Kuzular çaydan geçip karşı tepenin kuzey yamaçlarına sararken çalılıkların içinden köpek sesine benzer bir uğultu duydum. Çalı ve sazlıkların arasında sesin geldiği tarafa yönelip baktığımda kocaman zayıfça bir köpeği, birçok köpek yavrusunun emmeye çalıştığını gördüm. Herhalde anneden süt gelmeyince, küçük yavruların annelerinin memelerini birazda acıtarak emmiş olmalılar ki uğultuya benzer sesler çıkarıyorlardı. Burası bir yerleşim yerine çok uzaktı. Köpek beni görünce bana baktı sevecen bir hal aldı. Köpek zor durumda diye düşündüm. Yavrularına süt olması için acilen annenin yemeğe ihtiyacı vardı. İçimden bir şeyler mırıldandım ve sanki köpek benim konuşmalarımı anlayarak ta gözüme bakıyordu.
Kuzular oradan uzaklaşmış ama önleri bomboş bir mera olduğu için koşa koşa köye gittim. Evimiz köyün en üstünde ve bize en yakın noktasında idi. Kan, ter içinde, telaşlanarak ana ana diye seslenince:
Anam telaşla ‘’Oğlan ne oldu, bu telaşın ne?’’korkarak bana seslendi.
-Ana yazıda, (merada) Koramaz ın arkasındaki derede bir köpek yavrulamış, ana da yavruları da aç. Ana köpek o kadar çaresiz ve açtı ki sanki’’ Bana yardım et.’’ der gibi bakıyordu.
-‘’Vay benim iyi kalpli yardımsever oğlum çok iyi etmişinde, kuzulara bir şey olursa?’’
-İnşallah olmaz anacığım sen hemen köpeğin yiyeceği bir şeyler verirsen ben çabucak kuzuların yanına giderim.
Anam biraz süt biraz ekmek ayarlayıp bana dönerek:
-‘’Oğlum fazla acele edip sana bir şey olmasın. Al bunları şu ekmeği sütle karıştırıp verirsen iyi olur ‘’dedi.
Köpek ve yavruları çok acıktı, kuzular ne oldu diyerek koşarak köpeğin yanına vardım. Sanki anne köpek benim geleceğimi ve bir şeyler getireceğimi sezinler gibi bana doğru birkaç kere gelip yavrularına doğru gidip gelerek memnuniyetini söyler gibi oldu. Ben de senin adın ‘’Davran ‘’olsun dedim ve her seferinde Davran diye seslendim.
Ben sütü ve ekmeği Davran yerken bile bana sevgi ile baktığını sezinledim. Oradan ayrılırken yemeyi bırakıp bana doğru birkaç adım gelip, kuyruk, baş ve vücut hareketleriyle tekrar yavrularının yanına giderek sevgi gösterisinde bulundu.
Ben artık yazıda (mereda)beni bekleyen birilerinin olduğunu biliyor ve anama biraz fazla yiyecek koymasını istiyor ve Davran ın ve yavrularının beni beklediğini söylüyordum. Onlar da benim gelmemi bekliyorlardı. Daha sonra yavrular büyümeye başlayınca hep beraber benim yolumu beklemeye başladılar.
Davran ın altı tane sağlıklı yavrusu vardı. Hepsi artık büyümüştü. Daha önceleri analarını, sonrada yavrularını artık yuvalarında görmez olmuştum. Bazen Davran ı yakında bazen uzakta görüyor olmadığı zamanlarda, yakınımda hissediyordum.
Yine bir gün kuzuları köyün Çayırlık mevki sine getirip otlatıyordum. Kuzuların karınları doymuş büyük söğüt ağacının altında toplanmışlardı. Bende kayısı ağacının altında yemeğimi yedikten sonra oracığa uzandım ve uyumaya başlamıştım. Çeşitli rüyalar görüyorum ve Davran yavruları ile hep çevremde dolaşıyor. ‘’Senin verdiğin süt ve yemeklerle yavrularımı büyüttüm’’ diyordu. Ben de Davranın yakınlarımda bir yerlerde olduğunu düşündüğümden aklıma korku diye bir şey gelmiyordu…
Büyük bir köpek çanıltısı sesi ile uyandım. Hemen yakınımda önce ne olduğunu anlayamadım. Daha sonra Davran ın ağzında kocaman bir yılan başı, ayağına ve beline dolanmış Davran çok acı çekiyordu.
Davran yılanın başından tutmuş fakat yılanda Davran ı sokmuştu. Davran benim için kendini feda etmişti. Benim yattığım yere yakın bir noktada yılan bana doğru sinsice yaklaşırken Davran durumu sezinlemiş yılanla aramıza geçerek beni korumuştu.
Yılan ölmüş Davran da zehir in etkisi ile yavaş yavaş ölüyordu.
Davran biraz sonra bana gülümser gibi bakarak mutluymuş hissi verircesine kafasını yavaşça yana düşürerek gözlerini kapadı.
Davran ı günlerce görmemiştim. Büyük bir çaresizlik hissi yaşıyordum. O aslında benim görmediğim zamanlarda da beni hep uzaklardan takip ediyormuş. Yiğit Davran derken, gözlerimden yaşlar göğsüme doğru aktığını hissettim.
Kuzuları hep aynı noktada çevirip dururken Davran’ın başından hiç ayrılmıyordum. Ertesi gün bir kürek getirerek Davran ‘ı oracığa gömdüm. İçimden mırıldanarak Yiğit Davran dostu için canını veren şu dünyada kaç kişi bulunur. Yaşadığım ömrüm boyunca kime iyilik etti isem yüzde yüz bir kötülük görmüştüm. Keşke insanlarda böyle kadir kıymet bilseler diye düşündüm.
Yıllar sonra Davran ın öldüğü yerdeki tümseği sorduklarında: Bende burada bir yiğit yatıyor dedim.
