Tarih: 04.05.2017 21:28

Taşeron sendikalaşmayı engelliyor

Facebook Twitter Linked-in

TÜRK METAL SENDİKASI VE İTALYA´DAN SINDNOVA VE FIM-CSL TARAFINDAN İSTANBUL´DA DÜZENLENEN AKDENİZ AVRUPA METAL SENDİKALARI KONFERANSI BAŞLADI

Taşeron sendikalaşmayı engelliyor

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, sendikalaşmanın önünde ki en büyük engelin taşeron uygulaması olduğunu belirterek, sendikal örgütlenmenin önemli olduğunu söyledi. Dünya üzerinde ezilen, sömürülen tüm işçilerin kardeş olduğunu belirten Kavlak, dünyanın daha adil bir şekilde birlik ve beraberlikle çalışma yapması gerektiğini bildirdi.

EMEK VE MÜCADELENİN ÖNEMİ

Konferansın açılış konuşmasını yapan Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak konuşmasında emek mücadelesinde küresel dayanışmanın önemine vurgu yaparak, ?Tek başımıza vereceğimiz mücadele bizi sonuca götürmeyecektir. Sosyal haklarımızın ortadan kaldırılmasına, adaletsizliğin son bulmasına karşı tek başına mücadele vermek yeterli olamaz. Çünkü işçi sınıfının küreselleşmeye karşı mücadelesi ancak uluslararası düzeyde etkili olabilirse başarılı olabilir. Küreselleşme, özellikle emeği ile yaşayanlar için bir geri gidiştir. Çünkü küreselleşme tek tek ülkelerde ve özellikle Avrupa bölgesinde uzun mücadeleler sonucu elde edilen kazanımları silip süpürmektedir.  Bu biçimiyle ortaya çıkan küreselleşmenin mağdurlarının başında çalışan kesim, yani işçi sınıfı gelmektedir. İşçi sınıfı, küreselleşmenin gerçek mağdurudur.?

KÜRESELLEŞMENİN GERÇEK MAĞDURU İŞÇİ SINIFIDIR

?Çünkü küreselleşme ile birlikte istihdamda esneklik talepleri yaygınlaşmaktadır. Sendikal örgütlenmeyi etkileyen kısmi çalışma artmaktadır. İşe almada ve işten çıkarmada esneklik getirilmektedir. Sendikalaşmanın önündeki en büyük engellerden biri olan taşeron uygulaması yaygınlaşmaktadır.  Bütün bunlar sendikaların zayıflamasını neden olmaktadır. Küreselleşmeyle birlikte yaşanan bu süreç sendikalı işçilerin ücretlerini, çalışma koşullarını ve sendikaların gücünü olumsuz etkiliyor. İşçi sınıfı önemli haklar kaybediyor. Bu yalnızca belli ülkelerde değil her ülkede yaşanıyor. O nedenle bütün bunların ışığında hepimizin kabul etmesi gereken gerçek var. O da küreselleşme olgusunun işçi sınıfını ezdiğidir.?

SORUN BELLİ TEŞHİS BELLİ

?Soruna koyduğumuz teşhis bellidir. Asıl olan hep birlikte ortak bir çözüm bulmak sorunu birlikte çözmeyi başarabilmektir. Bizim düşüncemize göre Dünya´da emeği ile geçinen, sömürülen, ezilen, tüm emekçiler kardeştir. O nedenle bizler emekçileri Avrupalı, Asyalı, Afrikalı diye ayıramayız. Bugün farklı yapılar altında olsak da bunlar birbirine alternatif değildir. Tam tersine birbirini tamamlayıcı ve destekleyicidir. Dünyanın her neresinde hangi dinden, inançtan, etnik kökenden olursa olsun emeği ile geçinenler kardeştir. Bizim asli görevimiz yalnızca temsil ettiğimiz çalışanların hak ve çıkarlarını korumak, onlara iyi bir yaşam sunmakla sınırlı değildir ve olmamalıdır. Bizim asli görevimiz o insanca, hakça düzenin kurulmasına katkıda bulunmaktır. Barış ve huzur dolu bir dünyanın daha adil daha yaşanası bir dünyanın kurulması için çaba göstermektir.?

DEMOKRASİYİ HÂKİM KILMAK ZORUNDAYIZ

?Tüm dünyada demokrasiyi hâkim kılmak. İnsan haklarına ve özgürlüklere dayalı bir düzeni inşa etmek hepimizin görevidir. Her zaman dile getirdiğim gibi bizim tek tek sendikalar hatta ülkeler düzeyinde yapabileceklerimiz sınırlıdır. Tek başımıza vereceğimiz mücadele bizi sonuca götürmeyecektir. Sosyal haklarımızın ortadan kaldırılmasına, adaletsizliğin son bulmasına karşı tek başına mücadele vermek yeterli olamaz. Ülkemde işçi eylemlerinde sıkça dile getirilen bir slogan var. ?Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiç birimiz...´ Bu slogan benim anlatmak istediklerimin özetidir. Çünkü işçi sınıfının küreselleşmeye karşı mücadelesi ancak uluslararası düzeyde etkili olabilirse başarılı olabilir.  Her bölge ve ülkedeki sınıf kardeşlerimizle de birlikte olabilirsek, işverenlere karşı daha güçlü olabiliriz. Yani biz, hepimiz küresel düzeyde bir işçi sınıfı dayanışmasını örgütleyebilirsek, bu dayanışmayı kalıcı hale getirebilirsek, bu sürece karşı başarılı olma şansımızı artırırız? dedi.

SUNUM GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Kavlak´ın konuşmasının ardından açılış konuşmalarına İtalyan Metal Sendikası FIM-CISL Genel Sekreteri Marco Bentivogli, IndustriALL Avrupa Genel Sekreter Yardımcısı Luis Colunga ve ETUC Kıdemli Danışmanı Patrick Itschert ile devam edildi. Konuşmaların tamamlanmasının ardından açılış programı tamamlandı. Akdeniz Avrupa Metal Sendikaları Konferansı´nda açılış programının ardından Birinci Çalışma Oturumuna geçildi. Oturumun konu başlığı ?Akdeniz´in jeo-politik bağlamı, barış talepleri, demokrasi ve özgürlüklerin savunulması, göç, Avrupa Birliği´nin rolü ve BRICS (Brezilya, Rusya, Hinistan, Çin ve Güney Afrika) ülkelerinin tavrı? oldu. Birinci Çalışma Oturumunun, Oturum Başkanlığını Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Odabaş yaparken,  EURISPES Genel Sekreteri Marco Ricceri ile ODTÜ Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgehan Şenyuva konu ile ilgili birer sunum gerçekleştirdi.

KAVLAK KONUŞTU AVRUPA DİNLEDİ

Akdeniz Avrupa Metal Sendikaları Konferansına Türk Metal´in ev sahipliğinde, İtalyan Metal Sendikası FIM-CISL, İtalyan Sendikaları Geliştirme Derneği Sindnova, Bosna Hersek Metal Sendikası, Sırbistan Endüstri Sendikası, Sırbistan Otonom Metal Sendikası, Sırbistan IER Nezavisnot Sendikası, Karadağ Metal Sendikası, Kosova SPMK Sendikası, Fransa CFDT Konfederasyonuna bağlı FGMM Metal Sendikası ile İspanya UGT-FICA sendikasından temsilciler katıldı. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ETUC ile IndustriALL Avrupa´dan temsilcilerin de katıldığı konferansa, MESS Genel Sekreteri Av. Hakan Yıldırımoğlu, Genel Mali Sekreter Uysal Altundağ, akademisyenler, işveren temsilcileri ile çok sayıda davetli de katıldı. 3-6 Mayıs 2017 tarihleri arasında düzenlenecek Akdeniz Avrupa Metal Sendikaları Konferansı üç çalışma oturumu, bir tartışma programı ve son olarak Bursa´da faaliyet gösteren TOFAŞ ve Renault işyerlerine yapılacak ziyaret ile tamamlanacak.

Haber: Murat Karadağ




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —