• Pazartesi 26 ° / 11 ° Sağanak
  • Salı 23 ° / 10 ° Sağanak
  • Çarşamba 27 ° / 10 ° Parçalı bulutlu



HABİLHAN PEHLİVANLI


Vakıfbank´a personel seçme kriteri nedir?


Vakıfbank´ta ne zaman bir işim olsa, bir zamanların devlet hantallığını, bir zamanların devlet memuru suratsızlığını, bir zamanların adeta kömürle çalışan teknik sistemlerini görmekten bıktım, usandım.

Bilmiyorum, bunları yaşayan bir tek ben miyim, yoksa bu görüşümde benimle hem fikir olanlar var mı?

Eleştiriye açık ve hatası karşısında özür dilemesini bilen bir yapıya sahibim ve bu konuda da yanlış düşünen bensem eğer, özür dilemesini bilirim.

Ancak bilinçli ve eğitimli bir tüketici olarak pek de yanıldığımı zannetmiyorum!

***

Öncelikle şunu açık ve net bir şekilde ifade etmeliyim ki, özelleştirmeye karşı, özellikle bazı kurum ve kuruluşların da devletleştirilmesi taraftarı bir fikrî yapım vardır.

Vakıfbank, Ziraat Bankası ve Halkbank´ın devletimizin elinde kalan üç güzide banka olmasına gerçekten üzülüyorum. Çünkü ülkemizde kurulan birçok banka ya da farklı isimlerle çalışan finans kuruluşlarının bağlı oldukları ana ya da ortak şirketler yurtdışı kökenli?

Düşünebiliyor musunuz, daha kendi ekonomisini yıllardır bir türlü rayına oturtamayan Yunanistan merkezli bir finans kuruluşu bizim ülkemizdeki bir bankayı kendi bünyesine katabiliyor!

Yazık!!!

Ancak özel bankalarla devlet bankalarının finansal kârlılık açısından karşılaştırması yapıldığında, en küçüğü bile olsa devlet banklarına kafa tutmaları hep gücüme gitmiştir.

Özellikle de Vakıfbank´ın Kırıkkale şubelerinde karşılaştığım muamele yıllardır bir türlü değişmek bilmedi!

Allah için, müşteri memnuniyeti konusunda Ziraat Bankası ve Halkbank, birçok özel bankadan kat kat önde?

Ya Vakıfbank?

***

Geçen hafta apartmanın asansör bakım ve kontrol bedelini TSE´ye ödemek üzere, önce Cumhuriyet Caddesi Şubesine gidip sıramı aldım.

Banka çok kalabalıktı, dolayısıyla sıramatikten aldığım sıranın bana gelmesine en az 50-60 kişi vardı. Ben de diğer işlerimi halletmek üzere dışarı çıktım. Bir süre sonra tekrar bankaya döndüğümde aldığım sıranın 1 kişi farkla geçmiş olduğunu gördüm. Güvenlik Görevlisi arkadaşa ne yapabileceğimi sorduğumda, gişeye rica etmem gerektiğini söyledi. Benden bir sonraki sıranın çağırıldığı bankonun önüne geçip gişe görevlisi beyefendiye durumu izah edip işimi yapıp yapamayacakları konusunda ricada bulundum.

Gayet suratsız bir ifadeyle aldığım cevap: ?Benim müşterim var!?

İnanın, kendimi üzmeye değecek bir durum görmediğimden oradan uzaklaştım.

***

Ertesi gün, bu kez de diğer şubeye gittim. Sıramı aldım. Beklemeye koyuldum. Koskoca binada yalnızca iki gişe var. Bunlardan birisi de muhtemelen izinli, yani boş.

Müşteri Hizmetleri, yani kredi filan verme kısmı 4-5 gişeden oluşuyor ve hepsi de dolu!

Normal gişenin arka tarafında bir odada oturan bir hanımefendi -ki inanın Kızılordu askerlerinin yüz ifadesi daha pozitif!

Sıram geldi. Tek alternatifim olan gişeye geçtim. İlk defa asansör bakım bedeli ödemesi yapacağımı belirterek tarafıma gelen zarfın içindeki tüm evrakları gişe görevlisi hanımefendiye uzattım. Bu arada gelen evraklarda iki farklı rakam olduğunu, apartmanımızın zor durumda kalmaması için yüksek rakamlı olanı ödeyerek, artan miktar olursa TSE´deki cari hesabımıza aktarım olabileceğini öğrendiğimi açıklayacaktım ki henüz üçüncü kelimemde hanımefendi elimdeki evraklardan yalnızca birisini alarak onun yeterli olduğunu söyledi, kendinden emin bir tavırla!

Birazdan benden 343 TL istedi ki, bakım ücreti vs. birkaç eklentiyle birlikte benim asıl ödemem gereken miktarın 387 TL gibi bir rakam olduğunu bir diğer evrakta görmüş ve bunu kendilerine anlatmaya çalışmıştım.

Beyhude çaba benimkisi!

Öyle ki eksik yatırmam halinde günlük faiz işletilen bir sistemden bahsediyorum.

Tabi hanımefendi 343 TL deyince açıklamayı yaparak 387 TL ödemek istediğimi belirttim.

Hanımefendi demesin mi, ?Ben ödemeyi karşı tarafa yaptım, 343 TL ödeyeceksiniz!?

Hanımefendiye durumu izah etmeye çalışıp, günlük faizden bahsedince bu kez de, ?Siz bunu baştan söyleseydiniz!? dedi.

Tabi benim sigortalar attı: ?Bakın hanımefendi, ben size bu işi ilk defa yaptığımı, ama en azından yüksek olan miktarı ödeyip kalanın apartmanın cari hesabına aktarılabileceğini gelen evraklardan okuduğumu anlatmaya çalıştım, ama siz benim elimden bir tanesini çekip aldınız ve ?bu yeter dediniz´ kendinizden emin bir tavırla. Eğer işi büyütecekseniz güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesini talep ediyorum? dedim.

Hanımefendi baktı ki karşısındaki müşteri bilinçli. Hemen arka tarafındaki ?Gestapo Şefi? misali hanımefendiye durumu iletti. O da işin yöntemini söyledi. Ödemeyi ben yanlış yapmışımcasına iade dekontu imzalatıldıktan sonra yeniden diğer meblağın ödemesini yapıp çıktım.

***

Şimdi sorarım?

Koskoca Vakıfbank´ın iki şubesinde neden toplam 5-6 gişe var ve en yoğun günde bile bunların en az yarısı neden çalışmaz?

Maksat şubesiz, dijital bankacılığı oturmaksa eğer, benim ödeme yaptığım TSE Asansör Ödemesi gibi ödeme türleri için ne yapılacak?

Vakıfbank´a personel seçme kriteri ya da kriterleri nelerdir?

Ve daha önemlisi, bu kriterler arasında, ?müşteriye suratsız, ters davranmak ve müşterinin derdini dinlemeden kendi kafasına göre işlem yapmak, geri dönüp bir de müşteriyi haksız çıkarmak? kaçıncı sırada?

İnanın, asansörümün bakımını yapan firmaya da sordum, Vakıfbank´tan başka bankaya ödeme yapıp yapamayacağımı, ama maalesef elden ödemede başka bir alternatifim yokmuş!

Olsaydı, emin olun, Vakıfbank´ın ?A? şıkkı olduğu her seçenekte mutlaka ?B? derdim!

Yazık?

Devlet bankaları arasında kendisini her anlamda geliştiren Ziraat ve Halkbank gibi bankaları örnek alması gerekirken, bir arpa boyu bile gidemeyen, ?7´sinde neyse 70´inde de o? dedirten Vakıfbank´ın bir an önce toparlanmasını temenni ederim!!!