Tarih: 10.01.2013 05:49

Ünver ile enine boyuna(1)

Facebook Twitter Linked-in

İşte Mustafa Ünver röportajı:


Futbola nasıl başladın, neden futbolculuğu seçtin?

Futbola ilk olarak Ankaragücü alt yapısıyla başladım. Ankaragücü altyapısından sonra Ankara amatörde Karşıyaka Güvenspor, Tarım Kredispor, Gölbaşıspor, Ostimspor ve daha sonra Kırıkkalespor?da profesyonel oldum. Yani amatörden direkt 2.lige uzanan bir geçmişim oldu.


Futbolculuğu seçmemde babamın katkısı çok büyüktür. O da futbolu çok sever, hediye olarak beni Ankaragücü altyapısına yazdırdı. Yoksa futbola başlamayabilirdim. Benim için de sürpriz oldu yani.

Senin kafanda futbolcu olmak yok muydu?
Vardı tabii ama o zamanlar küçüğüz, hayal ederdik hep. Odam zaten posterlerle doluydu o zamanlar. Futbolcun yeri hayatımda küçüklükten beri çok ayrıdır ama oyuncu olmak az önce de de belirttiğim gibi babamın etkisiyle oldu.

Futbolcu olmasan ne olurdun peki?
Hiç düşünemiyorum, işsiz olurdum herhalde.

Amatörden direkt 2.lige çıkmak kolay değil. Nasıl gelişti Kırıkkalespor`a transferin?

Kolay değil tabii. Hele o zamanlar hiç kolay değildi. Tarım Kredispor?da profesyonel olacağım sene sakatlık geçirdim. Yoksa 3 sene önceden profesyonel olacaktım, kısmet böyleymiş. Oynadığım maçlarda da başarılı grafikler çizmem Kırıkkalespor tarafından fark edilmiş ve transferim gerçekleşti.

Senin geldiğin sezon küme düşmüştük. Bizi 3.lige düşüren sebepler neydi, niye düştük Mustafa?
Bir takım küme düşüyorsa bunda hemen herkesin az ya da çok etkisi vardır. Ben 20 maç oynamıştım o sezon, elbette benim de etkim olmuştur. O sene takım çok iyiydi aslında, iyi bir kadro vardı ama şanssızlık da vardı, beceriksizlik de. Son maça kadar bırakmamamız lazımdı. İş son maça kalınca her şey oluyor maalesef. Takımda hoca değişikliği de olmuştu. Fikret Hoca gelmişti, onunla pek de uyuşamamıştık. Son maçlarda oynayamadım o yüzden. Tabii düşmeyi de hocaya bağlayamam. Gerek Fikret Hoca, gerekse de Harun Hoca elinden geleni yapmıştır takım için. Kimse düşmesini istemez sonuçta.

Sonraki sezon biraz kıpırdandığın sezon oldu sanırım?

Evet o sene tam kendime geldim, daha rahat oynamaya başladım ve de 6 gol attım. Yaklaşık 23-24 maç oynadım o sezon.

O sezon da ligde zor kalmıştık Mustafa, hatırlar mısın?
Evet. Zaten sıkıntılar o zaman başlamıştı. Düştükten sonra maddi anlamda çok zor günler geçirdi bu kulüp.

Forma atma olayı olmuştu, onu nasıl değerlendiriyorsun?

Orada takımın bir tepkisi vardı. Duyarsızlıktan forma atmak yanlış ama orada forma atma, o formaya saygısızlıktan değil. Ben saygısızlık olduğuna inanmıyorum, yeter manasında bir hareket ve maçtan sonra olduğu için onun stresiyle yapılmış bir hareketti bence.

Gelelim sonraki sezona, yani efsane olduğun o sezona. Alex`ten sonra en çok gol atan oyuncu olmuştun Türkiye liglerinde. Nasıl tanımlarsın o sezonu?

Benim için unutulmaz bir sezondu oldu tabii. Çok güzel bir duyguydu gol kralı olmak. Alex?ten sonra en çok gol atmak da benim için ayrıca anlamlı oldu. Alex çok sevdiğim bir futbolcudur.

Çok skorer bir oyuncu değildin, son adam da değildin, orta saha oynuyordun. Ne oldu da bir anda böyle bir patlama yaptın?

Amatörde de profesyonelde de gole her zaman yakındım aslında ama o sene bambaşkaydı. Belli bir zamandan sonra iyice yakın oldum. Belli bir gol seviyesine ulaştıktan sonra doğal olarak gol krallığı hedefi geldi. İstemesen de geliyor zaten.


O sezon en çok hangi oyuncu ile uyumluydun?

O sene hemen herkesle uyumluydum, çünkü bunları tek başıma atmadım. elbette attıran da oldu. Özellikle Murat Çalışkan, Mustafa Dağdeviren ve Metehan ile iyi bir hücum hattı oluşturmuştuk. Onlarla uyumum daha fazlaydı. 10?a yakın da asistim olmuştu o sezon.

Futbolda idol aldığın futbolcu kim bu arada Mustafa?
Alex de Souza. Benim hayatımda çok farklı yeri vardır.

Yine o sezon da maddi sıkıntılar vardı değil mi?


Evet hem de fazlasıyla vardı.

İşte Mustafa taraftar da buna kızıyor. Oynamamak hiçbir oyuncuya bir şey kazandırmaz, hem takıma hem de kendine eder, sen çıktın topunu oynadın. Mükâfatını da aldın. Kızmakta biraz da olsa haklı değil miyiz?

Ya taraftar kızmasın. Çünkü emin olun sahaya çıkan kim olursa olsun o sahada maddi sıkıntı aklına gelmez. Unutur her şeyi. Sahada olan kimse kötü oynamak istemez çünkü bu o adamın işi bu. Örnek olarak sen yaptığın işi kötü yaparsan sen kaybedersin. Futbolda da aynen böyledir.

Gol kralı olduktan sonra takımda kalmayı seçmedin, bunun sebepleri neydi?

Yani sözleşmem bitmişti ve benim de kendime göre hedeflerim vardı. Böyle fırsatlar da insanın hayatına her zaman gelmiyor. Doğal olarak kalamadım kulüpte. Kulüpte kalmam da istendi ama şartlar ortadaydı. Üst liglerden de iyi teklifler gelmişti.

Kimlerden teklif geldi?
O sene telefonum hiç susmadı. Sürekli transfer için arayanlar oluyordu. O zamanki adıyla Bank Asya?dan Giresunspor ve Güngörenspor direk görüştüğüm, beni ciddi isteyen takımlardı. Bir ara Ankaragücü söylentileri de dolanıyordu.

Neden Bank Asya?ya gitmedin de Bugsaşspor?u seçtin?

Ben o sene evlendim ve paraya ihtiyacım vardı. Bana Bank Asya?da sunulan şartlar çok iyi değildi, o yüzden anlaşamadık.
Bugsaş?a gelince ise şartları daha iyi sundu. Yeni Malatya ve Bugsaş arasında karar vermem gerekiyordu. Ben de doğup büyüdüğüm şehir Ankara?yı seçtim.

Neden forma şansı bulamadın Bugsaş`ta ve ne oldu da hemen Keçiörengücü`ne kiralık yollandın?

Farklı bir kulüptü Bugsaş. Futbolcu sayısı çok fazlaydı. Ben de oynayamayacağımı anladığım anda gitmek istedim ve Keçiörengücü?ne kiralık olarak gittim. Futbolcu her zaman oynamak ister.

Bugsaş hocası eski Galatasaraylı Vedat İnceefe?ydi. Onunla tartıştığınız söyleniyor, hatta yumruğu indirmişsin suratına, doğru mu?

(Gülüyor) Hayır öyle bir tartışma ortamı olmadı. Hoca beni oynatmadı, sanırım sistemine uymadım.

Pişman oldun mu diğer takımlar yerine Bugsaş`ı seçtiğine?

Evet açık söyleyeyim pişman oldum. Şimdiki aklım olsa diğer seçenekleri değerlendirebilirdim.


Röportajın devamı yarın yayınlanacaktır?



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —