İSMAİL DURSUN KUZUCU


Gezi Parkı Eylemleri

Gezi Parkı Eylemleri


Gezi parkı için yapılan o ilk günkü küçük eylemler kimsenin pek umurunda olmayan olağan eylemlerden zannediliyordu. Buradaki kıvılcımın dalga dalga bütün yurdu sarması birçok kimsenin hesabını bozdu. ??Türk milleti uyuyor. Uyandırmak gerekir?? diyenlerde Türk gençliğinin ?lay lom? yaparak geçinen, günübirlik yaşayan bir gençlik olmadığını bu olaylarla ortaya koymuş oldu. Elbette ülke meselelerine duyarlı gençliğimizin olması gelecekte bizim en büyük güvencemizdir.
Gezi Parkı?ndaki üç beş ağaç için bu yapılanlar doğrumu derseniz: Bir ağaç için bile yapılsa yerindedir. Elbette duyarlılık yerinde ve zamanında olunca bundan sonraki yapılan olaylarda bizi yönetenler bir daha düşünmesi gerekecek. Yalnız anlayamadığım bir konu var. Bu Gezi Parkı?na gösterilen duyarlılık kırk bin kişinin katili ile yapılan pazarlıkta ve Kandil?le yapılan görüşmelerde niçin gösterilmedi? Şehitlerimize ve gazilerimize yapılan itilmişlik ve kakılmışlıklar yapıldığında, teröristler davul zurna ile getirilirken niçin kimsenin kılı kıpırdamadı? Bayramlarımız ve önemli günlerimizin içi boşaltılıp, pasifleştirilirken niçin her şey kabullenildi? Doğrusu bu konuda kafalar biraz karışık. Farklı düşünenleri de duymak ve irdelemek gerekir... Yoksa tüm bunlardan sonra Gezi Parkı eylemleri tüm bunların kıvılcımı mı oldu?
Artık şunu anladık ki Türk gençliği uyumuyor. Yeri ve zamanı gelince ne yapacağını biliyor. Birlik ve beraberliğimizi bozmadan, ülke ve millet menfaatine zarar getirmeden her şeyi yapacağını göstermiştir. İçlerine giren kötü niyetli insanların oyununa gelmemiş ve kirlettikleri yerleri kendileri temizleyerek Atatürk?ün ün geleceğimizi Türk gençlerine niçin emanet ettiklerinin de cevabını vermiş oldular.
Yapılan bu gösteriler elbette bizi yönetenlere büyük bir ders vermiştir. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere gerekli mesajların alındığını söylenmiştir. Bence bu olayları daha fazla ileriye götürmenin faydadan çok zararının olacağını düşünmekteyim. Haklı iken haksız duruma düşülmesini kimse istemez.
Bu hükümeti sevelim veya sevmeyelim. Seçimle geldi, seçimle gitmesi gerekir. Başka türlü yollar sonra daha büyük sorunlar doğurur ki Allah korusun demokrasiyi ?Arap Baharı? gibi aramak zorunda kalırız. Gösterinin bu kadarına yeter diyelim daha fazla ne kendimize nede ülkemize zarar vermeyelim. Eğer hükümeti istemiyorsak ilk seçimlerde gerekli dersi verelim. Çünkü demokrasilerde her zaman bizim dediğimiz doğru olup başkalarının dediği yanlış değildir.
Ülkemiz bu olaylarla bir ?milat? yaşamıştır. Bu olaylar bizim kırılma noktamız olabilirdi. Ülkemizin daha büyük kaosa gitmesini ister sevelim ister sevmeyelim MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ?nin tavrı kurtarmıştır. Teşkilatlarını ve taraftarlarını uyararak olayların içinden çıkılmaz duruma gelmesini engellemiştir.
Bence bu olayları tümü ile değerlendirdiğimizde: Şer güçlerin güdümüne girmeden yapıldığından demokrasinin işlemesi ve azınlık haklarının karşılanmasında çoğunluğu temsil eden iktidarın görevi olduğunu hatırlatmıştır. Gençliğimizi de günü birlik yaşamın dışında ülke gündemi ile ilgilenmesi açısından kendine getirmiştir.
  • Perşembe 11.3 ° / -1.4 ° Güneşli
  • Cuma 11.8 ° / 1.9 ° false
  • Cumartesi 6.3 ° / -0.3 ° Güneşli