ÇIKMAZ SOKAK
Bizi bekleyen asıl tehlike, puan kayıpları değil umudun gittikçe kaybolmasıdır.
Erciyes deplasmanına geçen haftaki puan kaybını telafi ederiz düşüncesiyle gitmiştik. Erciyes ikinci devre oynadığı 7 maçta 2 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyet almıştı. Yani onlar da çok para harcamalarına rağmen çok formsuzdu. Böyle bir rakibi bulmuşken hedefimiz galibiyet olmalıydı. Maçın henüz 30.saniyesinde Bedirhan’ın geri pasında Baran topa gitmekte geç kaldı ve amatör liglerde bile nadir göreceğimiz bir hatayla geriye düştük.
Yediğimiz golden sonra önemli ataklar yakaladık. 36.dakikada Canberk’in attığı uzun topta Erciyes oyuncusu Utku zamanlamayı tam yapamayınca elle müdahale etti ve mutlak golü engellediği için kırmızı gördü. Bu pozisyonda Ömer devam edip gol de atabilirdi ama rakibin kırmızı görmesini tercih etti. Gol bulmak rakibin 10 kişi kalmasından daha iyidir. Zira 3.ligde oynamaktan çok oynatmamak ana düşünce oluyor. Rakip 10 kişi kalınca sürekli vakit geçirerek, yatarak 90 dakikayı tamamladı. Ömer gibi bir profesyonel topu sürüp karşı karşıya golü atsa zaten atak halindeki takımımız maçı da kazanabilirdi.
10 kişi kalana kadar üstün oyunumuz vardı ama ondan sonra ataklar ve pozisyonlar azaldı. İkinci yarı başında Suphi, Mümin ve Ethem girer diye düşünmüştüm. Sadece Mümin girdi. 60’a doğru da Ethem girdi ama bir türlü beraberliği yakalayacak golü bulamadık.
Sonuç olarak da yaklaşık 60 dakika 10 kişi oynayan, ligin ikinci devresinin formsuz takımlarından Erciyes’e 1-0 mağlup olduk.
Takımımız kazandığı maçlarda bile bazı sinyaller veriyor, tribün bunları görüyor, saha bağırıyor ama maalesef bunları duyuramıyordu. Zaman en acımasız rakiptir. Müdahale edilmezse sorunlar büyür, güven ve umut azalmaya başlar. İş işten geçtikten sonra yapılacak değişiklik, çözüm değil ancak teselli olarak kalır.
Bugün atılamayan adımların bedelini yarın hepimiz acı bir şekilde ödeyebiliriz.
Yanlış bir yola girdik ve bu yolda da devam ediyoruz. Bu yanlışı anlamak için tabelada “Çıkmaz Sokak” yazmasına gerek yok. O tabela bazen aldatır. Zira skor tabelası da bizi haftalardır aldatmıştı. Isrardan vazgeçmek gerekiyor.
Artık her hafta tekrar eden hatalar, değişmeyen oyun anlayışı, formsuz oyuncuların bir türlü kulübeye çekilmemesi, bazı oyuncuları hiç şans verilmemesi ve bunların sonucunda da eriyen bir özgüvenimiz oldu. Futbolda bazı şeylerde ısrar edilebilir ama hatada ısrar edilirse bedeli ağır olur.
Şu an bizi bekleyen en büyük tehlike yaşanan puan kayıpları değil, umudun kaybolmasıdır. İş işten geçtikten sonra atacağımız adım cesaretimiz değil mecburiyetimiz olacak. Yönetimin mecburiyetle değil cesaretle bu adımı atması gerekiyor.
Bizi bu yolda yürüten hoca, liderlik sergilemiyor. Yanlışa sürüklemeye, güveni kırmaya devam ediyor. Gelin bu yanlışa geç kalmadan dur deyin. Taraftarın şu an hala yönetime ilgisi ve güveni devam ediyor. Bu güvenimizi boşa çıkarmayın.
İşin yönetim tarafından sonra taraftar kısmı da bu hafta çok önemli. Maçlara ilgi gittikçe azalıyor. Diyarbakır maçı cumartesi olacağı için taraftar sayısı da muhtemelen az olacaktır. Az olsa da öz taraftar olmalı ve son düdüğe kadar şartlar ne olursa olsun desteklemeliyiz. Çıkmaz sokaktan çıkmak için Diyarbakır maçı belki de son durağımız olacak.
Önemli kararların alındığı ve galibiyetle kapatacağımız bir hafta olması dileğiyle…
