Son günlerdeki ‘’Büyük yolsuzluk operasyonu’’ ile ilgili konularda hakim, savcı ve emniyet güçleri üzerinde büyük bir baskı kurulup, tehdit oluşturmaya çalışması, onların yerlerini değiştirmesi artık herkeste büyük bir düşünce bozukluğu yaratmıştır. Bu durum suça göre değil de adamına göre adalet istendiği izlenimini vermiştir. Yargı üzerinde oluşturulmak istenen baskıları görünce aklım durdu, düşüncem arızalandı. O zaman herkes savcısını, hakimini beğenmedim deyip kapıyı çarpıp gitsin. Son günlerdeki olaylar yaşanırken aklıma ünlü ‘’Mankurtlaşma Hikayesi’’ geldi.
Facebook ‘da bir arkadaşım bugüne kadar ‘’Toplu iğne bile yapamayan bir yerden insansız hava aracı yapılan bir yere geldik.’’ diyerek ‘’Yolsuzluk operasyonunun yanlışlığını’’ anlatınca yukarıdaki hikaye aklıma geldi. Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra kıt kanat imkânlarla neler yapıldı. Son günlerde neler yapıldı. Son günlerde yapılanların bir kısmını yazmak istedim. Yalnız herkes hür düşünce ile ‘’Mankurtlaşmadan’’ algılamasını istiyorum.
Cumhuriyetimiz kurulduğunda ülkemizde sanayi ve eğitim denen bir şey yoktu. Nüfusunun büyük bir kısmı savaşlarda şehit olmuş kalan nüfusun büyük bir kısmı kadınlardan ve çocuklardan oluşuyordu. Yıllarca süren birinci Dünya ve Kurtuluş savaşlarından sonra millet olarak çok büyük olumsuzluklar yaşıyorduk. Devletimizin ne doğru dürüst bütçesi ne de eğitimli insanı vardı. Olanların çoğu da cepheden gelmemişti.
Şimdi her şeyi biz yaptık diyenlere sesleniyorum. Özellikle cumhuriyetimizin o ilk günlerinde kıt kanat imkânlarla yapılan devletin tüm fabrika ve tesislerini satmaktan başka ne yaptınız? Öyleyse iyi dinleyin:
Türkiye’nin her köyüne ve mezrasına kadar okulları siz mi yaptınız?
DDY’larını siz mi yaptınız?
Şeker fabrikalarını siz mi yaptınız?
Barajları ve termik santralleri siz mi yaptınız?
İlk uçak fabrikasını siz mi yaptınız?
MKE Kurumu Silah Fabrikalarını siz mi yaptınız?
Bu ülkede yol ve köprü yaptım diye öğünenler: sizler aslında olanların yanına bir şerit daha yaptınız. Teknoloji’yi siz getirmediniz. Bugünkü teknoloji ile bunları yapmak çocuk oyuncağı gibi bir şeydir. Önemli olan şekeri, unu ve yağı bulabilmektir yoksa sen nasıl olsa helva yapacak birini bulursun. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında bırakın bir işin ustasını helva yapacak malzemeler bile yoktu. Bugün her şeyi ben yaptım diyen zihniyet sizlerin bir şey yapması bir yana her şeyi yok pahasına sattınız.
Bugün insanlar o kadar ön yargılı olmuşlar ki kendinden olan her şeyin doğru, başkalarının dediği her şeyin yanlış olduğunu söylüyorlar. Kendilerinden olunca hırsızlığı bile normal karşılayıp ucundan kıyından savunurken, bir başkasının doğrularını kabul edilemez yanlış olarak sunabiliyorlar. Bu durum bana ‘’Mankurtlaşama Hikayesini’’ hatırlattı. Bu hikaye okuduğu zaman söylemek istediklerimin özünü daha iyi anlaşılacaktır.
‘’Mankurtlaşma Hikayesi nin özü’’: ‘’Geçmişine ait ne varsa unutan, sadece bedensel fonksiyonları çalışan, efendisinin sözünden dışarı çıkmayan, robotlaşmış insan.’’
