Eskiden ülke yönetimi dengelerinde; hepimizin bildiği yasama, yürütme ve yargı vardı.
Bu hükümet geldiğinden beri, yargıda sadece zayıflar ve belli bir kuvveti olmayanların yargılandığı, artık vatandaşlarımızın büyük bir kısmı tarafında söylenmeye başlandı. Yargıda hükümetin her hoşuna gitmeyen kararlara, hükümet tarafından müdahale edilip yön verildiği, hükümetin normal işlerinden biri haline geldi. Artık kuvvetler ayrılığında'' adalet var'' diyenlerin sayısı yok denecek kadar azaldı.
'Deniz feneri sanıkları'' usulüne uygun yargılanmadığında, AKP ye pirim verip doğru diyenler olduğundan; olanlara, kimseler inanmamıştı...
'17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet olayları'' olduğunda yargı yine kişiye göre hareket ediyor dendiğinde; yapıyorlar ama yol'da yapıyorlar'' denmişlerdi de, kimsele inanmamıştı
Savcı Bilal'ı ifadeye çağırıp; ifadeye gitmediğinde, devletin makam arabasıyla korunaklı bir şekilde gezerken, gariban vatandaşlarımız suçluyu saklamadan ya içerde yatıyorlar ya da elleri kelepçeli, mahkemelerde sürünüyorlardı. Mahkemeler kişilere göre hareket ediyor denildiğinde,kimseler inanmamıştı
Polis, Asker, terörle mücadele edenler, mahkemelerde ifade verip sıkıştırılırken, terör yanlıları elini kolunu sallayarak memleketimin her yerinde gezdiklerinisöylemiş tikte, kimseler inanmamıştı
Son zamanlarda iktidar ve cemaat çatışmasının yargıdaki tutum ve uygulamaları benim güzel ülkeme yakışıyor mu? Bu duruma nasıl geldiğimiz on iki yıldır yargı üzerindeki uygulamalardan az çok belli oluyor. Öyle zannediyorum ki ayarıyla değil, adata genleri ile oynadığınız bu yargı, gün gelip sizi de tarttığında, feryadı figan ettiğinizde,size de acımayacaklar. Sizlerde kör kuyuların içinde debelenip duracaksınız. Şu anda yanınızda olup her yaptığınız işleri fütursuzca alkışlayanlar, sana da arkalarını dönecekler. Sen'inde kuyunu kazıp, üstüne toprak atacaklar. Sizler de olanca gücünüzle suçsuzuz diye bağırırken, eminim sizleri de kimseler duymayacak ve inanmayacaklar


