Mağdura yaklaşım semineri

Mağdura yaklaşım semineri

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü, emniyet ekiplerine Suç mağdurlarının hakları ve mağdura yaklaşım hakkında bilgilendirme toplantısı yaptı. Verilen seminerde herhangi bir suçtan mağdur olanların hakları hakkında ve polisin mağdura yaklaşımı hakk

 SUÇ MAĞDURU KİMDİR?

İl Emniyet Müdürlüğü konferans salonunda yapılan seminerde polis memurlarına bilgiler veren Asayiş Şube Müdürü Ahmet Güler, mağdur hakları ve polisin mağdura yaklaşımı hakkında bilgiler verdi. İlk olarak suç mağdurunun kimler olduğu bilgilerini vererek seminere başlayan Güler, “Suç Mağduru; Mağdurun sözlük anlamına bakıldığında "haksızlığa uğramış kişi" demektir. Mağdur bir suç nedeniyle fiziksel, ruhsal veya manevi zarar gören veya ekonomik kayba uğrayan insandır. Mağdur, bir suçtan dolayı öldürülen, yaralanan veya ekonomik olarak zarar gören, yasalarda suç olarak tanımlanan bir eylemden dolayı maddi, manevi ve duygusal anlamda zarar gören kimsedir” ifadelerine yer verdi.

 

EN HASSAS GRUP CİNSEL SALDIRI MAĞDURLARI

“Birinci derece mağduru olunan suç kasten yaralama suçudur” diyerek bilgiler vermeye devam eden Şube Müdürü Güler, “İkinci sırada tehdit, üçüncü sırada evden hırsızlık suçu takip etmektedir. Suç mağdurları içinde en hassas grup, cinsel saldırı suçu mağdurlarıdır. Suç mağdurlarıyla iletişim ve mağdura yaklaşım yöntem bilgileri de bültende yer almaktadır” ifadelerini kullandı. Mağdur haklarının neler olduğunu anlatan Güler, “Mağdur hakları hem uluslararası hem de ulusla alanda geçerlidir.5721 sayılı ceza muhakemesi kanunu 234`üncü maddesinde mağdur hakları düzenlenmiştir. Mağdurların ilk temas noktası polistir. Polis, mağdurun psikolojisini bilmek zorundadır. Mağdurlar CMK madde 234 dışında, borçlar kanununa göre de manevi maddi tazminat açma hakkına sahiptir” şeklinde konuştu.

 

MAĞDUR HAKLARI NELERDİR?

Güler, “Suçtan zarar gören ise; bir suç nedeniyle dolaylı zarar gören ya da suçla korunan hak ve menfaatin dışında kalan hakları zarar gören kimselerdir. Annesi cinayete kurban gittiği için bakıma muhtaç kalan bir çocuk suçtan zarar gören kimsedir. Mağdur hakları, kanuni bir haktır” diye konuştu. Mağdur haklarının neler olduğundan da bahseden Güler, “Hırsızlık, dolandırıcılık, yankesicilik, oto hırsızlığı olay mağdurları kaybedilen maddi hasarlarının suçludan talep ederek geri alma hakları vardır. Mağdur; Çalınan eşya suçlu tarafından kendisine iade edilmemiş ise, zarara uğradığı malları alabilmesi için veya zararını tazmin edilmesi için ceza davalarının yanı sıra Asliye Hukuk Mahkemelerinde de dava açılabilir. Cumhuriyet savcılığından, kendisinden çalınan eşyanın suçludan alınıp tarafına iade edilmesi istenebilir” söyledi.

 

ÇALINAN PARA HARCANIRSA NE YAPILIR?

Hırsızın parayı harcaması halinde, hırsızın malvarlığına veya kazancına el konulması talep edilebileceğini vurgulayan Güler, Kastan yaralama, cinsel saldırı, tehdit ve hakaret uğranılmışsa; borçlar kanununa göre ceza davalarının yanı sıra Asliye Hukuk Mahkemelerinde suçlu hakkında manevi tazminat davası açılması suç nedeniyle oluşan manevi zararın ödenmesi müracaatında bulunabileceğini ifade etti. Güler, “Gasp ve kapkaç suça uğramışsa Borçlar Kanununa göre ceza davalarının yanı sıra Asliye Hukuk Mahkemelerinde suçlu hakkında hem maddi hem de manevi tazminat davası açılarak suç nedeniyle oluşan maddi ve manevi zarar tazmin edilebilir. Maddi ve manevi tazminat davaları suçun öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmaktadır” dedi.

 

KADINA ŞİDDET

Aile içi şiddet ve kadınlara şiddet kanunu hakkında da bilgiler veren Güler, “Aile içi şiddet mağduru olan aile bireyleri ve kadınlar, ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesine dair kanuna göre; kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocukları, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması, diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere geçici maddi yardım yapılması, psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi, hayati tehlikesinin bulunması halinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması gibi haklara sahiptir” ifadelerinde bulundu.

 

POLİSİN MAĞDURA YAKLAŞIMI

Polisin Mağdura yaklaşımı hakkında da bilgiler veren Güler, “İnsanların suç mağduru olarak olaylarla başa çıkması, büyük ölçüde kendi deneyimleri ve diğer insanların suç sonrası onlara nasıl davranıldığına bağlıdır. Mağdurlar ilk polisle iletişime geçmektedir. Suç sonrası güven duygusunun geri kazanılması ve mağdurların suç sonrasında polis mağdura yaklaşım tarzı önemli bir rol oynamaktadır. Bir olay esnasında olayın koşullarına göre ne zaman ve nasıl müdahale edileceği konusunda zorluklar yaşanabilir. Polis tarafından ilk yapılması gereken mağdurun ihtiyacının ne olduğunun tespit edilmesidir. Olaya müdahale esnasında ambulans, itfaiye vb. ekiplerin gelmesi gerekebilir. Öncelik, mağdurun kurtarılması ve ihtiyacının giderilmesidir” dedi.



M.Tanrıverdi
1.11.2013 02:48:29
Mağdur kimdir? Buna Karar verecek makam mahkemede hakim mi yoksa Genel zabıta mı? Yoksa ilk şikayette bulunan mı? Gerçek mağdur olayın bire bir içindekiler değil bence bu olaydan maddi vede manevi zarar gören olay içerisinde olun kişilerin bu olayla uzaktan yada yakından haberi dahi olmayan anne, baba, eş yada çocuklardır. Olaya bir şekilde karışmış kişi her halükarda zanlıdır. Her şart ve ahvalde mutlaka bir kusuru vardır. Hiçbir kibrit tek başına yanmaz mutlaka iki etkenin bir araya gelmesiyle yanar. Basit bir tek taraflı trafik kazasında bile kişi kurallara uymaması sonucu kaza yapar. Evinde yada iş yerinde tedbirini almadan değerli şeylerini bırakıp sonrada buradan çalındığında mağdur olunmaz. Tedbir almamakta suçtur tabi bu konuda benim bildiğim bir dava yok. Dava olmaması bu konuda tedbir almayan kişinin Mağdur olduğunu ispatlamaz. En azından vicdanlarda. Keşke bu seminerin ismi “MAĞDURA YAKLAŞIM SEMİNERİ” Değil de “İNSANA YAKLAŞIM SEMİNERİ” Olsaydı. İnsan baz alınsaydı. İnsan hakları beyannamesinde Polis, Jandarma ve de Asker insan olarak tanımlanmadığı için, onların hakkı yoktur. Polis, Jandarma ve de Askerin asli görevi koruma ve kollamadır. Yani bu vatandaşın canını, malını ve namusunu korumak ve kollamakla görevli ve maaşını da bunun için alır. Bu görevini ifa ederken gerekirse canını başkaları için feda etmek üzere programlanmış olmaları gereken robotlar olmaları gerekir. Başkasının Malı, Canı ve de Namusu için kendisini feda etmek üzere maaş alan bu kesim tabi ki insan olamaz, ancak robot olur. Esasta insan ama Usulde Robotturlar. Tabi ki robot tabiri mecazdır yanlış anlaşılmasın. Yüce Allah (cc) Kur-a’nı Kerimde bir ayetinde kısaca “En sevdiğiniz şeylerden verin ki, öbür dünyanızda mekanınız hazır olsun” Diyor. Polisimiz, Jandarmamı ve de Askerimiz de esasta İnsan olduğuna göre, bir insanında en sevdiği şeyi canı olduğuna göre, bu en sevdiği canını da başkasının Malını, Canını ve de Namusunu korumak için feda etmesinden dolayı ŞEHİTLİK mertebesi ile müjdelenmekte ve öbür dünyada katı hazır edilmektedir. Ne mutlu ki bu görevi yapan Polisimize, Jandarmamıza ve de askerimize. Her gün yatıp kalkıp Allah’a (cc) dua etmeleri gerekir ki, bu fırsatı kendilerine layık gördüğü için.