Milli Marşımız, dini ve milli sembolümüzdür

Milli Marşımız, dini ve milli sembolümüzdür

M. AKİF KÜ´DE DE ANILDI

Milli Marşımız, dini ve milli sembolümüzdür

KÜ Veteriner Fakültesinde, İstiklal Marşının kabulünün 96. yılı münasebetiyle İstiklal Şairi, Veteriner Hekim Mehmet Akif Ersoy´u anmak amacıyla konferans düzenlendi.

DİNİ VE MİLLİ SEMBOLÜMÜZ

Konferansa konuşmacı olarak TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Necmettin Turinay katıldı. Konferansa Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Hakan Kocamış, Üniversitemiz öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı. Konferansın açılış konuşmasını Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Başalan yaptı. Prof. Dr. Başalan, ?İstiklal Marşımızın kabulünün 96. yılını ve veteriner hekim meslektaşımız, vatan şairi Mehmet Akif Ersoy´u anmak için toplanmış bulunuyoruz. Milli Bayramlar ve önemli günlerde söylediğimiz İstiklal Marşı, dini ve milli sembolümüzdür? dedi.

ÇANAKKALE ŞİİRİ OKUNDU

Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Başalan´ın konuşmasının ardından Mehmet Akif Ersoy´un Çanakkale Şehitleri şiiri okundu. Şiirden sonra Yrd. Doç. Dr. Necmettin Turinay´ın konuşmasına geçildi. Konuşmasına Mehmet Akif Ersoy´un, Veterinerlikle yollarının nasıl kesiştiğini anlatarak başlayan Yrd. Doç. Dr. Necmettin Turinay, ?Mehmet Akif o zamanların meşhur okulu Mülkiye´ye kaydoluyor. Ertesi yıl babası vefat ediyor, evleri yanıyor. Bir ailenin yükü Akif´in omuzlarına biniyor. Mehmet Akif, Okulu bırakmak zorunda kalıyor. O sıralarda İstanbul´da yeni açılan devletin önem verdiği bir okul olan Baytarlık Mektebi´ne kaydoluyor.?

AKİF´İN HAYATI ANLATILDI

?Ailesinin maddi durumu Mehmet Akif´i bu okulda okumaya zorluyor. Yatılı olan bu okulda masrafları daha az olacak ve ailesine yük olmayacak. Bu okuma Mehmet Akif için öyle yüksek bir şansa dönüştü ki tahmin edemezsiniz. Bu okuldan birincilikle mezun oluyor. Akif´te öyle bir meslek sevgisi var ki 1925 yılında Mısır´a gidene kadar veterinerlikle ilişkisini kesmiyor. Mehmet Akif müspet ilimlerle günümüz tabiriyle sayısal alanda çalışmış bir insan.1920-1930´lı yıllarda ön planda olan şairlerimizin, mütefekkirlerimizin, yazarlarımızın içinde sayısal alandan mezun olmuş tek kişi Mehmet Akif´tir. Dolayısıyla Mehmet Akif´in yetişmesinde laboratuvar çalışmaları gibi farklı bir öncelik var.?

EDEBİYATA DÖNÜŞMEDİKÇE ASLA HATIRLANMAZ

Edebiyata dönüşen savaşın bilineceğini ve asla unutulmayacağını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Turinay, ?Mehmet Akif istihbarat teşkilatında görevli olarak bulunduğu Arabistan´da Çanakkale savaşının kazanıldığını duyuyor ve Çanakkale Şehitleri şiirini orada yazıyor. Akif Çanakkale´yi görmemişti ama kalbiyle oradaydı. Mesela Irak cephesinde Kut´ül Amare diye bir savaş vardır. Osmanlı ordusu 30 bin kişilik İngiliz ordusunu bütün subaylarıyla birlikte esir etmiştir. Bunu bilen çok azdır. Neden bilmiyoruz? Çünkü bir şey edebiyata dönüşmedikçe asla hatırlanmaz. Eğer Mehmet Akif bu şiiri yazmasaydı Türkiye´de bir Çanakkale kültürü oluşmazdı. İşte edebiyatın ve şiirin gücü budur. Olayların milletlerin hafızasında kalıcı hale gelmesini sağlıyor ve nesilden nesle intikal ediyor? dedi.