Tarih: 16.04.2014 00:54

Hükümet sefalet zammı uyguluyor

Facebook Twitter Linked-in

125 TL KOMİK RAKAM
Eğitim Sen Kırıkkale Şube Başkanı Yüksel Şahin, hükümetin kamu emekçilerine verdiği 125 TL tutarındaki zammı eleştirdi. Hükümetin yıllardır kamu emekçilerini sıkıntıya soktuğunu belirten Şahin, konuşmasının devamında ‘‘ Hükümetin yıllardır uyguladığı “sefalet zammı” uygulamasının son örneği, 2014 yılında maaşlara yapılan 125 TL zam kararının alındığı “toplu satış sözleşmesi” ile yaşanmıştır. AKP Hükümeti ile hükümetin çizgisinde sendikacılık yapan Memur Sen’in uzlaşması sonucunda ortaya çıkan 125 TL’lik zam, kamu emekçileri için ortalama yüzde 5,2’ye denk gelmesine rağmen, 2014 yılının ilk üç ayında gerçekleşen enflasyon yüzde 3,57 olmuştur.’’

MEMUR-SEN ANLAŞMASI
‘‘Hükümet ile Memur Sen arasında imzalanan sözleşme ile 2014’te maaş katsayısına bağlı ödemeler (ek ders ücretleri, aile, çocuk, doğum ve ölüm yardımı) sabit tutulmuş, bu kalemlerde yıl içinde yaşanan herhangi bir artışın maaşlara yansıtılmaması karar altına alınmıştır. 2014 yılı sonunda enflasyonun çift haneli rakamlara çıkması ve bu yıl enflasyon farkının ödenmeyecek olması nedeniyle, milyonlarca kamu emekçisi bir kez daha hükümet ve yandaş konfederasyon tarafından aldatılmıştır. Önümüzdeki aylarda elektrik, su ve doğalgaz olmak üzere, tüm temel tüketim ürünlerine yapılacak zamları da dikkate aldığımızda, bunların üzerine artan oranlı vergi dilimi uygulamasını da eklediğimizde, 2014 yılında kamu emekçilerinin mevcut maaşlarında son yılların en büyük erimesinin yaşanması kaçınılmaz görünmektedir.’’


EKONOMİ RİSK İÇİNDE
‘‘2014 ve 2015 yıllarının hem dünya, hem de Türkiye ekonomisi açısından büyük riskler taşıdığı, işsizlik, enflasyon, döviz kurundaki gelişmeler ve düşük büyüme oranlarından anlaşılmaktadır. İnsanca yaşayacak ücret ve çalışma koşullarının yaratılması için kamu emekçilerinin, işçilerin ve emeklilerin sesine kulak verilmeli, bugüne kadar yaşanan bütün ekonomik kayıplar ve yaşanan mağduriyetler en kısa sürede giderilmelidir. KESK ve Eğitim Sen olarak, hükümetin emek düşmanı, yoksullaşmayı ve işsizliği arttıran politikalarına karşı tepkimizi gösteriyor ve bizlere reva görülen sefalet ücretinin simgesi olan bordrolarımızı yakıyoruz.’’

İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ
‘‘Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, bugüne kadar yaşadığımız mağduriyetler giderilmeli, son 12 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmalıdır. Eğitimde esnek, kuralsız ve angarya çalışma uygulamalarına son verilmeli, performans değerlendirme ve rotasyon uygulamalarından tamamen vazgeçilmelidir. Ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalı, vergi dilimi uygulaması sabitlenerek, ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmelidir. Eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere yapılan eğitim-öğretime hazırlık ödeneği, her dönem başında olmak üzere yılda iki kez olmalı ve bütün eğitim ve bilim emekçilerinin yararlanması sağlanmalıdır. Hizmetli ve memurlara özel hizmet tazminatı ödenmeli, görev tanımları net yapılmalıdır.’’

GREVLİ TOPLU SÖZLEŞME
‘‘Kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, grev hakkını da içeren gerçek bir toplusözleşme düzeninin yaratılması sağlanmalıdır. Bugün ellerimizde yoksulluğun, sömürünün belgesi olan bordrolarımızla alanlardayız. Ellerimizdeki bu bordrolar yıllardır biriken, her geçen gün ağırlaşan ekonomik ve sosyal sorunlarımızın belgesidir. Duyulmayan sesimiz, yok sayılan taleplerimizdir. Bugün bordrolarımızı yoksulluğa, sömürüye meydan okuduğumuzu göstermek, insanca yaşam hakkımız için kazanana dek mücadelemizi büyütmeye kararlı olduğumuzu göstermek için yakıyoruz. Kamu emekçileri, iradesi yok sayılarak iktidarın beklentilerine uygun biçimde yandaş konfederasyon tarafından imzalanan Satış Sözleşmesinin ürünü olan bu bordroları reddetmektedir. AKP ve yandaş sendikası, kamu emekçilerini sadaka ile kandıramayacağını artık anlamalıdır.’’

KARA TABLO VAR
‘‘AKP iktidarının emekçileri içine sürüklediği mevcut kara tablo, emekçilerin nasıl kandırılmaya çalışıldığını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Yıllık resmi enflasyon Mart ayı itibariyle yüzde 7,70`e ulaşmış, halkın gerçek enflasyonu ise yüzde 20’yi aşmış durumdadır. 2014 yılında enflasyonun çift haneli rakamlara ulaşmasına kesin gözüyle bakılırken, maaşlara yapılan 123 TL`lik artış daha üç aylık enflasyon rakamlarıyla birlikte buharlaşmıştır. Kamu emekçilerinin uzun yıllardır yaşadığı yoksullaşma süreci 2014 yılında artarak devam etmektedir. Siyasi iktidar temsilcilerinin babalı oğullu, cümbür cemaat boğazlarına kadar yolsuzluğun içine battığı, talanın ve yağmanın bir virüs gibi hem iktidarı hem de mevcut sistemi içten içe çürüttüğü bu dönemde halkın, emekçilerin giderek yoksullaşması, zenginin daha zengin, yoksulun daha yoksul hale gelmiş olması bu sürecin doğal sonucudur.’’

PİSLİĞE BATMIŞ İKTİDAR
‘‘Boğazına kadar pisliğe batmış bir iktidarın, onun yağma ve talana dayanan ekonomi politikalarının “daima millet, daima hizmet” yalanı ve din sömürüsüyle daha fazla sürdürülebilmesi mümkün değildir. Gövde gösterileri eşliğinde balkonlardan ilan ettikleri sözde zaferleri aslında mağlubiyet yolunda sona biraz daha yakınlaştıklarının göstergesidir. 11 yıllık, baskıcı ve otoriter düzene karşı oluşan tüm öfke ve itirazların dalga dalga tüm yurda yayıldığı Haziran direnişinde toplumun geniş kesimleri değişim iradesini ortaya koymuştur. AKP, halkın başlattığı değişim rüzgarına karşı ayakta durabilecek yönetim kabiliyetini çoktan yitirmiştir. Bunun en büyük göstergelerinden biri de 30 Mart yerel seçimlerinde AKP`nin sandıkta çevirdiği karanlık işler ve demokrasiye düşürdüğü kara gölgedir.Bugün insanların özgür iradelerini ve demokrasinin en asgari gereği olan oy kullanma, seçme ve seçilme hakkına bile müdahalede bulunanların yandaş sendikalarla birlikte emeğimizi çalmalarına bir kez daha demokratik haklarımızı kullanarak bugün burada bordrolarımızı yakarak karşı çıkıyor, bize toplu sözleşme diye yutturmaya çalıştıkları satış sözleşmesini kabul etmediğimizi ilan ediyoruz.’’

11 YILLIK YOKSULLUK
‘‘11 yıldır yoksulluğa itilen emekçilerin tüm birikimlerinin bu düzende nasıl çalındığı ve kimlerin kutularından çıktığı ortadadır. Bizler kamu emekçileri olarak, işçilerden, köylülerden, emeklilerden, halktan kaçırılarak ayakkabı kutularında saklanan her kuruşun hesabını sormakta kararlıyız.Kamu emekçilerinin gasp edilen gerçek bir toplu sözleşme hakkını kullanmaları için,Herkese güvenceli iş, onurlu bir yaşam, insanca bir ücret için, Kaynakların sermayeye değil, işsizlik ve yoksullukla mücadeleye ayrılması için,Başta 2014 yılı enflasyon kayıplarımız olmak üzere büyümeden dolayı kayba uğrayan tüm ekonomik ve sosyal haklarımızın en kısa zamanda telafi edilmesi için, AKP’nin zulüm, sömürü ve talan düzenine karşı; eşitlik, özgürlük, barış, adalet ve insanca bir yaşam taleplerimizle işyerlerinde, sokaklarda, hayatın her alanında tüm baskılara ve zorbalıklara rağmen inadına sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Tüm kamu emekçilerini bu mücadelede yer almaya ve geleceklerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.’’ dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —