Ülkemizde devlet politikalarında uygulanan terörist, terör ve terörizmle mücadele plan ve programlarında milli güvenlik stratejisi nasıl olmalıdır?
Tarih: 12.11.2015 23:50:04 / 1511okunma / 0yorum
SERDAR BOZDOĞAN

Ülkemiz kadim bir tarihe sahip olmakla birlikte var olduğu ve var olacağı her devirde adından söz ettirecek güçlü ve köklü bir medeniyete ve devlet sistemine sahiptir. Dünyanın merkezi olan ülkemiz üç kıtayı birbirine bağlarken aynı zamanda dünya konjonktürünün ana stratejisinin oluşmasına her devirde öncülük etmiştir. Yeni yüzyıl içerisinde değişen dünya dengelerinin değişim sürecini en sancılı şekilde yaşayan ülkelerin başında gelen ülkemiz, Anadolu´ yu savaştan barışa eriştirmek için her devirde mücadele ederek galip gelmiş ve yine ülkemiz, devletimiz ve milletimiz yaşadığı ve yaşayacağı her devirde barış içerisinde yaşamayı mutlak suretle başaracaktır. Ülkemiz, Ortadoğu´ nun gövdesi, Asya´ nın güçlü kolları, Afrika ve Arap yarımadasının güçlü ayakları, Balkanların medeniyet kokan gölgesi, Avrupa´ nın korkulu rüyası, Amerika´nın kuruluşunda örnek aldığı strateji dehası, dünyanın ise kalbi konumundadır.

Yeni yüzyıl stratejisinin hayata geçirilmesi hedeflenirken değişen asırda güç sahibi olmak isteyen karanlık merkezler Ortadoğu, Orta Asya, Balkanlar ve Afrika´ da ektikleri nifak tohumlarının yeşermesini ümit ederek kin, nefret, düşmanlık ve ihtiras eşliğinde kaos politikasını icra etmeye çalışmaktadırlar. Dünya konjonktürü üzerine yapılan ve tarihi nitelik taşıyan bir araştırmada görüldüğü üzere her ülkenin kendi iç dinamikleri içerisinde oluşagelen veya oluşturulan yasadışı örgütlerin var olduğu, bu illegal yapıların sayılarına baktığımızda ülke başına düşen örgüt sayısı bir elin parmağını geçmezken nedense dünyadaki bütün illegal grupların ülkemizde birer istasyonunun olduğu ve neredeyse devlet kurumlarını kıskandıracak kadar hatırı sayılır bir bütçe ile faaliyetler oluşturup zaman içerisinde kendisine verilen terör rolünü oynamak için sahneye çıkmayı beklemektedir. Buradan anlamamız gereken, ülkemizde bereketli illegal örgütlerin ekiminde ve dikiminde nasıl bir gübre kullanıldığı ile gübreyi üretenin kim olduğu hususunda bir değerlendirmenin olması gerektiğidir. Burada sadece ev sahibinin patavatsızlığına odaklanıp hırsızı sanki bir artist ve jön gibi topluma arz etme girişiminde bulunanların gerçek yüzlerine odaklanmak gerekir. Sorunlara çözüm politikası oluşturmak diplomasi sanatı ile temin edilir. Diplomasi, bakmak ile görmek arasındaki farkı fark ederek bu farkındalıktan yola çıkarak görünen ile yetinmeyip görünenin arkasındaki mutlak gerçeği aramak ve bulmaktır. Yapılması gereken ilk hamle, bakış açısını doğru yöne çevirerek süreci okumak ve fotoğrafın genelini geniş bir kareden görmek olacaktır. Ülkemizde uzun zamanlara yayılan yabancı istihbarat, kaçakçılık, organize suçlar ve terörle mücadelenin gün geçtikçe her ne kadar etkisiz hale getirilmesi için çaba sarf edilse de konuya ilişkin beklenen başarıların elde edilemediği görülmektedir. Ülkemizde bu alanlarda başarılı sonuçlara ulaşabilmek için ilgili bütün kurumların çalışma programlarını strateji belirleme ve operasyon alanlarında birleştirerek milli bir istihbarat koordinasyon sistemi içerisinde faaliyet göstermesi gerekmektedir. Devletimizin kamu kurum ve kuruluşlarının kendi alanlarındaki problemlere çözüm getirmesinin yanı sıra, yine devletin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının problemlerine çözüm getirilmesini ön planda tutarak bu doğrultuda faaliyet yürütmesi lazımdır.

Devleti bir insan olarak düşünelim, kamu kurum ve kuruluşlarını da bu insanın organları olarak kabul edelim. Sağlıklı bir insan; özgür hareket edebilen, dışa bağlı olmayan, başkalarından yardım beklemeyerek sorunlarına kendi himayesinde çözüm üretebilen, huzurlu, dinç ve dinamik koşullar içerisinde hayat süren ve organlarının ömürlerinin uzun olması için sağlıklı yaşam koşullarının devamlılığını sağlayandır. Bütün bu saydığımız insan yaşamının örneklerinde ortaya çıkan sonuç sağlıklı insan profili örneğidir. Bu olumlu gelişmelerin aksine, özgür hareket edemeyen, dışa bağımlı, başkalarından yardım bekleyen, huzursuz ya da yarı huzurlu olan, pasif ve hareketsiz yaşam süren insan profili ise sağlıksız insan olarak aktarılır. Devlet de aynı insan gibidir. Kurulur, kuruluşu devam eder sağlıklı bir süreç içerisinde hareket ederek varlığının devamlılığını temin eder. Bu devamlılığının daimi olması için devlet organları olarak aktardığımız kamu kurum ve kuruluşları başarılı bir şekilde işleyerek faaliyet yürütmelidir. İnsan vücudunda organlar arasında bağ kuran, kendi faaliyetleri ile aynı anda bir başka organın faaliyetlerinin işleyişini kolaylaştıran beyin bulunmaktadır. Aynı şekilde devletin bütün kamu kurum ve kuruluşlarının çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürebilmesi için devlet ile kamu kurum ve kuruluşları arasında beyin sıfatında koordinasyonu sağlayarak kamu diplomasisi, organize suçlar ve terörle mücadele safhalarında başarılar getirecek milli bir istihbarat koordinasyon ağına sahip olunmalıdır.

Bu gerekçelerin temin edilerek devlet organlarının işleyişi kolaylaştırılacak ve bunun yanı sıra az zamanda çok mesafe kat ederek belirlenen hedeflere güç ve zaman harcamaksızın kısa sürede ulaşılacaktır. Bir devlet bu şartları yerine getirerek faaliyet yürütürse sağlıklı, güçlü, özgür ve tam bağımsız olarak adlandırılır. Bu şartların oluşmasını sağlayamayan devletler dışa bağlı, ya da yarı bağımsız olarak adlandırılır. Devletimizin öncelikle halkın refahı ve geleceği ön planda tutularak yönetim alanında kamu diplomasisi, organize suçlar, yabancı istihbarat ve terörle mücadele alanlarında kararlı stratejiler belirlemesi gerekmektedir. Doktorun hastayı detaylı bir şekilde muayene yaparak sağlıksız bölgeyi teşhis edip tedavi uygulaması başlatarak iyileşme sürecinin oluşturulmasını sağladığı gibi devletin de bölgelerindeki sorunların ana kaynaklarını milli istihbarat çalışmalarıyla tespit ederek oluşan, gelişen ve değişen sorunlara çözüm üretmesi ve ürettiği çözüm politikalarını uygulayarak bölgesindeki sorunları onarması gerekmektedir. Bunun için de öncelikle devletimizin ve milletimizin aleyhine sorunların oluşmasına büyük etki eden terörizmi yakından takip ederek stratejik hamleler ile etkisiz hale getirmemiz lazımdır. Terörizmin özellikleri, dünyada faaliyet yürüten terör örgütleri ve onların eylem şekillerine bakarak tanımlanmalıdır. Terörizm bir ideoloji, bir doktrin, hatta sistematik bir fikir değil, tam aksine yabancı istihbarat odaklı zararlı bir stratejidir. Terörizm, terör eylemlerini meşrulaştıracak bir senaryo hazırlayarak uluslararası siyasetin bir parçası haline gelerek propaganda ile doğar, gelişir ve propaganda ile yaşar, bizatihi kendisi bir propaganda aracıdır. Terörizm, devlet otoritesine alternatif getiren örgütlü bir harekettir. Mali desteklerini haraç, şantaj, soygun, silâh, uyuşturucu v.b. kaçakçılığı yaparak karşılar. Terör, bir hak arayışı, düzen önerisi ve bağımsız devlet kurma isteklerinden biri veya derece farklılığıyla her üçünün bir arada bulunduğu gerekçelerle ortaya sürülerek inşa edilir.

Terör, bilinçli ve amaçlı eylemler olarak belirir ve şiddet uygulamayı giderek amaç konumuna taşır. Bulunduğu bölgede dehşet ve korku salarak yılgınlık yaratır. Zorba, acımasız, istismarcı ve kuralsız eylemler sergileyerek medyanın dikkatini üstüne çekerek propaganda yapar. Terörizm, dış destek olmadan yaşatılamaz. Bazen başka güç veya güçlerin ( yabancı istihbarat örgütlerinin ) taşeronu olarak bu yapıların çıkar politikalarını hazır hale getirmek için çalışırlar. Terörizmin temel amacı, bir davaya veya siyasal anlaşmazlığa dikkat çekilmesidir. Kitle iletişim araçlarının sağladığı imkânlardan da yararlanan terörizm, yarattığı korku ve dehşet ile bir bakıma dramatik çağrılar ile insanların tarafsız olma hakkını yasaklamakta, onların zihinsel ve duygusal masumiyetini yok etmekte, onları şiddet ortamına çekmekte ve toplumun şiddet yoluyla kutuplaşmasına yol açmaktadır. Toplumdaki kutuplaşmalar da zihinsel ve duygusal yönden bölünmüş “çatışan tarafları” ortaya çıkarmaktadır. Çatışan tarafların ise toplumun birlik ve bütünlüğünü bozacağı, dolayısıyla terörün amacına hizmet edeceği açıktır. Terörizmin benimsediği bir diğer amaç, kargaşa yaratarak toplumun direnme gücünü kırmak, yerleşik sosyal ve siyasal düzenin arkasındaki halk desteğini şiddet yoluyla zayıflatmaktır. Türkiye gibi stratejik öneme sahip ülkelerin terör ortamında tutulmasında, ülkemizi hedef olarak seçmiş devletler ve birtakım güçlerin çıkarları açısından zaruret bulunduğu, terörün amacının da sadece bu ortamın devamlılığını sağlamak olduğu görülmektedir. Bu nedenle terörizm, bir siyasi mücadele aracı olmaktan çıkıp, bir ülkenin bir başka ülkeyi zayıflatmak ve istikrarsızlaştırmak için kullandığı bir araç haline gelmektedir.

Ülkemizde bu olumsuz gelişmeleri önlemek için;

Cumhurbaşkanı öncülüğünde, sağlam irade ve sağlıklı bir kadro ile oluşan hükümet eşliğinde, Milli İstihbarat Genel Koordinasyon Merkezi aracılığı ile bütün kamu kurum ve kuruluşları arasında genel istihbarat koordinasyonu sağlanmalıdır. Böylelikle iç güvenlik istihbaratı, dış güvenlik istihbaratı, diplomatik istihbarat, kamu güvenliği ve düzeni istihbaratı, emniyet ve güvenlik istihbaratı, teknik ve elektronik istihbarat, yabancı istihbarata karşı koyma istihbaratı, ekonomik ve finansal istihbarat, bilim, sanayi ve teknoloji istihbaratı, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele istihbaratı, psikolojik harp istihbaratı, kitle psikolojisi ve sosyal politikalar istihbaratı, milli savunma istihbaratı, askeri istihbarat, kamu diplomasisi, kamu kurum ve kuruluşları istihbarat koordinasyonu, medya ve sivil toplum kuruluşları ile iletişim koordinasyonu, emniyet, güvenlik, istihbarat ve diplomasi kurumları istihbarat koordinasyonu, bakanlar kurulu istihbarat koordinasyonu, TBMM güvenlik ve istihbarat komisyonu danışmanlığı, Yargı kurumları istihbarat danışmanlığı, Milli Güvenlik ve İstihbarat Koordinasyonu ile Cumhurbaşkanı (başkomutan) güvenlik ve istihbarat genel başkanlığı öncülüğünde (hukuk kuralları içerisinde) terörist, terör ve terörizm ile mücadele edilerek mutlak başarıya ulaşılacaktır.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Divan-ı Hikmet Üniversitesi (19 Mart 2018 - Pazartesi)
Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Güçlü bir eğitim sistemi her engeli aşar (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Başarı istiyorsan işi ehline vereceksin (16 Eylül 2017 - Cumartesi)
Siyasette güçlü ve milli bir sinerji gerek (23 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Nedir? (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
Evet, ama neden Evet? (11 Nisan 2017 - Salı)
İslamofobinin ilacı nedir? (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üst Aklın Gayrimeşru Çocukları (05 Eylül 2016 - Pazartesi)
Yine Esti Derinden Bir Rüzgârgülü (11 Ağustos 2016 - Perşembe)
Ahtapotun Kolları (Octopus Arms) (02 Ağustos 2016 - Salı)
Üst akıl nedir? (01 Ağustos 2016 - Pazartesi)
Lütfen At İzi İt İzine Karışmasın Artık (20 Temmuz 2016 - Çarşamba)
İnsanların Yaşam Kaynağı: Sevgi (05 Mart 2016 - Cumartesi)
Neden Hedef Türkiye? (16 Şubat 2016 - Salı)
Ne oldum dememeli insan, ne olacağım demeli! (12 Aralık 2015 - Cumartesi)
Zaferleri temin eden yegâne güç tevazudur! (05 Kasım 2015 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sağlık
3. Sayfa
Teknoloji
Magazin
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar