Bir Kasım seçimleri, tüm kamuoyu araştırma şirketlerini ve Türk seçmenini yanıltarak bir partinin ezici ve kesin galibiyetinin tescil edildiği bir seçim olmuştur. Zaten diğer partilerin herhangi bir itiraz durumlarının olmaması, yapılan bu seçimi kayıtsız ve şartsız kabul ettikleri anlama gelmektedir. Muhalefet partileri bu seçimin sonucuna göre? beyaz bayrağı? asıp teslim olmaktan başka yapacakları bir şey kalmamıştır. Muhalefet partilerinin, Yedi Haziran seçimlerinden sonraki söylem ve davranışları, iktidar partisinin ise tepeden? taktiksel kurguları ?AKP´nin oylarını artırıp, tek başına iktidara gelmesine sebep olmuştur.
Kabul edelim etmeyelim, hoşumuza gitsin veya gitmesin demokratik yollarla ve seçimle gelinen bu noktayı kabullenip, kurulacak hükümetin başarılı olmasını beklemeliyiz. Ülke çapında AKP seçimin kesin galibi olurken, Kırıkkale´de ise Mehmet Demir, çalışma ile seçimin nasıl kazanılacağını tüm Kırıkkalelilere öğretmiş oldu.
AKP hükümeti özellikle son zamanlarda, çuvallamıştı. Ekonomi iyice bozulmuş, borsa dibe vurmuştu. Dolar almış başını gitmiş, anarşi azıtmıştı. Sokaklarda teröristler cirit atmaya başlamışlar, ülkede? Eş paralel emniyet güçleri? ve? kendi maliyelerini? oluşturmuşlar. Hepimiz gelecekten, birlik beraberliğimizden derin endişe duymaya başlamıştık.
Dayatmalarla ve halkın belli bir kesimini yok sayan bir görüşle kurulamayan hükümetler, daha sonraki kurulacak koalisyonların AKP ?siz olamayacağı gerçeğini ortaya getirince vatandaşlarda;? Madem AKP ´siz olmuyor, bende onu tek başına iktidara getireyim de bir görün? demiştir.
Muhalefet, beyaz bayrağı çektiğine göre yeni bir seçime kadar kurulacak AKP hükûmetinin yapmış olduğu iyi ve kötü gidişatlar, hükümetin hanesine artı ve eksi olarak yazılacak. Belki de AKP, kırılması imkânsız rekora imza atarak daha yıllarca ülkenin yönetiminde söz sahibi olacaktır.
Tüm bular olurken AKP vereceği tavizlerle HDP´nin desteğinde alarak, istediği her türlü kanunu çıkaracak, gizli veya açık tüm emellerine ulaşacaktır. Kimseye hesap vermeden, rahat bir şekilde yeni bir seçime kadar ülkeyi götürecektir.
Tüm bunlar olurken muhalefet ellerini biri birine kavuşturup, saçları tiken tiken olmuş, hiçbir şey yapmadan günlerini geçirecek, Neşet ERTAŞ ?ın şu eserini gözlerinden yaşlar akarak, buğulu gözlerle okuyacaklar.
?Kendim ettim kendim buldum.
Gül gibi sarardım soldum.
EYVAH, EYVAH, EYVAH??
Diye mırıldanacaklar. Başkada bir şey yapamayacaklar?


