***
Öncelikle Avrupa Komisyonunun hazırladığı ?Avrupa Birliği (AB) Genelinde Gıda Atığı Sonuç Raporu?na bir göz atalım: Raporda İngiltere?de 14 milyon 391 bin ton, Almanya?da 10 milyon 387 bin ton, Hollanda?da 9 milyon 456 bin ton, Fransa?da 9 milyon 78 bin ton, Polonya?da 8 milyon 972 bin ton, İtalya?da 8 milyon 778 bin ton, İspanya?da ise 7 milyon 696 bin ton gıda israfı yapıldığı bildirilmektedir. AB geneli 27 ülkede ise bir yılda, kişi başına ortalama 179 kg olmak üzere, toplamda 90 milyon ton dolayında gıda israf edilmektedir. Raporda, eğer gerekli önlemler alınmazsa, israfın 2020 yılında 126 milyon tona ulaşacağı tahmin edilmektedir. İsraf konusunda ABD?nin de AB?den geri kalır tarafı yok. Kolombiya üniversitesinin yaptığı bir çalışma, New York?ta sadece bir günde 1640 ton gıdanın israf edildiğini gösteriyor. ABD genelinde ise yıllık üretimin yüzde 29?una denk gelen 55 milyon tonluk bir gıda israfının yapıldığı bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuştur.
***
Yukarıdaki raporlarda israfın meydana geldiği gıda üretim zincirinin halkaları imalat, dağıtım ve tüketim olarak belirlenmiş. Tüketim halkası başta haneler olmak hastane, yurt, kışla, lokanta ve her türlü gıda servisi yapan kuruluşları kapsıyor. Bu halkalardan imalat ve tüketim, israfın en fazla oluştuğu halkalar. İsrafın yüzde 95?i bu halkalarda oluşuyor. Öte yandan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) 2011 yılında hazırladığı ?Küresel Gıda Kayıpları ve Gıda atığı? raporu incelendiğinde kayıpların oluştuğu zincirin halkası tarladan başlıyor ve hasat sonrası oluşan taşıma, depolama gibi ürün kayıplarını da kapsıyor. Bu durum israfın boyutlarını büsbütün değiştiriyor. FAO raporuna göre, her yıl 1 milyar 300 milyon ton gıda israf ediliyor. Bu miktar ise dünyada üretilen yiyeceklerin yaklaşık üçte birine denk geliyor.
***
Dünyada gıda israfının ulaştığı boyutlar ortada. FAO?nun ?Dünyada Gıda Güvenliği Durumu? raporundan dünyada 870 milyon insanın açlık sınırında yaşadığı ve her yıl 2.5 milyondan fazla çocuğun açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle yaşamını yitirdiği düşünülecek olursa, israfla mücadelenin önemi kendiliğinden zaten ortaya çıkıyor. İsrafla mücadeledeki gerekliliğin bu insani boyutu yanında, ekonomik ve çevresel boyutları da göz ardı edilemez. Kelimenin tam anlamıyla israf boşa harcanan para ve enerji demektir. ABD?de, her yıl gıda atığı ile yapılan israfın 350 milyon varil petrole eşdeğer olduğu, bununda tüm ülkenin bir haftalık yakıt sarfiyatına eşit olduğu bildiriliyor. Ayrıca bir araziye atılan gıda atıkları, ayrışma sonucunda çevreye önemli miktarda metan gazı vermektedir. Metan gazının ise küresel ısınma yönünden karbondioksitten 20 kat daha etkili olduğu bilinmektedir. O halde gıda israfıyla etkili bir mücadele insanlık namına önemli bir konu. Etkili bir mücadele yapabilmenin yolu ise, öncelikle tarladan (veya ahırdan) sofraya, yani üretim zincirinin bütün halkalarında israfın ulaştığı boyutların, bütün yönleriyle ortaya konulmasından geçiyor. Ülkemizde de bu tür çalışmaların bir an önce başlaması temennisiyle, iyi haftalar diliyorum.


