail Cansın’dı. Hem bu sene ki ilk golümüzü atması hem de beğendiğim bir oyuncu olması sebebiyle Cansın’a ayrı bir parantez açacağım. Kendisini ilk kez 3 yıl önce Yahşihan’ın amatör kümedeki final maçında izlemiştim. O zamanlar maçı izlediğim arkadaşıma bu adam neden Kırıkkalespor’da oynamaz, neden takıma çağırmazlar anlamıyorum demiştim. Topu alışı, sürükleyişi ve son toplardaki etkili vuruşuyla bize çok faydalı olacağı kesindi. Bana başka problemlerden dolayı(disiplin vs) takıma çağrılmadığını söylemişlerdi. Belli ki o da bazı şeyleri aşmış olacak ki Sincan maçında olumlu bir görüntü verdi. Aksaray maçında da attığı iki golle takımı sırtlayan ve şanssızlığı kıran isim oldu. Neden bu adamı övüyorsun, yoksa arkadaşın mı diyenler de olacaktır. Kendisiyle şu ana kadar hiç muhabbetim olmadı, hiç karşılaşmadım, selamlaşmamız bile olmadı, bunu da bilin. Başarılarının devamını dilerim Cansın…
Aksaray maçını farklı kazanmamız bir yandan da takımın kendine güveni açısından iyi oldu. Haftaya yine ligin en güçsüz ekiplerinden Çorumspor ile oynayacağız. O maçtan da galibiyetle ayrılırsak ilk 2 için umutlarımızı yeşertmiş olacağız. Tabii bu sene yönetimin hedefi neydi, şu an ne ile uğraşıyorlar, orası ayrı eleştirilecek bir konu ama ona şu an değinmeyeceğim. Bu galibiyetten dolayı teknik ekibe ve emeği geçenlere teşekkürü borç biliriz.
Bu köşe yazısı, muhtemelen Kırıkkalespor hakkındaki son yazım olacak. Aklımda spor dışında bir konu daha var, onu da yazabilirsem yazacağım. Çok ekstra durumlar ya da duyumlar almazsam köşe yazarlığına mecburi sebeplerden dolayı bir müddet ara vereceğim. O sebebi de yakın zamanda yazarım.
Umarım geri dönüşüm Kırıkkalespor’un başarılarını ve güzel gelişen şeyleri yazarak olur. Kendinize iyi bakın…
