YARININ BÜYÜKLERİ
YARININ BÜYÜKLERİ
Tarih: 22.4.2011 21:26:26 / 1016okunma / 0yorum
ÖZNUR ÖZDER BAZ

Yaşamın insanlara verdiği bin bir türlü mucizelerin  bir tanesi de çocuklarımız için her şeyi göze alabilmektir.Nerede olursa olsun bir çocuğun gözlerindeki mutluluğu görebilmenin sevincini tatmak umutlandırır insanı,
Evlatlarımıza yeterli, iyi bir gelecek bırakmanın sorumluluğunu taşıyanların çocuklarına verdiği değerin altında, bu ülke bu topraklarını emperyalizme, dış güçlere karşı canını, kanını veren insanların fedakarlığı yatar.
Eğer o kahramanlar olmasıydı bu vatan topraklarında özgürce yaşayabilir miydik?
Kendini bilmeyen insanlar başkalarının haklarına saldıran saygısızları dikkate  bile almıyorum.
 Öyle bir ülkede yaşıyoruz, farksız bir milletin torunlarıyız ki ?
Emsal bir liderin evlatları olarak her seferinde bir kez daha gururlanıyorum. Atatürk`ün dil, din, insan ayırt etmeden ve dünyanın hiçbir yerinde olmayan tüm dünya çocuklarına armağan ettiği bir bayramımız var.
Yüce Atatürk` ün çocuklara kucak açması ile verdiği değer önünde saygıyla eğilmekten başka...
Bugün İngiltere prensi evleniyor diye küçücük çocuklar eğitmenler eşliğinde kraliçenin önünde eğilme dersleri alıyor.Duyun duyun bu bahis ettiğim yer bazılarının en demokrat dediği,bazılarının ise gidip ülkemizi manasızca şikayet ettiği yer.( bu şikayet konusu da akıl erdiremediğim bir hadise ya...)
Bizim ülkemizde de çocuklara bir gün hediye ediliyor.
Dünya çocukları dedim ya, şu an ülkemizde olan birbirinin dilini, rengini bilmeyen binlerce çocuk dan bir tanesi Japonya`dan gelen minik yüreğiyle gülen gözler ile cumhurbaşkanına "Teşekkür ederim" yazılı Türkçe bir pankart verdi. "Sayın Gül de felaketin ardından gönderdiğimiz ekip için" diye ekledi.
Şu an Japon çocuklar belki farkında değiller yaşadıkları felaketin nükleer boyutunu ama büyük olup da bu enerji kaynağının zararlarını küçümseyen büyüklerin varlığı ve elimden bir şeylerin gelmemesi beni ülkemin çocukları kendi çocuklarım adına yaralıyor.
Çocuklarımızı mutlu edebilmek adına onlara aldığımız her türlü şekerin, çikolatanın içerisinde bulunan kanserojen maddelerin yaygınlığı korkutuyor.
Yine çocuklarımızı mutlu etmek sevindirmek adına onlara aldığımız oyuncakların üzerinde bulunan tehlike üzüyor.
Bunun gibi birsürü şey üzüyor ve korkutuyor. Ama daha da derinden üzen bilye oynayan çocukların eline verilen taş. Abisine taş atarak hakkını aradığını sanan çocuk.
 Dedelerimiz dünyaya kucak açmışken şimdi çocukların eline taş verenler demokrasi adına bir adım bile ileri gidemezler. Çünkü emperyalizmin esiridir onlar.
Demokrasiyi çocuklardan isteyen büyüklerin içler acısı hali?
Tüm bunlara rağmen ülkemin ulusal alanda egemenliğin ve bağımsızlığımızın sembolü olan bu bayrağın ve ezan seslerinin altında özgürce haklarımızı arayabiliyorsak daha fazla terbiyesizlik yapmaya gerek yok ne isteriz.
Hep hayatta çocuklarımız için, onların geleceği için çalışıp çabaladığımızı söyleriz. Acaba kaçımız çocuklarımızla yeteri kadar ilgileniyoruz. Baktığımız zaman aslında günlük teleaşlar içerisinde çocuklarımızla iletişimimiz o kadar az ki. Geriye dönüp baktığımızda keşke dememek için daha fazla ilgi ve sevgimizi göstermeliyiz.
Tüm Türk halkının "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını" en içten dileklerimle kutluyorum.
 
HAFTANIN SÖZÜ
Bir çocuk başkalarından görürse beğeni,
Bilir kendisininde sevmesi gerektiğini,
Ve ilgi dostluk görürse eğer,
Sevgiyi, sevgiyle yürekten sezer,
Sevgiyi bulunca kucak dolusu,
Dünya ile arkadaşlık kurmakta,
Kalmaz korkusu?
                                                               Dorothy Law Nolte
HAFTANIN KİTAP TAVSİYESİ
Dinle, Küçük Adam - Wilhelm Reich
Anahtar Kelimeler: 0
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Mutluluk ve Pusula (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Ansızın Gidişin… (06 Şubat 2017 - Pazartesi)
Yaşamak Güzel Şey (18 Ekim 2016 - Salı)
Doğa Ana (07 Mart 2016 - Pazartesi)
Asker Ailesi Olmak (02 Mart 2016 - Çarşamba)
Pusula ile Birlikte (02 Şubat 2016 - Salı)
Terör nedir? (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
Unutmak… (30 Ekim 2015 - Cuma)
Karşıyım derken!!! (15 Eylül 2015 - Salı)
Pusula ile 10 Yıl (02 Şubat 2015 - Pazartesi)
Giden Yıl (30 Aralık 2014 - Salı)
18 mart çanakkale içinde (18 Mart 2014 - Salı)
YİNE YENİDEN (12 Mart 2014 - Çarşamba)
Empati (12 Mart 2013 - Salı)
Alışkanlıklar, Değişmek Ve Öğrenmek (12 Ocak 2013 - Cumartesi)
NAÇİZANE?Eğitim Adına (30 Kasım 2012 - Cuma)
Bahar Mı Geldi ? (21 Nisan 2012 - Cumartesi)
Bizim zamanımızdaki gibi değil! (19 Mart 2012 - Pazartesi)
Kar keyfi üstüne (24 Şubat 2012 - Cuma)
Pusula 7`nci yılında (02 Şubat 2012 - Perşembe)
Bu yolculuk nereye? (10 Ocak 2012 - Salı)
Arsız (30 Aralık 2011 - Cuma)
Kadına saygı (21 Aralık 2011 - Çarşamba)
Geleceğin ışığı öğretmenlerimiz (25 Kasım 2011 - Cuma)
Umutla (31 Ekim 2011 - Pazartesi)
Mevsim Bahar (20 Ekim 2011 - Perşembe)
İstanbul (06 Ekim 2011 - Perşembe)
YİNE YİNE (05 Eylül 2011 - Pazartesi)
HAYALLER GERÇEK OLABİLİR Mİ? (22 Ağustos 2011 - Pazartesi)
KANDIRAN KADAR KANDIRILAN (15 Ağustos 2011 - Pazartesi)
MAĞDUR KİM? (25 Temmuz 2011 - Pazartesi)
BAŞARIYA GİDEN YOL ŞİFRE Mİ? (08 Mayıs 2011 - Pazar)
KEŞKE SEÇİMLER? (28 Nisan 2011 - Perşembe)
ÖNCE EMNİYET (14 Nisan 2011 - Perşembe)
Yaşam, insan ve kadın (08 Nisan 2011 - Cuma)
Yaşam, insan ve kadın (07 Nisan 2011 - Perşembe)
ÇEVRE ÖZGÜRLÜK İSTİYOR! (26 Mart 2011 - Cumartesi)
SİYASETİN GÜNDEMDEKİ YÖNÜ (18 Mart 2011 - Cuma)
Din nedir? (09 Mart 2011 - Çarşamba)
Korkuyla yaratılan tehlike (18 Şubat 2011 - Cuma)
?Pusula?nız Gazetemiz olsun (02 Şubat 2011 - Çarşamba)
Memleketimin Halleri (20 Ocak 2011 - Perşembe)
Anne gözüyle, yerli yersiz diziler (19 Ocak 2011 - Çarşamba)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sağlık
3. Sayfa
Teknoloji
Magazin
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar