Balıkçılar denetlendi

 Balıkçılar denetlendi

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından sürdürülebilir su ürünleri avcılığının sağlanabilmesi için özellikle küçük boyda su ürünleri satışının önlenmesine yönelik perakende satış yerlerinde denetim başlatıldı.

DENETİMLER BİTMEYECEK
Kırıkkale merkezinde kurulan Çarşamba ve Cumartesi semt Pazar yerlerinde İl Müdürlüğü teknik elemanları ve Kırıkkale Belediyesi zabıta ekiplerince su ürünlerinin hijyen, kalite ve standartlara uygun olarak güvenilir biçimde tüketiciye sunulmasını sağlamak amacıyla denetimler yapıldı. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Recep Kırbaş “Halkımızın daha sağlıklı ve hijyenik koşullarda balık tüketmeleri için denetimlerimiz aralıksız devam edecektir” diyerek denetimlere diğer bölgelerde de devam edeceklerini söyledi. Kırbaş ayrıca denetimlerin bir kez değil belirli aralıklarda sürdürüleceğini ifade etti.

TOPLAM 703 TON
Kırbaş uzmanlar tarafından da tavsiye edilen balığın belirli sürelerde tüketilmesi gerektiğini söyledi. Haftada 300-4// gram balık tüketilmesinin ideal olduğunu belirten Kırbaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Uzmanlar haftada en az 300 – 450 g balık tüketiminin birçok kronik hastalığın önlenmesinde ve dolayısıyla sağlığın korunması ve geliştirilmesinde önemli bir adım olarak görmektedir. Balıklar, % 18-20 oranında protein içerir, karbonhidrat içermezler; bu nedenle de balıketinin enerjisi yağ ve protein içeriklerinden kaynaklanır. Balıkta başta fosfor olmak üzere, iyot, demir ve kalsiyum gibi madensel tuzlar ve A, D ve B12 vitaminleri bulunur. Bu özellikleriyle balık sağlık açısından çok yararlı bir besin maddesidir. 2011 yılı itibarıyla Ülke genelinde su ürünleri üretimimiz 514.754 tonu avcılık 188.790 tonu yetiştiricilik olmak üzere toplam 703.544 tondur.

BUZLUK YANILTABİLİR
“Kişi başına su ürünleri tüketimi ülkemizde 7 kg iken Dünya ortalaması 16 kg, AB’de 25 kg dır. İlimizde su ürünleri üretimi olmamasına karşılık İl dışından yeteri kadar balık ve diğer su ürünleri perakende satış yerlerinde ve marketlerde satışı yapılmaktadır. Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Taze balığın solungaçları kırmızı renge sahip olur, bayat balığın solungaçları kiremit rengindedir. Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Pulsuz balıklarda bayatlamaya başladıkça derisinin parlaklığı azalır ve özellikle karın tarafında buruşmalar meydana gelir. Taze balığa parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelir. Hâlbuki Buzluklarda bekletilmiş balıklar sizi yanıltabilir.

TAZE BALIĞIN KUYRUĞU KALKAR
“Onun da eti serttir. Balığın parlaklığıyla yetinmemek gerekir. Çünkü tezgâhtaki balıklara devamlı su serpildiği için parlak görünebilirler. Taze balık pullarından ve kokusundan da anlaşılabilir. Taze balığın pulları vücudunda yapışıktır. Pullar elinize geliyor, fakat dökülmüyorsa taze balık demektir. Taze balık hafif bir deniz kokusunun dışında herhangi bir koku taşımamaktadır. Bayatlamaya başlayınca asit kokusu yaymaya başlarlar. Taze balığı başından tutup kaldırınca kuyruğu aynen tepsideki gibi dimdik kalkar. Hâlbuki bayat balığı bu şekilde kaldırınca kuyruk kısmı aşağı doğru sarkar. Özellikle sağlığımız için bu kadar önem taşıyan balıkların, ruhsatlı ve balık satış izni olan balıkçılardan alınmalıdır. Taze balık için ise sürekli alış veriş yapılan, güvenilir balıkçılar tercih edilmeli ve teknik ve hijyenik şartlara uymayan seyyar tezgahlardan alınmamalıdır. Ülkemiz için çok önemli bir yere sahip olan balıkçılığın, sürdürülebilirliğinin sağlanması için özellikle boy limitlerine uyulması gereklidir. Lütfen daha küçüğünü avlamayalım, satmayalım.