Türkiye´nin Kanayan Yarası: Doğu ve Güneydoğu Anadolu-1
Tarih: 15.10.2015 01:46:48 / 2724okunma / 0yorum
HABİLHAN PEHLİVANLI

Türkiye´nin Kanayan Yarası: Doğu ve Güneydoğu Anadolu

Osmanlı Devletinden kalan birçok sorun bir yana, ülkemiz gündeminde her dönem yer edinen, ülkemizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi, özellikle 80´lerin başından itibaren terörle anılan, gerek bölge insanının, gerekse bölgede görev yapanların huzurlu bir hayata özlem duyduğu, birçok açıdan sıkıntılı bir vatan toprağıdır.

 

Hangi amaçla olursa olsun, terörist yaklaşımların 29 Ekim 1923´te resmen ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti´nin her dönem başını ağrıttığı, gelişimi önünde engel olduğu hesaba katıldığında, ne yazık ki Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi bu olumsuzlardan en çok etkilenen bölge olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Özellikle bu bölge için her dönemin en önemli gündem maddelerinden olan terör sorununun çözümü için zaman zaman sosyal ve siyasi yaklaşımlar geliştirilmiş, konunun uzmanları araştırmalar yapmış, çözüm önerileri sunmuşlardır.

 

Kırıkkale Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Pehlivanlı´nın 23-25 Ekim 1995 tarihleri arasında Genelkurmay Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “Beşinci Askerî Tarih Semineri”nde sunmuş olduğu bildiri bu konuyla alakalı olarak günümüze de ışık tutacak çok ilginç bilgiler içermektedir.

 

Prof. Pehlivanlı´nın “Değişen Dünya Dengeleri İçinde Askeri ve Stratejik Açıdan Türkiye” adı verilen seminerde “Cumhuriyetin İlk Yıllarından Günümüze Doğu ve Güneydoğu Anadolu´nun Meseleleri: Örnek Raporlar Işığında Karşılaştırmalı Bir İnceleme” başlığıyla sunduğu bildiri, başlığından da anlaşılacağı gibi, Cumhuriyetin ilk yıllarından bildirinin sunulduğu 1995 yılına kadar bölgenin sorunlarına ilişkin yapılan çalışmalardan ve raporlardan iki örneğin karşılaştırmasını içermektedir. Bölgenin sorunlarının çözümü için yapılan, yapılması düşünülen ve yapılması gerekenlerin sunulduğu 1925-1938 Yılları Arasındaki Raporlar ve 1990 Yılından Sonraki Raporlar ışığında hazırlanan bildiri ilginç sonuçlar da içeriyor.

 

Her iki dönemde hazırlanan raporların, sorunlara yaklaşımını 7 başlık altında karşılaştırmalı olarak sunan Prof. Dr. Hamit Pehlivanlı´nın bildirisinde MAH´tan (MİT´in eski ismi) TSK´ya, Emniyet´ten Siyasi Araştırma Komisyonlarına kadar birçok farklı raporu görebileceksiniz.

 

Her iki dönem için de sorunları aynı 7 başlık altında, MESELELER ve ÇÖZÜMLER olarak sunan Pehlivanlı´nın bildirisini okurken her iki dönem için aynı başlık altındaki sorunları da karşılaştırma fırsatı bulacaksınız. Bu başlıklar şöyledir:

A- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE KÜLTÜR

B- SOSYOEKONOMİK DURUM

C- İDARÎ YAPI

D- ADLÎ DURUM

E- GÜVENLİK VE ASAYİŞ

F- DIŞ-İÇ TAHRİK VE MENFİ PROPAGANDA

G- SAĞLIK

 

Öte yandan, okumayı kolaylaştırmak ve kaynakları konudan uzaklaşmadan görebilmeniz için her bölümün dipnotlarını bölüm sonlarına yerleştirdim. Giriş Bölümünün hemen bitiminde bu bölüme ait dipnotları, 1925-1938 Yılları Arasındaki Raporlar Bölümünün hemen bitiminde bu bölüme ait dipnotları, 1990 Yılından Sonraki Raporlar Bölümünün hemen bitiminde bu bölüme ait dipnotları görebilirsiniz.

 

Oldukça uzun sürecek olan bu bildirinin neşri sırasında ayrıca köşe yazısı kaleme almayacağım. Siz değerli okurlarımızın gerek gazetemizden gerekse internet sitemizden bu önemli bildiriyi takip edip düşüncelerinizi habilhan@hotmail.com e-posta adresinden paylaşmanız en başta gelen temennimdir.

 

Ülkemizin bu önemli meselesine, şehrimizin yetiştirdiği en önemli akademisyenlerden olan Kırıkkale Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Pehlivanlı´nın hazırlamış olduğu bu bildiri ışığında yeni bir bakış açısı getirmeniz dileğiyle…

 

Habilhan PEHLİVANLI

Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Tarih Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi

***

CUMHURİYETİN İLK YILLARINDAN GÜNÜMÜZE DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU´NUN MESELELERİ:

ÖRNEK RAPORLAR IŞIĞINDA KARŞILAŞTIRMALI BİR İNCELEME

 

Prof. Dr. Hamit PEHLİVANLI

 

Osmanlı döneminde zaman zaman Doğu ve Güneydoğu Anadolu´da birtakım karışıklıklar çıkmıştır. Bu karışıklıklar Osmanlı´nın yıkılışından sonra kurulan yeni Türk Devleti zamanında da devam edegelmiştir. İsyan hareketleri dikkatle incelendiğinde bazı iç sebeplerle birlikte olayların plânlı bir şekilde dışarıdan da desteklenerek, çıkarıldığı intibaını vermektedir. Gerçekten de aynı yörede Şeyh Sait İsyanıyla birlikte 1925´ten 1930 yılının Haziran ayına kadar ortalama yedi sekiz ay arayla beş yıl boyunca çeşitli yerlerde isyanlar çıkarılmış ve devlet bu yoğun hareketler karşısında bunaltılmaya çalışılmıştır. Uzun bir aradan sonra 1937 ve 1938 yıllarında yeni ayaklanma denemeleri yapılmışsa da başarılı olunamamıştır. (1) İsyanlar alınan bazı tedbirlerle bastırılmış ve 1940´lardan sonra bölgeye güvenlik açısından tamamen hâkim olunmuştur. İsyanlar birçok insanın canına, malına mal olmuş ve güvenlik güçlerinden masum görevlilerin şehit olmalarına sebep olmuştur. Bu isyan hareketlerinin dış güçler ve yerli iş birlikçilerince tertip edildiği ve yeni Türk devletinin önünü kesmeye matuf olduğu gayet açıktır. Uzunca sayılabilecek bir zaman geçtikten sonra 1980´li yıllarda yeniden bu bölgemizde birtakım olaylar kendini göstermeye başlamıştır. Bölücü terör, illegal PKK Örgütü tarafından bölgede yeniden ateşlenmiştir. Eskiden olduğu gibi şimdi de maddî ve manevî birçok kayıplara sebep olmuş ve olmaktadır. Dolayısıyla ülkemizin imkânları, kaynakları boşa harcanmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu gibi 1980´den sonra PKK aracılığıyla başlatılan terör eylemlerinde de gerçek amaç adı geçen bölgenin, açıkçası ülkemizin kalkınmasına ilerlemesine darbe vurmak ve neticede Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin bölünmesini sağlamaktır.

Bu konu sebep ve sonuçları itibarıyla oldukça geniştir. Üzerinde yüzlerce araştırma yapılacak çapta girift, girift olduğu kadar da önemlidir. Birçok araştırıcıyı meşgul edecek çapta derin bir meseledir. Dolayısıyla bu çalışmamızda bizim meseleyi her yönüyle ele alıp, inceleyemeyeceğimiz açıktır. Bizim üzerinde durduğumuz mesele, ne tarihe mal olmuş 1925-1938 arasında çıkan isyan hareketlerini teker teker incelemek ne de, bu gün hâlâ devam eden ve tarihçi açısından şimdilik incelenmesi mümkün olmayan günümüzdeki bölücü terördür. Bizim için önemli olan geçmişte ve günümüzde devam eden olayların teferruatından çok Doğu ve Güneydoğu´nun temel meseleleridir. Yukarıda da belirttiğim gibi bölgenin derin ve birçok araştırmacıyı uğraştıracak büyüklükteki meselelerini genel çerçevede ve ana başlıklar altında ortaya koymaya çalışacağız. Yorum ve meselelerin tartışmasını okuyuculara bırakmayı şimdilik daha uygun görmekteyiz. Bu tebliğ çerçevesinde bölgenin meselelerini ortaya koymaya çalışırken 1925-1938 yılları arasında bu konu ile ilgili olarak hükümete sunulan araştırma raporları ile 1990´dan sonra hazırlanan raporlardan bazı örnekleri ele alacağız. Bu dönemde (1925-1938) tabiî ki birçok inceleme raporu yazılmış ve ilgililere sunulmuştur. Bunların bir kısmı yayınlanmış, bir kısmı da arşivlerimizdedir. Araştırmamızda raporların hepsini kullanmak yerine örnekleme yolu ile bazılarını kullanmak yolu tercih edilmiştir. Bunlar arasında dikkate değer olanlardan biri Çankırı Mebusu Mustafa Abdülhalik (Renda) Bey´in Şeyh Sait isyanından sonra 14 Eylül 1341´de (1925) Başbakan İsmet İnönü´ye sunmuş olduğu 14 sahifelik raporudur. (2) Bu rapor Kürtçü yayınları ile tanınan Mehmet Bayrak tarafından da yayınlanmıştır. (3) Rapor oldukça önemlidir. Çünkü daha sonra hazırlanacak bazı raporlarda bu rapora atıfta bulunulmuştur. Ayrıca raportör Mustafa Abdülhalik Bey´i bölge ile ilgili kurulan araştırma komisyonlarının hemen çoğunda görmekteyiz. Komisyon raporları dikkatle incelendiği zaman bu zatın tesirleri açıkça görülmektedir. (4)

Örnek olarak incelediğimiz diğer raporlar ise 1928 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde Millî Emniyet Hizmetleri (MAH) Teşkilatı´nın Başbakanlığa bölgedeki Vilâyetlerle İlgili Olarak sunduğu bir dizi raporlardır. Bu raporlar şunlardır:

1. Van Vilâyeti Raporu (21 Mart 1928)

2. Urfa Vilâyeti Raporu (5 Nisan 1928)

3. Hakkâri Vilâyeti Raporu (8 Nisan 1928)

4. Elaziz Vilâyeti Raporu (9 Nisan 1928)

5. Mardin Vilâyeti Raporu (12 Nisan 1928)

6. Siirt Vilâyeti Raporu (19 Nisan 1928)

7. Diyarbakır Vilâyeti Raporu (Raporun tarihini tespit edememekle beraber diğer vilâyet raporlarına yakın bir tarihte yazılmış olduğu kanaatindeyiz). (5)

1925-1938 dönemi ile ilgili inceleyeceğimiz son rapor ise Elazığ Valisi Nizamettin Ataker´in valiliği sırasında hazırlanarak İsmet Paşa´ya sunulan rapordur. Bu rapor 2 Ekim 1932 tarihli olup Osmanlı harfleri ile yazılmış ve 17 sahifedir. (6)

İkinci grupta ele alacağımız raporlar ise 1990 yılından sonra yazılmış bazı siyasî parti gruplarının araştırma raporları ile TBMM Araştırma Komisyonlarının raporlarıdır. Yukarıda da belirttiğim gibi çok yeni ve halen devam eden bölücü terör ile ilgili yazılan raporlar bizim inceleyeceğimiz raporlardan ibaret değildir. Tarihe henüz mal olmamış bu dönemle ilgili ileride araştırıcısını beklemek üzere arşivlere tevdi edilen veya yayınlanacak raporların olacağı muhakkaktır. Biz bunları gelecekteki araştırıcısına bırakarak şimdilik basına intikal etmiş veya TBMM Genel Kurulunda görüşülmüş bazı raporlarla yetinmek durumundayız. İkinci bölümde incelemeye tâbi tuttuğumuz raporlar şunlardır:

1. TBMM 10/116 Esas Numaralı Araştırma Komisyonu Raporu. (7)

2. TBMM Faili Meçhul Siyasal Cinayetleri Araştırma Komisyonunun Diyarbakır, Batman ve Silvan´da Yapmış Olduğu Araştırma Raporu. (8)

3. TBMM Faili Meçhul Siyasal Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu. (9)

4. Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz´ın partisinin bölgede yaptığı araştırma sonuçlarını ve parti görüşlerini açıkladığı 19 Kasım 1994 tarihli basın toplantısı. (10)

5. Temmuz 1990 tarihinde Sosyal Demokrat Halkçı Parti´nin Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakışı ve Çözüm Önerileri ile ilgili yayınladığı broşür. (11)

6. Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM Grup Başkan Vekili Kocaeli Milletvekili Şevket Kazan´ın basın toplantısı. (12)

 

DİPNOTLAR

(1) Daha geniş bilgi için bkz. Reşat Hallı, Türkiye Cumhuriyeti´nde Ayaklanmalar (1924-1938), Ankara, 1972, ilgili sahifeler.

(2) Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Arşivi, K. 144, D. 3, F. 1.

(3) Mehmet Bayrak, Kürtler ve Ulusal Demokratik Mücadeleleri-Gizli Belgeler-Araştırmalar-Notlar, Ankara, 1993, s. 452 (Mehmet Bayrak bu raporunda metni üzerinde oynamamakla beraber kendince daha anlaşılır olması için olsa gerek, ara başlıklar koymak yoluna gitmiştir.)

(4) Dâhiliye Vekili Cemil Bey´in (Ubaydın) raporunda da Abdülhalik Bey´in raporunda yazdığı meselelere değinilmiştir. Yine “Şark Islahat Encümeni”nde Abdülhalik Bey´i görüyoruz. Ayrıca bu “Şark Islahat Planı”nda da Abdülhalik Bey´in raporunun izlerini açıkça görmek mümkündür (Bayrak, a. g. e. , s. 467-489). 28 Mayıs 1943 tarihinde İngilizlerin eline geçen I. Umumî Müfettiş Abidin Özmen´in raporunda da daha sonraki yıllarda yazılmış olmasına rağmen Abdülhalîk Bey´in tesirlerini görmek mümkündür (Ahmet Mesut, İngiliz Belgelerinde Kürdistan 1918-1958, İstanbul, 1992, s. 261-277).

(5) ATAŞE ARŞİVİ, K. 144, D. 3, F. 1-15 ile 1-41 (dâhil)

(6) a. g. a. , K. 2, D. 9, F. 2, o dönemde Elazığ Valisi Sayın Nizamettin Ataker Bey´di. Valilik tarihleri 18.12.1931´den 20.12.1932´ye kadardır. Elazığ 1973 İl Yıllığı, Elazığ, Bingöl Matbaası, 1973, s. 244.

(7) Komisyon Başkanı Ömer Lütfi Coşkun´dur (Balıkesir Milletvekili). Karar No. 7, TBMM Genel Kurulunun 13.7.1993 tarihli 126´ncı birleşiminde 250 sayılı kararla kurulmuştur. Toplam 25 sahifedir.

(8) Komisyon Başkanı M. Sadık Avundukluoğlu´dur (Kırıkkale Miletvekili). Esas No: 10/90, Sayı No: A. 01.1.GEÇ/81. Tarih: 9.8.1993. Rapor toplam 12 sahifedir.

(9) Komisyon Başkanı M. Sadık Avundukluoğlu´dur (Kırıkkale Miletvekili). Esas No: 10/90, Sayı No: A. 01.1.GEÇ. Komisyon Genel Kurulu´nun 9.2.1993 tarihli 65´inci birleşiminde kurulmuştur. Rapor oldukça geniş hazırlanmış ve 8 bölümdür.

(10) Mesut Yılmaz´ın bu basın toplantısı metni 15 sahifedir.

(11) Türkiye ve Güneydoğu, Türkiye´nin Sorunları Dizisi-3, Yeni Yüzyıl Kitaplığı (baskı yeri ve tarihi yok), s. 20-65.

(12) Basın Toplantısı 24.8.1994 tarihli ve metni 3 sahifedir.

***

Örnek olarak seçtiğimiz eski ve yeni araştırma raporlarını kendi aralarında gruplandırmak suretiyle inceleyeceğiz. Raporlarda üzerinde durulan temel konuları ana başlıkları ile tespitten sonra ana konuların temel meselelerini maddeler halinde ortaya koyacağız. Okuyucunun, eski ve yeni raporları daha iyi değerlendirebilmesi için raporları aynı sayfada yan yana iki sütun halinde vermeyi uygun bulduk. Eski ve yeni raporlarda üzerinde durulan meseleler ve alınması gerekli görülen tedbirler şunlardır:

 

I- 1925-1938 YILLARI ARASINDAKİ RAPORLARA GÖRE MESELELER VE ÇÖZÜMLER

A- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE KÜLTÜR

a) MESELELER

1. Bölgede hemen hemen “maarif” namına çok az şey vardır. (1) Meselâ MAH´ın 5.4.1928 tarihinde verdiği bir raporda “Urfa vilâyetinde doğru dürüst okul olmadığı”, (2) yine MAH´ın Başbakanlığa 4068 numara ve 8.4.1928 tarih ile sunduğu raporunda “maarif hemen hemen Hakkâri vilâyetinde yok gibidir” (3) denilmektedir.

2. Bölgeye yapılan öğretmen tayinlerinde gerekli dikkat ve itina gösterilmemektedir. Bir raporda “idealsiz ve ülküsüz öğretmenler elindeki maarif çok geridir. Türk öğretmen hemen hemen yok gibidir” (4) denilmektedir. Elazığ Valiliğinin 2.10.1932 tarihli raporunda şöyle denilmektedir: “Yeni tayin edilen öğretmenlerin bilgileri, eski ve yerli öğretmenlerin ise hem bilgileri, hem de görgüleri yeterli değildir.” (5)

3. Öğretmen   istihdam politikasında yanlışlıklar söz konusudur. Elazığ Valiliğinin raporunda bu konuda şunlar yazılıdır: “Maarif Vekâleti öğretmen       tayinlerinde yeni mektebi bitiren öğretmenleri bölgeye tayin etmektedir. Bunların çoğu da bir yıl sonra başka yerlere tayinlerini yaptırabilmektedir. Böylece maarif için ayrılan (Valilik bütçesinden) paraların bir kısmı da yolluk, yevmiye vs. için harcanmakta ve dolayısıyla paralar boşa gitmektedir.” (6)

4. Okul çağındaki genç ve çocukların okullardan istifade nispetleri çok düşüktür. Elazığ Valiliğinin raporundaki şu yüzdeler oldukça çarpıcıdır: “... 3544 ilkokula, 300 civarında da ortaokula devam eden talebe vardır. Hâlbuki vilâyet dâhilinde tahsil çağındaki talebe miktarı 30.000´den fazladır. İlkokuldan istifade nispeti %12 civarındadır.” (7)

5. Maarif için vilâyet gelirlerinden ayrılan pay ihtiyacın yarısını bile karşılayamamaktadır. (8)

b) ÇÖZÜMLER

1. Halkın aydınlatılması ve içtimaî hayatın düzenlenmesi için idarî tedbirler yerine okullara önem verilmelidir. (9)

2. Eğitim ve öğretimin temel taşı olan öğretmenlerin tayinlerine çok dikkat edilmelidir. Öncelikle bilgi ve görgüleri eksik öğretmenler talebeye faydalı olamamaktadır. Bu yüzden buradaki yerli ve eski memurlar batıya tayin edilerek, yerlerine Türk kültür ve geleneklerini iyi bilen idealist ve ruh sahibi öğretmenler tayin edilmelidir. Bu bir zarurettir. (10)

3. Bölgeden sıhhî ve çok önemli haller dışında çok sık öğretmen tayini yapılmamalıdır. Zira hem bu tayinler malî külfet getirmekte, hem de öğretmenlerin bölgeyi ve bölge insanını, öğrencileri tanıma fırsatları olmamaktadır. Sık sık gidip gelmelerden bölge eğitim ve öğretimi olumsuz etkilenmektedir. Kız mekteplerine idealist hanım öğretmenler tayin edilmelidir. (11)

4. Okullar açılırken bölgenin genel yapısı, halkın ekonomik, sosyal ve kültürel durumları göz önüne alınarak iyi bir okul çeşidi seçilmelidir. Buna dikkat edilmezse hem memleketin kıt imkânları boşa harcanmış, hem de eğitim öğretim bakımından arzu edilen sonuçlara varılamamış olacaktır. Bu bakımdan bilhassa vilâyet ve kaza merkezlerinde leyli (yatılı) okullar açılmalıdır. (12) Ayrıca buralarda ortaokul ve gece ilkokulları açılmalıdır. (13) Arapça konuşan ve erkekleri Kürtçe bilen Siirt, Mardin, Midyat, Savur gibi yerlerde bilhassa kız mekteplerine ehemmiyet verilerek, kızların okullara rağbet etmesi sağlanmalıdır. Hatta bu yapılırken birtakım teşvik edici hususlara da başvurulmalıdır. Bunlar arasında ikramiye, elbise, yemek vs. sayılabilir. (14)

5. Bölge insanının diğer insanlarla ve bölgenin Türkiye´nin diğer yerleriyle entegrasyonunu sağlamak için Türkçenin öğrenilmesine azamî gayret gösterilmelidir. (15)

6. Bölgede Kürtçülük ve Arapçılık fikirlerinin yayılmasına göz yummamalıdır. (16) Türk oldukları ve Türkçe bildikleri halde çeşitli sebeplerden dolayı Kürt olduklarını iddia eden bilhassa Dersim bölgesinde Türkçenin konuşulması yaygınlaştırılmalıdır. (17)

B- SOSYOEKONOMİK DURUM

a) MESELELER

1. Bölgeden toplanması gereken vergi tahsil edilememektedir, öyle ki genel olarak bu nispet 1/10´dur. Bölgeye yapılan masraf ise toplanan verginin iki katıdır. (18) Bölgede en iyi vergi toplanabilen Elazığ´da bile durum iç açıcı değildir. Elazığ Valiliğinin 2 Ekim 1932 tarihli raporunda şunlar yazılıdır: “... vilâyetimizde 1931 malî senesi tahakkukatı 463.581 liradır, 1932 senesi tahakkukatı ise 427.995 liradır. Mesarif-i umumî ise 923.258 liradır. Buna göre bütün vergi tahsil edilebilse bile yine 495.263 lira açıktır. 1931 senesi tahakkukatından vuku bulan tahsilât ise 368.022 liradır. Tahakkuka göre tahsilât nispeti %78´dir.” (19)

2. Aşiret ağaları bölgede hâlâ her türlü mal ve nüfuza maliktirler. Ağalar hükümet güçlü olduğu zaman riyakârane bir itaat gösterirler. Zayıf ve gaileli anlarda ise siyasî fikirleri için para vs. yardımlarda bulunacak bir yapıdadırlar. Hemen bütün Doğu ve Güneydoğu´da ahali, aralarındaki ihtilâfı ağa ve seyyidler aracılığıyla çözmektedirler. (20) MAH´ın Van vilâyetiyle ilgili raporunda şunlar yazılıdır: “... bölge halkı varını yoğunu ağalara, şeyhlere vermişlerdir. Devlete verdikleri vergi ağalara verdiklerinin yanında hiç mesabesindedir.” (21)

3. Aşiret meselesi bölgenin tarihinde her zaman önemli sosyal ve iktisâdi bir meseledir. Münferiden hakkını alamayanlar bir dayanak noktası aramakta ve bu suretle aşiret reisini emri altında kalmaya razı olmaktadırlar. Aşiret mensuplarınca aşiret reisi hükümetten bile çok güçlü ve şedittir.

Onların nazarında aşiret reisi her şeydir. Ahali, hükümeti aşiret reisinden daha güçlü görmedikçe aşiret reisinin bütün emirlerine uyar. Hükümetin emirlerini ise pek dinlemezler. (22) MAH´ın 19.4.1928 tarihli raporunda bu konuda şunlar yazılıdır: “Siirt´in Eruh kazası halka tahakküm altında inledikleri halde bağlı oldukları Aşiret reislerinden başka güç tanımamışlardır. Aşiret reislerinin zulüm ve yolsuzlukları altında ezilmişlerdir. Ama ağanın en ufak işaretiyle ölmeyi şeref bilmişlerdir.” (23) Aşarın kaldırılması köylerde iyi karşılanmıştır. Ancak ağa ve beylerin çiftliklerinde köylülerden yine aşar nispetinde veya ondan biraz az da olsa aşar karşılığı vergi alınmaya devam edilmektedir. (24)

4. Bölge halkının genel olarak sosyal seviyesi düşüktür. Elazığ Valiliğinin raporunda şunlar yazılıdır: “... hükümet güç kazandığı anda aşiretler aralarındaki ihtilâfa son vererek hükümete karşı bir mukavemet ve birlik kurma iti yatındadırlar.” (25) MAH´ın 21 Mart 1928 tarihli raporunda da buna benzer şeyler yazılıdır: “Bölgedeki Kürt ahalinin içtimaî seviyesi oldukça düşüktür. Normal zamanlarda bir birleriyle sürekli ihtilâf halindedirler, ancak hükümetin gaileli bir zamanında karışıklık ve isyan anlarında derhal bir grup halinde geçici olarak idareye karşı birleşirler.” (26)

5. Bölgede dikkate değer esnaf, tüccar ve sanat erbabı yoktur. Bilhassa Hakkâri vilâyeti en zayıf durumunda olandır. 8 Nisan 1928 tarihli MAH raporunda şunlar yazılıdır: “Hakkâri´de tüccar, esnaf, çarşı ve pazar yoktur. Herkes levazımını İran´dan, Musul´dan, Van´dan tedarik ediyorlar. Vilâyette hiçbir sanat sahibi yoktur. Mimar, marangoz gibi erbabı sanat İran´dan tedarik olunabilir. Terzi, kunduracı ihtiyacı da mutlaka Van´dan temin olunabilir.” (27)

6. Ziraat eski usulleriyle yapılmaktadır. İhraç malı yoktur. Fırat ve Murat nehirlerinden tarımda istifade edilememektedir. (28)

7. Tabiat şartları çok çetindir. 8 ay kış hüküm sürmekte ve yolları hayvanla gitmek mecburiyeti vardır. Kış aylarında Ankara´dan gönderilen posta bir aydan önce buraya ulaşamaz. (29)

8. Yol durumu oldukça kötüdür. Hemen 40-50 yıldan beri yol namına pek bir şey yapılmamıştır. (30)

9. Halkın cumhuriyet idaresine bakışı da oldukça farklıdır. Bu konuda halkı ikiye ayırabiliriz:

- Şehir ve kasabalarda oturarak az çok hükümet işleriyle iştigal eden halk ki bunların hemen tamamı idareye karşıdır.

- Bir kısmı da Cumhuriyetin ilânından bile haberi olmayan ve “Allah padişahın kılıcını keskin etsin!” diye dua eden insanlardır.

Cumhuriyete bağlı ancak %5 civarında insan vardır. (31)

b) ÇÖZÜMLER

1. Aşiret düzeni kaldırılmalıdır. Elazığ Valiliğinin raporunda bu konuda şunlar yazılıdır: “Bölge halkı ağa ve seyyidlerin tesirinden kurtarılabilirse cumhuriyetin istifade edebileceği en önemli unsurdur. (32) MAH´ın 5 Nisan 1928 tarihli Urfa vilâyeti raporunda şunlar yazılıdır: “Her türlü iptidailikten kurtulmak için aşiret düzeninin yavaş yavaş kaldırılması gereklidir. Aşiret alayları teşkil etmek devletin menfaatine aşiretten, aşiretçilikten imdat ve medet ummak demektir.” (33)

2. Devlet         otoritesi         güçlendirilmelidir. MAH´ın Van raporunda şunlar yazılıdır: “Hükümetin zayıf zamanlarında idareye karşı birleşme eğiliminde olan Kürt aşiretlerine karşı hükümet devamlı güçlü            olmak mecburiyetindedir.” (34) Çankırı Milletvekili Abdülhalik Bey´in raporunda ise şunlar yazılıdır: “Aşiret hayatını kaldırabilmek için öncelikle Hükümetin güçlendirilmesi gerekmektedir. Aşiret fertlerinin hayat, mal ve haklarının tamamen hükümet vasıtasıyla muhafaza edilebileceğine inanmaları sağlanmalıdır.” (35) Halkın bu gerçekleri görebilmesi için az bir gayret yeterlidir. MAH´ın 19 Nisan 1928 tarihli Siirt raporunda şöyle denilmektedir: “Siirt merkezinde halk artık ağalığın kendilerine ne kadar muzır bir keyfiyet olduğunu yavaş yavaş anlamaya ve ayrılarak idrak etmeye başlamışlardır.” (36)

3. Bölgede şimendifer hattının yapılması çok elzem ve zarurîdir. (37)

4. Şark şimendiferlerimizin Erzincan ve Elaziz tarikiyle Muş´a ve Van Gölü sahiline ve Diyarbakır´a mümkün olduğu kadar az zamanda varması temin edilmelidir. Böylece merkez ile taşra arasındaki irtibat daha kolay temin edilecektir. Hizmetler kolaylıkla bölgeye ulaştırılacaktır. (38)

5. Bölgenin sosyoekonomik durumunu çok yakından ilgilendiren arazinin dağıtımı meselesi öncelikle idarenin halletmesi gereken bir meseledir. Bu her ne sebepten ise şimdiye kadar yapılmamıştır. Hemen bütün raporlarda bu noksanlık şu şekilde dile getirilmektedir: “Ekser yerlerde hükümet kayıtları yoktur, dolayısıyla arazinin hakikî mutasarrıfları belli değildir... bu bakımdan arazi meselesi mutlaka halledilmelidir... araziyi hemen tahrir ettirmek, yazılmamış olan araziyi yeni açılan yerleri, bağları meydana çıkarmak bu günkü sahipleri namına araziyi kaydetmek, vergiyi tahsil çarelerini bulmak lâzımdır. Bu günkü günde arazi vergisi hemen hiç mesabesindedir... arazisi dar ve nüfusu çok olan dağlık bölgelerdeki ihtilâfın çoğu arazi tasarrufu yüzündendir. (39)

C- İDARÎ YAPI

a) MESELELER

1. İdarî yapının temeli olan memurların hayat şartları, malî durumları, vasıfları ve ahlaki durumları önemlidir. Bu bakımdan Doğu ve Güneydoğu Anadolu´daki memurların öncelikle vazifelerini yapacakları hükümet binaları olmadığı gibi ailesiyle barınacağı evleri de yoktur. İktisadî olarak da memurun durumu ağlanacak durumdadır. Buralara aile götürmek veyahut aileyle gidip de barınmak mümkün değildir. MAH´ın Hakkâri raporunda şunlar yazılıdır: “Hakkâri (Çölemerik) gibi yerlerde para olsa dahi birtakım ihtiyaçları karşılamak mümkün değildir. Zira burada cami, dükkân, fırın, han, hamam, esnaf, sebze, meyve gibi şeyler yoktur. (40)

2. Memurların içinde bulundukları ruh hali oldukça kötüdür. Bu konuda Abdülhalik Renda Bey´in raporunda şunlar yazılıdır: “... o tarafa giden bütün memurlar arzu ve hevesle gitmiyorlar, âdeta cebren gidiyorlar. Çoktan beri oralarda bulunanlar da çocuklarını okutacak mektep bulamamaktan ve birçok vasıtadan mahrum bulunmak yüzünden müşteki ve bir an evvel garbe nakletmek teşebbüsündedirler”. (41) Yine aynı raporun başka bir yerinde ise şöyle denilmektedir: “... bu vilâyetlerde gördüğüm devlet memurlarının kısmı azami kendilerini o taraflara sürülmüş, mağdur mevkiinde görüyor ve bihakkın çalışmak mecburiyetinde hissetmiyor. Devlet memurları garptaki ve merkezdeki memurlardan daha aşağı seviyede ve iktidardadır.” (42) MAH´ın 8 Nisan 1928 tarihli Hakkâri raporunda da şunlar yazılıdır: “... yerli memurun sayısı dördü beşi geçmez. Diğerleri Başkaleli, Vanlı, Bitlisli, Siirtlidir. Batıdan tesadüfen gelen memurlar da birkaç ay sonra savuşmaktadırlar. Daha açık bir tabirle Hakkâri´ye giden birinci sınıf memurların % 90´ı terfian gitmektedir. Terfian gidenler bile geldikleri günden itibaren buradan kaçmanın yollarını aramaktadırlar. Azamî bir yıl burada kalan memurun ne derece faydalı olacağı tartışmalıdır.” (43) Aynı raporun başka bir yerinde Hakkâri bölgesinde kazaların birer köy gibi olduğu yazılıdır. Dolayısıyla buralara gelen kaymakamlar bir an evvel kaçmak düşüncesindedirler. Zaten buraların özelliğini bilmeyen memurun başarılı olması da mümkün değildir. Nahiyeler hemen hemen yerli aşiret reisleri tarafından idare edilmektedir. (44)

3. Bölgedeki memurların memurluk ahlâkları oldukça zayıftır. MAH´ın 12 Nisan 1928 tarihli raporunda bu konuda şunlar yazılıdır: “... sırf kendi menfaatlerini düşünen ve aslî vazifelerini yapmayan memurların tutum ve davranışları halkı olumsuz etkilemektedir.” (45) Yine MAH´ın 21 Mart 1928 tarihli Van raporunda bu konuya değinilerek şöyle denilmektedir:    “... halkı hükümetten soğutan bir diğer önemli amil de bölgedeki memurların yerli ve Kürt olmalarıdır. Yerli memurun tavrı iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Birincisi çeşitli sebeplerle memurla vatandaş arasında meydana gelen sürtüşmeden dolayı memur görevini suiistimal ederek kendini tatmin etmektedir. Diğeri ise siyasîdir. Siyasî görüşe sahip olan (Kürtçü) memurlar bilerek halka haksızlık yapmaktadırlar, ancak maksatlarını gizledikleri ve propaganda da yaptıkları için halk yapılan haksızlığın bizzat devlet tarafından yapıldığı hissine kapılmaktadır.... bu memnuniyetsizliği doğuran şeylerden biri de bölgedeki memurların bu kitleyi idare etmek kabiliyetinden çok uzak olmalarıdır. Ufacık menfaatlerini bile halktan çıkaran bu memurlar davranışlarının halk üzerine yapacağı menfi tesiri düşünemeyecek kadar menfaatlerinin zebunudurlar. Bir memurun yaptığı kötü bir iş halk tarafından hükümete mal edilmektedir. (46) MAH´ın 9 Nisan 1928 tarihli Elazığ raporunda şöyle denilmektedir: “Memurlar âdet ve kıymet itibarıyla ehemmiyetsizdirler. Türk olsalar dahi mahalli hayat ve ananeye tâbi olmaktadırlar.” (47) MAH´ın 21 Mart 1928 tarihli Van raporunda meselenin bir başka yönüne dikkat çekilmektedir: “...bankaların ve mal sandıklarının tüccar ve esnafa karşı gösterdikleri menfi tavırla vergi memurlarının birtakım yolsuzlukları halkı devlete karşı hoşnutsuzluğa itmekte, mal üretimi ve ihracında verimi düşürmektedir.” (48)

b) ÇÖZÜMLER

1. İdarî bir reorganizasyona ihtiyaç vardır. Elazığ Valiliğinin raporunda şunlar yazılıdır: “... İdarî reorganizasyona ihtiyaç vardır. Memur sayısı fazladır. Ehliyetsiz çok memur yerine, ehliyetli az memur daha tercih sebebidir. Yüz bin nüfuslu kazalardaki kadro ve teşkilât, üç bin nüfuslu kazalarda da aynıdır. Bu kaynak israfıdır.” (49)

2. Mevcut mülkî kanunlar yetersizdir. MAH´ın Van raporunda şunlar yazılıdır: “Mevcut vilâyetler ve memurin kanunun tatbiki ile o havalideki hoşnutsuzluğun ve hırsızlığın önüne geçmek mümkün değildir. Vali ve umumî müfettişlere yetki verilerek hırsızlığı, yolsuzluğu hissedilen veya bilinen en büyük memurlara bile gerekli cezayı vermeleri veya memuriyetten atılmalarına yetkili olmalıdır.” (50)

3. Teşkilatlanma ve memur tayininde bölgesel özellikler dikkate alınmalıdır. Bir raporda bu konuda şunlar yazılıdır: “...memleketin hususî durumu göz önüne alınarak tayin, nakil yapılması gerekmektedir. Ancak özellikle kaymakamların tayininde buna dikkat edilmemektedir. Memurun hangi mahalde başarılı olacağı, kabiliyeti vs. araştırılıp tayin yapılmalıdır.” (51) Sınırlardaki vilâyet ve kazalarda farklı bir teşkilatlanma zaruretine özellikle işaret edilmekte ve MAH´ın 5 Nisan 1928 tarihli Urfa raporunda şöyle denilmektedir: “... Urfa vilâyeti nazik bir hudut vilâyeti olduğu halde hükümet teşkilâtı oldukça zayıftır. Daha önce Halep vilâyetine bağlı olduğu için sürekli oranın tesirindedir. Hudut taburlarıyla rüsumat teşkilâtının dışındaki devlet teşkilâtı Anadolu´daki herhangi bir vilâyet teşkilâtından farksızdır. Hâlbuki dışarıyla teması sürekli olan bu vilâyette devlet teşkilatının çok kuvvetli olması icap eder.” (52)

4. Bölgedeki devlet hizmet binalarının durumu çok kötüdür, bu ise halk üzerinde psikolojik olarak menfi tesirler bırakmaktadır. Abdülhalik Renda Bey´in raporunda bu konu şöyle açıklanmaktadır: “Hükümet binaları harap ve berbat bir haldedir. Karakol binaları, nahiye konakları, adi kulübe ve ahırlardan ibarettir. Bu vaziyet hükümetin itibarını sarsıyor... Hükümet binalarını, yani vilâyet, kaza, nahiye daireleriyle jandarma karakollarını hükümeti temsil edecek bir halde inşa ve tefriş etmek lâzımdır. Bunların ağaların evlerinden daha ihtişamlı ve güzel olması psikolojik olarak etkili olacaktır.” (53)

5. İdarî mekanizmanın daha kolay çalışabilmesi, bölgeye tecrübeli, kaliteli memurun gönderilmesi için devlet memurları kanununda bazı yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Bu düzenleme memurlar arasındaki eşitliği bozmamalı, memurlar arasında huzursuzluğa sebep olmamalı ve bölgedeki devlet hizmetlerinin devamlılığını sağlayıcı şekilde düzenlenmelidir. Abdülhalik Bey´in raporunda şu tedbirler üzerinde durulmaktadır: “Bütün devlet memurlarına şamil olmak üzere mecburî hizmet kanunu çıkarılmalı ve buralara gitmeyenler terfi ettirilmemelidir. Üç yıldan az olmamak üzere yapılacak bu hizmet itibarî olarak 4.5 veya 5 yıl kabul edilmelidir. Ayrıca, sağlık memurlarına verildiği gibi diğer memurlara da ek zam verilmelidir. Bu suretle oralara mecburî hizmet dolayısıyla genç, idealist ve faal memurlar göndermek imkânı doğacaktır. Memurların maişet derdinden kurtarılması lâzımdır.” (54)

6. Halkla ilişkiler ve âmir memur ilişkilerine dikkat edilmelidir. Devlet memurunun nüfuzunu suiistimal etmesi önlenmelidir. MAH´ın Diyarbakır raporunda konu şu şekilde ortaya konulmaktadır: “... bir vali veya kaymakamla iyi temas eden kişiler, yeni gelen vali veya kaymakamın da gözüne giriyorlar. Bu da yetmiyor, bir devlet dairesinde tutunamayan, işe yaramayan memur başka bir dairede daha yüksek maaşla istihdam ediliyor.” (55) Van raporunda ise olaya başka bir şekilde bakılmakta ve şöyle denilmektedir: “... bu vilâyetlerde, bu mıntıka halkından Kürt olsun, Türk olsun hiçbir memur istihdam etmemelidir.” (56)

7. Bölgenin Türkiye açısından önemli bir meselesi de yaşayan nüfusun ne kadar olduğunun sağlıklı bir tespitinin olmayışıdır. Bu, idarî açıdan, askerlik açısından, ekonomik vs. açılardan, oldukça önemlidir. Gerek Abdülhalik Bey´in, gerekse Elazığ Valiliğinin raporlarında bu konuya dikkat çekilerek şöyle denilmektedir: “... nüfus tahriratı yapılması şarttır... Orada birçok genç gözüktüğü halde kimse askere gitmiyor. ... nüfus sayımı yapılmalıdır. Böylece askerlik mükellefiyeti oralara da teşmil edilecektir. Bu gün oralardan hemen pek az, o da kasabalar halkından asker alınabiliyor. Nüfusun büyük bir kısmı gizli olduğu gibi, yazılanlardan da askerliğe icabet azdır. Memleket müdafaasına iştirak etmiyorlar.” (57)

8. Bölgede devlet daireleri arasındaki, bilhassa tahsisatlar konusundaki dengesizlik huzursuzluklara sebep olmaktadır. Bunun giderilmesi ve dengenin sağlanması lâzımdır. Bir raporda bu konuda şunlar yazılıdır: “Bölgede daireler arasında aydınlatma ve yakacak için verilen tahsisatta büyük ölçüde nispetsizlik vardır. Meselâ mâliyeye bu işler için verilen para, dâhiliye daireleri için verilen paranın hemen 5 katıdır.” (58)

D- ADLÎ DURUM

a) MESELELER

1. Teşkilâtı her yerde kurulamamış olan adalet mekanizmasının bir an evvel her yerde teşkilatlanması zaruridir. Bilhassa “kazalarda noksan olan adliye teşkilâtını bir an evvel ikmal etmelidir.” (59) Adliye teşkilâtının bölgede bilhassa kazalarda teşkilâtının olmaması halkı birkaç bakımdan etkilemektedir. Raporlarda bu konu şöyle dile getirilmektedir: “Kazalarda adliye teşkilâtı olmadığı için halk mahkeme için vilâyet merkezine gelmektedir. Ancak dava uzadığı için defalarca ya köyüne, kasabasına gidip geliyor ve şehirlerde bir yerlerde yatıp kalkıyor. Bu durum halkı mutazarrır ediyor. Dolayısıyla hükümet kapısına bir daha uğramak istemiyor.” (60)

2. Adliyeyle mülkî idareciler arasında ihtilâf bulunmaktadır. Elazığ Valiliği, raporunda adliyeyi alenen hükümete şikâyet etmekte ve şöyle demektedir: “... Palu Kaymakamı, Şeyh Abdurrahman´ı yataklık yaptığı için sorguladı diye savcılık, kaymakam hakkında soruşturmak açmıştır. Yine Ovacık´ta suçlu aşiret ağalarına cezadan nasıl kurtulacakları hususunda hâkim akıl vermektedir. Mazgirt Hâkimi suçlu bir katili ve işbirlikçilerini bırakmak suretiyle aşiretler arasında büyük kavgalara sebep olmuştur. Doktor raporuyla sabit olduğu halde 25 yaşındaki şahsı 14 yaşında göstererek suçluyu tahliye ediyor. Bölgede birçok hâkim mülkî idarecilerle ve güvenlik güçleriyle ihtilâf çıkarmaktadır.” (61)

3. Adliye teşkilâtında istihdam edilen memurların tutum ve davranışlarıyla ahlâkî seviyeleri de önemli bir konudur. Bir raporda şunlar yazılıdır: “Adliye memurlarının irtikâbı bizi uğraştırmaktadır. Adliye Vekâleti hâlâ bölgede çoğunlukla yerli memurları istihdam etmektedir. Bunun yanında bölgede 10-15 seneden beri çalışan ve âdeta yerli durumuna gelmiş olanları da istihdama ısrarla devam etmektedir.” (62)

4. Mahkemelerin tutum ve davranışları bölgedeki toplumsal huzurla yakından ilgilidir. Bu durumu sarsan bazı hususlar şöyle dile getirilmektedir: “Mahkemelerde ekseriyet vazifesinin şuurunda olmayan kimseler bulunmaktadır. Dolayısıyla birçok suçlu Kürt, kurtulma yolunu bulmaktadır. Çoğu zaman haklı olduğu halde bir Kürt´ün karşısında Türk haksız çıkarılmaktadır.” (63) Adliyeye güveni sarsan bir başka husus ise raporlarda şöyle dile getiriliyor: “... mehakim-i adliye, icra-ı adaletten ziyade tezvirata, haksızlığa âlet oluyor. Dolayısıyla mehakim-i adliyeden binlerce insan firarî ve maznun olarak aranmaktadır.” (64)

b) ÇÖZÜMLER

1. Mevcut hukuk nizamı günün şartlarına cevap vermediğinden yeniden gözden geçirilmelidir. Bir raporda şunlar yazılıdır: “Ağır ve hafif diye ayrılan cezalar aynı ceza evlerinde çekilmektedir. Cezalardan istenilen netice alınamamaktadır. Hülasa, şarkta vesait ve kanunun kabiliyeti tatbikiyesine göre mevcut ahkâm ve usullerine yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.” (65)

2. Bölgenin ihtiyaçları ve o günkü şartları göz önüne alınarak bazı düzenlemelerin yapılması teklif edilmektedir. Bu meyanda raporlarda şunu görüyoruz: “Adliyemizin mevcut kanun ve usulleriyle oralarda asayişi temin imkânı yoktur. Oralar için hususî kanun ve mahkeme kurulması idareten ve siyaseten doğru olmaz. Anayasamıza aykırı olmamak şartıyla mevcut kanunlardan istifadeyle oralarda on yıl süreyle örfî idare kurulabilir. Umur-u cezaiye adliyeden alınarak teşkil edilecek örfî mahkemelere tevdi edilmelidir. Adliye ise geçici olarak bir müddet sadece hukuk davalarına bakmalıdır. Ahali, mahkemelerin kendi haklarını muhafaza ve koruyacağına kanaat getirerek mahkemelere müracaatı tercihe başlayınca umuru cezaiye de yavaş yavaş adliyeye tevdi edilebilir. (66)

3. Raporlarda, doğrudan suçlu olmayan veya adî suçlardan aranan ve yurt dışına kaçmış insanları kazanmak için bir aftan da istifade edilebileceği vurgulanmaktadır. “Haklarında celp ve ihzar olup da isyana iştirak etmeyenler için af veya tecil çıkarılması uygundur.” (67) “Adî suçlu olup yurt dışında firarda olanların hükümetin affına mazhar olacaklarını ümit ettikleri ve dönmek istedikleri işitilmektedir.” (68)

E- GÜVENLİK VE ASAYİŞ

a) MESELELER

1. Bölgede en önemli meselelerden biri jandarma teşkilâtının yetersizliğidir. Bir raporda bu konuda şöyle yazılıdır: “... jandarmanın kıymeti yoktur. Yerli (o bölgeden) jandarmanın değiştirilmesiyle onların yerine gönderilen Türk ve diğer jandarmalar vazifelerini yapacak durumda değildirler. Talim ve terbiye görmemiş, hatta bir kısmı silâh istimalini öğrenmeden vazifeye sevk edilmiştir.” (69) Yine aynı konuyla ilgili aynı raporun bir başka yerinde ise şunlar yazılıdır. “... Şark vilâyetlerimizde ve bütün memlekette en ehemmiyetli meselelerden birisi de jandarma meselesidir. Jandarmanın ıslahı kemiyet değil, keyfiyet bakımından olmalıdır.” (70)

2. Bir diğer konu ise, devamlı hareket halinde ve çoğunlukla atlı durumda olan eşkıyaya karşı kullanılarak güvenlik güçlerinin evsafı ve ne tür bir güç kullanılacağıdır. Jandarmanın dışında piyade birliklerinin kullanıldığı raporlarda ifade edilmektedir. MAH´ın Van raporunda bu husus ile alâkalı şunlar yazılıdır: “... piyade kıtaatı ancak mevkiinde ve civarında sabit hedeflere karşı iş görebiliyor. Daima seyyar ve atlı olan eşkıyaya karşı mutlaka süvari kıtaatı istihdam edilmelidir. Zira piyade eşkıyanın peşinden yetişemiyor. Eşkıya fecaatini yaptıktan iki saat sonra harekete geçen piyade en çok 24 saat sonra vaka mahalline yetişebilirse, bittabi bu süratle ne eşkıya tutulabilir, ne de halk eşkıyanın zulüm ve iğtisafından kurtarılabilir.” (71)

3. Bir diğer, belki de en önemli mesele ise halkın içinde bulunduğu halet-i ruhiyedir. Bu meselelerin en can alıcı noktası halkın içinde bulunduğu korku psikolojisi ve kimin yanında yer alacağına karar verememesidir. Bu nokta ile ilgili raporlarda oldukça açık, net bilgiler ve misaller mevcuttur. Bir raporda şunları görüyoruz: “... tedibata rağmen bazı kasabalarda sakin olan ve Kürtlüğe temayül etmeyen Türklerle, isyan mıntıkasında hükümete taraftarlık eden Kürtler hayatlarından emin görünmüyorlar. Buralardaki tedbirleri geçici ve gayri kâfi görüyorlar. Hayatlarını temin için oralardan göç etmek niyetindeler.” (72) Hatta MAH´ın Van raporunda, halkın yukarıda arz etmeye çalıştığımız halet-i ruhiyesini çok daha açık ve net biçimde ortaya koyan ve bizzat halkla yapılan görüşmelerde vatandaşın dile getirdiği şu misale yer verilmektedir: “... köylü hükümetten ziyade eşkıyadan korkmaktadır ve bunun sebebini açıkça söylüyorlar. Diyor ki: “Ben eşkıyanın geldiğini gittiğini haber vermekten korkuyorum, çünkü hükümet kuvvetleri yetişinceye kadar kaçıyorlar, ele geçmiyorlar. Bilahare benim haber verdiğimi adamları vasıtasıyla duyan ve işiten eşkıya bu defa beni öldürmek üzere geliyor. Hâlbuki hükümet çok yapsa bir dayak atar. Birkaç gün hapis eder, kurtulurum. Hükümetin rahim ve şefkati vardır. Fakat eşkıyada bu yoktur. Binaenaleyh eşkıyanın cezası daha ağır olduğundan onun dediğini yapmak mecburiyetinde kalıyorum”. Bu sözlerle “kuvvetlerinizle bizi eşkıyaya karşı himaye ve muhafaza edemiyorsunuz” demek istiyor. Hükümet kuvvetlerine itimat etmiyorlar. Acı da olsa bu gerçeği itiraf etmek mecburiyetindeyim.” (73)

4. Mardin yolunda soygunculuk yapılmakta ve bilhassa posta soyulmaktadır. Bu işin içinde Diyarbakır´daki Kürtçülerin oldukları kesindir. (74)

b) ÇÖZÜMLER

Meseleleri böylece belli noktalarda tespitten sonra, aynı raporlarda teklif edilen çözümleri de sırayla şu şekilde sıralayabiliriz: Elazığ Valiliğinin raporunda şu tekliflere yer verilmektedir: “... jandarma ıslah edilmelidir. Zira 25 senelik idare-i memuriyetimde jandarması muntazam ve iyi subay, astsubaylar elinde olan yerlerde yalnız asayiş değil, diğer devlet işlerinin de iyi yürüdüğünü gördüm.” (75) Bir başka raporda meseleye daha başka açılardan bakılmış ve çok yönlü tedbirler teklif edilmektedir. Bunlar şunlardır: “... talimsiz ve kalitesiz 40 bin jandarma yerine daha iyi eğitilmiş ve üçte bir nispetinde bir sayıda iyi maaş alan jandarmanın daha faydalı olacağı şüphesizdir. İaşe ve masraflarının büyük bir kısmını temin edemeyen jandarma vazifesini ifada zorlanacaktır. Ağalardan uzak durmaları için ihtiyaçlarının hükümetçe karşılanması elzemdir. Yoksa ağanın ekmeğini yiyen, ağaya muhtaç olan jandarma, ağa aleyhinde olan hükümet emrini nasıl icra edebilir. Dolayısıyla jandarmayı behemehâl meslek haline koymak, miktarını azaltmak, maaşını çoğaltmak lâzımdır.” (76) Görüldüğü gibi meselenin malî, psikolojik, sosyolojik, ahlaki birçok yönüne bu raporda parmak basılmakta ve gerçekçi bir rapor karşımıza çıkmaktadır. Bir başka raporda da şunlar yazılıdır: “... bu vilâyetlere batıdan Türk efradından jandarma gönderilmelidir. Bu jandarmaların münevver olmasına dikkat edilmelidir. Maaşları artırılmalıdır.” (77)

2. Değişik zamanlarda ve ayrı ayrı kişi ve kurumlarca verilen raporlarda hassasiyetle üzerinde durulan bir hususta halkın elinde gelişi güzel bulundurulan silâhlardır. Ayrıca bir de bölgeden gerçek manada askerliğe alınamayanlar üzerinde durulmaktadır. Bir raporda şunlar yazılıdır: “... Kürtlerdeki silâhların bir program dâhilinde toplanması lâzımdır. Silâh taşıması icap edenlere ruhsat verilmelidir. Ruhsatsız silâh taşınmasına müsaade edilmemelidir. Taşımakta ısrar edenler cezalandırılmalıdır ki caydırıcı olabilsin. Ayrıca böylece silâh ticaretinin de önüne geçilebilir. Hükümetçe silahlandırılan Aşiret Süvari Alaylarına da son vermek uygun olur.” (78) Elazığ Valiliğinin raporunda da aynı konulara değinilerek şunlar teklif edilmektedir: “… daha önce yapılan tedibat az kuvvetle ve bölgesel yapılmıştır. Daha geniş bir tedibat yapılacak, silâhlar toplanacak, halktan asker alınacak olursa, halk çapulcuların tesirinden kurtarılacak ve huzur sağlanacaktır.” (79)

F- DIŞ-İÇ TAHRİK VE MENFİ PROPAGANDA

a) MESELELER

Türkiye güney ve güneydoğusunda Irak (daha doğrusu İngilizlerle), güneyinde ise Suriye ile (gerçekte Fransızlarla) hem huduttur. Bu bakımdan doğu ve güneydoğu bölgesi hassas ve naziktir. (80) Bölgede propaganda ve tahrik faaliyetlerinde bulunanları dış ve iç unsurlar diye iki ana bölüme ayırmak gerekmektedir. Dışarıdan ülkemizi karıştırmak isteyenlerin başında, İngilizler, Fransızlar ve Ermeniler gelmektedir. Bunlara ilâveten bir de Kürtçü ve dışarıda teşkilatlanmış olan teşekküller vardır. İçeride ise siyasî ayrılıkçılık ve bölücülük peşinde koşan bazı illegal dernek ve kuruluşlar söz konusudur. Bu unsurları teker teker sırasıyla raporlardan takip edelim:

1. İngilizler: İngilizler doğuda çok önem verdikleri Hindistan´ın savunulması endişesiyle Irak ve İran´ı hâkimiyetinde tutmak istemektedir. Bunu temin için İslâm âlemi üzerinde büyük nüfuzu olan Türkiye devletini zayıflatmak ve yıpratmak istemektedir. Bunun için de ülkemizde yaşayan muhtelif milletler arasında tefrika çıkarması gerekmektedir. Bu gayesine ulaşabilmesi için en müsait yerlerden biri de Mardin´dir. Ülkede karışıklık çıkarmak amacı ile kullanılabilecek unsurlar şunlardır: Aşiret reisleri, Nasturiler, Yezidîler, Süryaniler. Bilhassa Süryanileri ücretli asker olarak İngiliz ordusunda çalıştırmaktadırlar. Bilahare bunları maksatlı olarak silâhları ile birlikte terhis etmişlerdir. (81)

2. Fransızlar: Fransızlar aramızdaki anlaşmalara rağmen hiçbir anlaşma hükmüne riayet etmemektedirler. Aksine bizden kaçan asilerle temas kurmakta ve onları bize karşı himaye etmektedirler. (82)

3. Ermeniler: Kürtçülük cereyanlarının odak noktası durumuna gelen Halep´teki hareketler özellikle Urfa´yı hedef almaktadır. Ancak buna karşı hiçbir ciddî tedbir alınmamaktadır. Bilhassa Ermeniler, bu hususta büyük rol oynamaktadırlar. Hat üzerindeki istasyonlarda cenupta açılan Ermeni dükkânlarının hepsi birer melanet yuvasıdır. Bunlara karşı yapılacak şey kuvvetli karşı propagandadır. Suriye´de her geçen gün Ermeniler güçlenmektedir. Şu halde Ermeni davası Kürt davası şekline bürünmüştür. Her gayri memnun sınırı kolayca geçmekte ve Suriye´de propagandaya maruz kalmaktadır. Buna mani olacak tedbirler alınmalıdır. (83)

4. Yerli İşbirlikçiler ve Dışarıdaki Kürt Cemiyetleri: Ahalinin cahil olması yüzünden İngiliz ve Fransız propagandasının menfi neticelerini anlayacak durumda değillerdir. (84) Dışarıyla kolay temasları ve mahallî hükümet erkânının olumsuz davranışları bunları çeşitli cereyanların içine itmiştir. Bu yüzden de kin ve intikam duygularıyla hükümete karşı muhalefet etmektedirler. (85) Bölgede isyankâr çeteleri iki gruba ayırmak mümkündür.

“Siyasî ve adî eşkıya” olmak üzere.

Siyasî çeteler bilhassa Yezidîler aracılığıyla İngilizlerle temaslarını sürdürmektedirler. Fransızlarla da temasları devam etmektedir. Maksatları Kürdistan istiklâlini temin ettikten sonra birtakım menfaatleri elde etmektir. Şeyh Sait´in biraderi Abdürrahim zaman zaman Fransızlarla Arap ve Ermenilerle temas etmektedir. Fransızlar Abdürrahim´e aylık maaş verdikleri gibi diğer Kürtlere dağıtılmak üzere civardan da zahire toplamaktadırlar. (86)

Kürtçülük fikirlerini, daha ziyade Diyarbakır´da Cemil Paşa ailesi yaymaya çalışırken Şeyh Sait isyanından sonra bu tahrikçiler çoğalmıştır. Haricî propaganda bunda büyük rol oynamıştır. Bu tahrikçiler tekkesi kapanan şeyhler, evkafı elinden alınan mütevelliler, cumhuriyetin kovduğu hırsız memurlar, ağalar, beylerdir. (87) Bütün vilâyetlerde, memleket dışındaki Kürt cemiyetlerin propagandaları devam etmektedir. Propagandanın esası şöyledir: Seyyit Abdullah´ın Şemdinan´dan Abdülmecid´in oğluyla, Şeyh Mahmud´un Cizre´den Türkleri mağlûp ederek Kürdistan´a gideceklerini ve son isyanda ölenlerin intikamını almak lâzım geldiğini, bunun için bütün Kürtlerin birleşmesinin elzem olduğunu neşretmektedirler. Atide millî bir isyan için propagandalar devam ediyor. İntikam fikirlerinin iyiden iyiye yerleşmesine her vasıtayla çok çalışılıyor. (88)

B. ÇÖZÜMLER

1. İngiltere´nin Irak´ta, Fransa´nın Suriye´de yerleşmesi bölgede siyasî manada Kürtçülük ve Arapçılık fikirlerinin artmasına sebep olmuştur. Fikrî hareket menfaatle de birleşince Türkiye´nin işi daha da zorlaşmaktadır. Bunun için hudutta kuvvetli ve muntazam bir idare tesis etmek gerekmektedir. Bu taraftaki askerler, memurlar, yani devletin idaresi daha muntazam olursa yapılan menfi propaganda suya düşer. (89)

2. Devlet aleyhine eşkıya ve yabancı propagandacıların çıkardıkları söylentiler halkı devletten soğutmaya matuftur. Cahil halk bu yalanlara inanmaya mütemayildir. O bakımdan ilgililerin halkı aydınlatmaları gerekmektedir. Ancak görünen o ki memurlar bu yönde görevlerini yapmamaktadırlar. (90)

3. Hariçten dâhile propagandaya vesile olan ve eşkıyaya yataklık eden sınır köylerine muhacir yerleştirmek ve kuvvetli süvari jandarma kıtaları teşkil etmek ve köyleri eşkıyaya karşı korumak gerekir. (91)

G- SAĞLIK

a) MESELELER

1. Bütün vilâyette tabip, eczacı ve eczane yoktur. Memurlar bu ihtiyaçlarını bulunursa askerî tabipten, olmadığı takdirde dua ile temin ederler. (92)

2. Kasabalar bile pislik içinde ve memurini sıhhiyeden mahrum bir haldedir. (93)

3. Vilâyet merkezinde sağlık işleri genel olarak iyi ise de kazalarda istenilen seviyede değildir. (94)

b) ÇÖZÜMLER

1. Hükümet Tabipleri müsait zamanlarda köyleri dolaşmalı ve parasız ilâç dağıtılmalıdır. (95)

 

DİPNOTLAR

(1) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-2, 1-5, 1-8, 1-13.

(2) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-21.

(3) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-23.

(4) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-2, 1-5.

(5) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-6.

(6) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-6.

(7) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-5.

(8) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-5.

(9) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-8, 1-13.

(10) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-6.

(11) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1, 1-8, 1-13; K 2, D. 9, F. 2-6.

(12) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-27.

(13) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-8, 1-13.

(14) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1- 1-13.

(15) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-8, 1-13, 1-21.

(16) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-21.

(17) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-4, 1-5, 1-9, 1-13.

(18) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2, 2-1.

(19) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-4.

(20) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2, 2-1.

(21) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 15.

(22) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-10, 1-14.

(23) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-34.

(24) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-3, 1-5.

(25) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-2.

(26) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-15.

(27) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-23.

(28) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-10, 2-11.

(29) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-24.

(30) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 1-2, D. 9, F. 2-7.

(31) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-38.

(32) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2, 2-21.

(33) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-20.

(34) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-15.

(35) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-10, 1-14.

(36) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-35.

(37) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-7.

(38) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-9, 1-14.

(39) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-4, 1-5, 1-11, 1-14.

(40) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-23.

(41) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-12, 1-14.

(42) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-2, 1-5.

(43) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-23.

(44) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-23.

(45) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-30.

(46) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-6.

(47) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-27.

(48) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-41.

(49) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-5.

(50) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-40.

(51) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-13.

(52) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-19.

(53) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-4, 1-5, 1-10, 1-14.

(54) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-12, 1-14.

(55) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-40.

(56) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-17, 1-18.

(57) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-4, 1-5, 1-11, 1-14, 1-23; K. 2, D. 9, F. 2-9.

(58) a.g.a., K. 2. D. 9, F. 2-16.

(59) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-7, 1-18.

(60) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-16.

(61) a.g.a., K. 2. D. 9, F. 2-4.

(62) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-2.

(63) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-40.

(64) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-2, 1-5.

(65) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-4.

(66) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-9, 1-10, 1-14.

(67) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-14.

(68) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-17, 1-18.

(69) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-2, 1-5.

(70) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-12, 1-13, 1-14.

(71) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-17.

(72) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-3, 1-5.

(73) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-16, 1-17.

(74) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-38.

(75) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-2.

(76) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-13, 1-14.

(77) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-17.1-18.

(78) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1, 1-17, 1-18.

(79) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-2.

(80) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-29.

(81) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1- 29.

(82) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-29.

(83) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-22.

(84) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-30.

(85) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-30.

(86) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-30.

(87) a.g.a., K. 144, D. 3 F. 1-40.

(88) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-4, 1-5.

(89) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-20.

(90) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-15.

(91) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-17, 1-18.

(92) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-23.

(93) a.g.a., K. 144, D. 3, F. 1-2, 1-5.

(94) a.g.a., K. 2, D. 9, F. 2-10.

(95) a.g.a., K. 144, D. 3, F. -17, 1-18.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yahşihan´da Türkyılmaz´ın ayak sesleri (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bu seçimin galibi… (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
“Görüyorsunuz… Anlatmaya gerek yok!” (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Cumhur İttifakı ve Samimiyet (03 Haziran 2018 - Pazar)
Bu seçimin kaderini Ülkücüler tayin edecek (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
N´olursunuz, artık Kırıkkale kazansın! (12 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bu seçim çantada keklik değil! (04 Mayıs 2018 - Cuma)
“Adamları” rahat bırakın (29 Mart 2018 - Perşembe)
Sen çok yaşa Köstekli… (08 Mart 2018 - Perşembe)
“Liyakat” mi, “Riyakat” mi? (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
13 Yılın 9´unda İstikrarla… Pusula (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Nedir bu CASA´lardan çektiğimiz? (19 Ocak 2018 - Cuma)
Öğretmenler bu akılla giderse… (19 Aralık 2017 - Salı)
Mustafa Kemal´i “Atatürk” yapan… (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Hepsini 1 yılda yaptı (01 Kasım 2017 - Çarşamba)
Düşmez kalkmaz bir tek Allah var!.. (24 Ekim 2017 - Salı)
Malumun ilamı (20 Ekim 2017 - Cuma)
Futbol ayakla değil yürekle oynanır (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Hani büyük cezalar yazılacaktı? (23 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Din adamı olmak için önce adam olmak gerek! (15 Haziran 2017 - Perşembe)
“Kırıkkale bizi bağlamıyor!” (11 Nisan 2017 - Salı)
Teşekkürler Mehmet Başkan… (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
172 yıldır güvendeyiz… (09 Nisan 2017 - Pazar)
Belediyeye kadın eli değse fena mı olur? (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Kırıkkale´de “Kitabevi” var mı ki? (30 Mart 2017 - Perşembe)
“Amma da boruymuş!” (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Yazarak gazete sahibi olmak (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Başımıza taş yağacak! (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
İnsanlar da ölmesin, kuşlar da! (24 Ocak 2017 - Salı)
Kimdir bu Çevik Kuvvet Polisleri? (13 Aralık 2016 - Salı)
Sana gıcığım var noktalı virgül! (30 Kasım 2016 - Çarşamba)
Her şey KIRIKKALESPOR için… (14 Kasım 2016 - Pazartesi)
Bir de hakemimiz olsa!.. (06 Kasım 2016 - Pazar)
Küfür, Kırıkkalespor´umuza zarar verir! (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
Candan bir vekil: Ramazan Can (01 Eylül 2016 - Perşembe)
FETÖ´yü silelim derken… (15 Ağustos 2016 - Pazartesi)
Çünkü ben Ülkücüyüm!.. (08 Ağustos 2016 - Pazartesi)
“Kırıkkale Gerçekleri” (04 Ağustos 2016 - Perşembe)
Siyasette temizlik ne zaman başlayacak? (31 Temmuz 2016 - Pazar)
Ermeni Tehcirini Hangi Alman Komutan İstedi? (11 Haziran 2016 - Cumartesi)
“Çiçek”kale (05 Haziran 2016 - Pazar)
“Türkiyem”in Şairini Yâd Ederken… (30 Mayıs 2016 - Pazartesi)
Kırımlı Cemile´nin Eurovision Zaferi ve… (18 Mayıs 2016 - Çarşamba)
MKE, Türkiye´nin namusudur! (10 Nisan 2016 - Pazar)
Susuyorsam… Bir sebebi var! (03 Nisan 2016 - Pazar)
Hayat, sil baştan… (20 Mart 2016 - Pazar)
Sahipsizsin Kırıkkalespor´um, sahipsiz!.. (22 Şubat 2016 - Pazartesi)
Yüz Seksen Yedi… (14 Şubat 2016 - Pazar)
Bu gidiş nereye ey bedbaht milletim? (10 Şubat 2016 - Çarşamba)
“Yüreği Gülümseyen Adam” (08 Şubat 2016 - Pazartesi)
Pusula artık 11 yaşında (02 Şubat 2016 - Salı)
Hangisi daha doğru? (27 Ocak 2016 - Çarşamba)
Gazeteciler Günü ve Türkçe (11 Ocak 2016 - Pazartesi)
Yiğitlerin kıymetini bilmiyoruz (08 Ocak 2016 - Cuma)
Noel Baba, Yılbaşı, Mekke´nin Fethi… (31 Aralık 2015 - Perşembe)
Birilerine tarihi hatırlatmak gerek! (27 Aralık 2015 - Pazar)
“İmam bunu yaparsa…” (07 Aralık 2015 - Pazartesi)
Güneş Doğudan Yükselir! (02 Aralık 2015 - Çarşamba)
Bizi temsil ediyorlar mı? (26 Kasım 2015 - Perşembe)
Oğuzam… Türkmenem… (23 Kasım 2015 - Pazartesi)
Unutturmamak gerek! (30 Ekim 2015 - Cuma)
Özel Güvenlikler üvey evlat mı? (07 Ekim 2015 - Çarşamba)
Çamur at, izi kalsın! (07 Ekim 2015 - Çarşamba)
Dudağım uçuklamadı ama… (29 Eylül 2015 - Salı)
Kimeski Mahallesi tecrit mi ediliyor? (28 Eylül 2015 - Pazartesi)
Kırıkkale´de kaç şehit derneği var? (10 Eylül 2015 - Perşembe)
Derdimiz Kürtle değil, PKK´yla!!! (10 Eylül 2015 - Perşembe)
Tahammülüm kalmadı artık! (08 Eylül 2015 - Salı)
Vicdanınızla helak olasınız! (07 Eylül 2015 - Pazartesi)
Bilesin! (06 Eylül 2015 - Pazar)
Abdalın zurnası kimi rahatsız etti? (03 Eylül 2015 - Perşembe)
Barış mı?!.. (03 Eylül 2015 - Perşembe)
“Söyleyecek çok şey var ama…” (30 Ağustos 2015 - Pazar)
“Ülkücü kardeşleriiiimmmmmmm(!!!)” (27 Ağustos 2015 - Perşembe)
Velev ki Alevi… (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Bizi asıl perişan edenler, işte onlar!.. (24 Ağustos 2015 - Pazartesi)
O, tam bir Kırıkkaleliydi… (21 Ağustos 2015 - Cuma)
Hissetmeden ağlanmaz ki!!! (18 Ağustos 2015 - Salı)
Namus ortalıkta geziyor!!! (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
Düğünlerde silah atma engellenebilir mi? (12 Ağustos 2015 - Çarşamba)
TOBB, Fakülteyi Kırıkkale´ye kursun! (10 Ağustos 2015 - Pazartesi)
“Ulan amma da çokmuşsunuz!” (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
Benim türküm Türkiye´m… (05 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Hizmeti alkışlarım (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Siyaset değil, liyakat! (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
Bunu mutlaka okuyun! (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
63… (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
Biz şehidimizi uğurlarken neredeydiniz? (29 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Üç polis için Kandil´i bombalamak! (27 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Tosbağa sendromu... (21 Temmuz 2015 - Salı)
“Türkiyelileşmek” ne demek? (09 Temmuz 2015 - Perşembe)
Konu yine Ramazan Şenlikleri… (08 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Biz de turist duası yapsak ya! (08 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Bi´ direğe ampul kaç günde takılır? (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
“Çitlaan bol ossun Ğırığğale´m...” (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Kırıkkale böyle nereye? (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Doğu Türkistan´da zulüm yeni değil ki! (02 Temmuz 2015 - Perşembe)
Ramazan Faaliyetleri ve Eleştiriler (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Emir “büyük” yerden! (24 Haziran 2015 - Çarşamba)
Angelina Mardin´de ne arar? (23 Haziran 2015 - Salı)
Baba adamdı vesselam... (21 Haziran 2015 - Pazar)
Orucun kuralları değişmedi! (20 Haziran 2015 - Cumartesi)
Türkiye´nin alternatif partisi: MHP (14 Haziran 2015 - Pazar)
Türk siyaseti artık kadınlardan soruluyor (11 Haziran 2015 - Perşembe)
Türk Milleti bu seçimde ne demek istedi? (09 Haziran 2015 - Salı)
Şimdi Süleyman sensin, mühür sende (05 Haziran 2015 - Cuma)
Dergâh da belli, tekke de... (04 Haziran 2015 - Perşembe)
Bir de kalem yazabilse!.. (25 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Atatürk sevgisi davet istemez (22 Mayıs 2015 - Cuma)
Boş konaktan müze olur mu? (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Milleti uyutma yöntemi! (20 Mayıs 2015 - Çarşamba)
Emanetin anahtarı (19 Mayıs 2015 - Salı)
“Adamlık” kavramı ve Meral Akşener (18 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Vatanseverler ve “Vatan-Millet-Sakarya”cılar (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
Zeki Alasya, Kenan Evren ve İnsan Olmak (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
Merce-ters (07 Mayıs 2015 - Perşembe)
Sıffin Savaşı devam ediyor! (06 Mayıs 2015 - Çarşamba)
Reklamla da kandırılmaz ki insan! (06 Mayıs 2015 - Çarşamba)
Bahar gelmiş, türlü çiçekler açmış (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Çileli millet, Türk Milleti! (04 Mayıs 2015 - Pazartesi)
Emmim!.. (30 Nisan 2015 - Perşembe)
Kim kiminle koalisyon yapar? (29 Nisan 2015 - Çarşamba)
Türkiye’nin Faşist(!) Yılları (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Patate “S” mi? Patate “$” mi? (21 Nisan 2015 - Salı)
Tehditle, şantajla baraj geçme oyunu! (20 Nisan 2015 - Pazartesi)
Seyit Ahmet Göçer ve iş ahlakı (20 Nisan 2015 - Pazartesi)
Kırıkkale’de seçim ve partilerin durumu(3) (15 Nisan 2015 - Çarşamba)
Kırıkkale’de seçim ve partilerin durumu(2) (15 Nisan 2015 - Çarşamba)
Şaşıranlar ve şaşırtanlar… (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
170 yıldır güvendeyiz (10 Nisan 2015 - Cuma)
Yarış şimdi başladı… (08 Nisan 2015 - Çarşamba)
Son Başbuğ’a veda... (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Kurbağalık kaderimiz olmamalı! (03 Nisan 2015 - Cuma)
31 Mart Vakası (02 Nisan 2015 - Perşembe)
Anketlerin dili ve olası sürprizler (01 Nisan 2015 - Çarşamba)
Good morning sir!* (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Ne gelirse, merraktan!!! (27 Mart 2015 - Cuma)
Bir keman, bir bağlama, bir davul... (24 Mart 2015 - Salı)
Eskisi küllüğe... (23 Mart 2015 - Pazartesi)
Sarı-Kırmızı-Yeşil... (2) (20 Mart 2015 - Cuma)
Sarı-Kırmızı-Yeşil... (1) (20 Mart 2015 - Cuma)
“Af” muhabbeti yapanlara...(2) (18 Mart 2015 - Çarşamba)
“Af” muhabbeti yapanlara...(1) (17 Mart 2015 - Salı)
Tavr-ı siyaset (16 Mart 2015 - Pazartesi)
Ya siz, hangi anayasayı tanıyorsunuz?(2) (12 Mart 2015 - Perşembe)
Ya siz, hangi anayasayı tanıyorsunuz?(1) (11 Mart 2015 - Çarşamba)
Türk, kadınına değer verir (08 Mart 2015 - Pazar)
Türk düşmanı “Türkler(!)”(4) (06 Mart 2015 - Cuma)
Türk düşmanı “Türkler(!)”(3) (05 Mart 2015 - Perşembe)
Türk düşmanı “Türkler(!)”(2) (04 Mart 2015 - Çarşamba)
Türk düşmanı “Türkler(!)”(1) (03 Mart 2015 - Salı)
Paran yoksa sakın hasta olma! (01 Mart 2015 - Pazar)
Devekuşları (27 Şubat 2015 - Cuma)
Pembeleşen çizgiler (26 Şubat 2015 - Perşembe)
Stalin gibi düşünenlere... (25 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fırat, bu milletin evladıydı! (23 Şubat 2015 - Pazartesi)
Ey millet, nereye bu gidiş? (23 Şubat 2015 - Pazartesi)
Kutup Ayısı (20 Şubat 2015 - Cuma)
Giyim kuşamla ülkeye ayar veriyorlar (17 Şubat 2015 - Salı)
Koyunlar!.. (16 Şubat 2015 - Pazartesi)
Bu seyirciye şampiyonluk yakışır (16 Şubat 2015 - Pazartesi)
Penguenler!!! (13 Şubat 2015 - Cuma)
Kırıkkale’ye küfretmenin karşılığı… (12 Şubat 2015 - Perşembe)
Tarihî olaylar zamanına göre değerlendirilir (11 Şubat 2015 - Çarşamba)
Ya sevin, ya da defolup gidin! (08 Şubat 2015 - Pazar)
Bir gelincik kadar olamayanlara… (06 Şubat 2015 - Cuma)
Özel sektörcü zihniyet işbaşında (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Çan-ak-kal-eeeeee??? (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Dürüst vatandaşın suçu ne? (03 Şubat 2015 - Salı)
Muhafaza-KÂR-laşıyormuşuz! (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
“Tabela” çok mu pahalı bir şey? (27 Ocak 2015 - Salı)
Kraldan çok kralcıyız (mı ne?) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Eğitimcileri de eğitmek gerek! (24 Ocak 2015 - Cumartesi)
Neden hep MHP’nin üzerine gidilir? (3) (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Neden hep MHP’nin üzerine gidilir? (2) (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Peygamber Efendimiz ve Atatürk (19 Ocak 2015 - Pazartesi)
Ey Kırıkkale! Tüfeğine sahip çık! (15 Ocak 2015 - Perşembe)
Âlem sihirbaz olmuş vesselam... (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Savaş çıktı da haberimiz mi yok? (13 Ocak 2015 - Salı)
Niye? Siz “sütten” misiniz? (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Laf olsun diye iş yapmak... (11 Ocak 2015 - Pazar)
MKE’de ne üretilir? (07 Ocak 2015 - Çarşamba)
Adalet bir gün herkese gerekir (04 Ocak 2015 - Pazar)
Bizim “Noel Babaları” tanıyan var mı? (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Mekke’nin Fethi “1 Ocak” değildir! (30 Aralık 2014 - Salı)
Kalitesizlik ruhumuza mı sinmiş? (28 Aralık 2014 - Pazar)
Johan Vandewalle’in Türkçesi (25 Aralık 2014 - Perşembe)
“Bu Tarz” Türkçe Katliamı (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Krallıkları yıkılmasın diye... (24 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırıkkale bu kadar mı sahipsiz? (23 Aralık 2014 - Salı)
Kravat takmayınca adam olunmuyor mu? (22 Aralık 2014 - Pazartesi)
Bu da 1971’in “bedellisi” (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
“Sarı Öküzü” vermeyecektik! (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
“Motor Hatun” Mercedes (16 Aralık 2014 - Salı)
Şeytan bu kez Balıkesir’den dürttü! (15 Aralık 2014 - Pazartesi)
Benim başım kel! (12 Aralık 2014 - Cuma)
Türk Milleti “şamar oğlanı” mı? (11 Aralık 2014 - Perşembe)
Düşman etmek istiyorsan eğer... (09 Aralık 2014 - Salı)
Kırıkkale’min avaz avaz çığlığı (09 Aralık 2014 - Salı)
Lüzumsuz işler “pilotu”: Kırıkkale! (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
Nimet’ül fûl* (06 Aralık 2014 - Cumartesi)
Eşeğin gölgesi (04 Aralık 2014 - Perşembe)
“Tekere çomak sokma” sendromu (02 Aralık 2014 - Salı)
Menfaat bu kadar mı tatlı bir zehir? (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
“Kürdistan” coğrafi bir terimdir (25 Kasım 2014 - Salı)
Eğitenin hali buysa!!! (21 Kasım 2014 - Cuma)
Gazi Paşam! (20 Kasım 2014 - Perşembe)
“Suriyeli olasım geliyor!” (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Fitneye devam… (18 Kasım 2014 - Salı)
Yeniden “Dersim” Fitnesi (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Hiç de hoş bulmadım! (10 Kasım 2014 - Pazartesi)
“Yol artı Yemek” terörist (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
Kırıkkale’me kaldırım selamı! (20 Ekim 2014 - Pazartesi)
Terör şehre inerse… (10 Ekim 2014 - Cuma)
“Yüksek” İhtisas (21 Eylül 2014 - Pazar)
“Yarın” yok ki... (14 Eylül 2014 - Pazar)
Hijyen sorununa çözüm şart (08 Eylül 2014 - Pazartesi)
Haydi Kırıkkale’m, küçülmeye devam! (01 Eylül 2014 - Pazartesi)
Facebook’un “yirmi beşinci karesi” (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Böyle mi oluyor muhtar efendi? (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
Artık oyuna gelmeyeceğiz! (24 Temmuz 2014 - Perşembe)
Bu sese kulak verin! (07 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Yanlış yaptın be Nazmi kardeş! (30 Haziran 2014 - Pazartesi)
“Al-Beyaz” yüreklerden “Turkuaz” sevdalara (26 Haziran 2014 - Perşembe)
Gel de yazma! (09 Haziran 2014 - Pazartesi)
İstif-a (21 Mayıs 2014 - Çarşamba)
“Somalı” ile “Somali” arasındaki fark! (19 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Ölebilir!!! (17 Mayıs 2014 - Cumartesi)
Tekme nedir? Kime atılır? (16 Mayıs 2014 - Cuma)
Ana “Hak”tır, sen bu sırra erdin mi? (12 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Bunun şakası yok! (08 Mayıs 2014 - Perşembe)
Alın size demokrasi (07 Mayıs 2014 - Çarşamba)
Kaf Dağının ardındaki sevdama… (06 Mayıs 2014 - Salı)
Demokrasi, haklar, vakar (05 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Tehlike Türkiye’nin göbeğinde! (30 Nisan 2014 - Çarşamba)
Bilim mi haklı, siyaset mi? (28 Nisan 2014 - Pazartesi)
“Onuncu köy” var nasıl olsa… (21 Nisan 2014 - Pazartesi)
Akciğerlerimize saplanan hançer (21 Nisan 2014 - Pazartesi)
Zamana tapanlara… (17 Nisan 2014 - Perşembe)
Piştim, yandım, kavruldum! (16 Nisan 2014 - Çarşamba)
Bir gelincik olabilmek! (16 Nisan 2014 - Çarşamba)
Dünya kaktüslerle dolsun! (12 Nisan 2014 - Cumartesi)
Ah bu papatya falları… (11 Nisan 2014 - Cuma)
Gül ve diken… (10 Nisan 2014 - Perşembe)
Boz toprak yeşile bürününce… (09 Nisan 2014 - Çarşamba)
Kimi, niçin seçeceğiz?(2) (28 Mart 2014 - Cuma)
Kimi, niçin seçeceğiz?(1) (27 Mart 2014 - Perşembe)
Bu kadar fırıldak bir dünyada… (26 Mart 2014 - Çarşamba)
30 Mart’tan sonra çok şey değişecek! (24 Mart 2014 - Pazartesi)
Mart geldi, erkek kediler türedi (21 Mart 2014 - Cuma)
Dombıranın inanılmaz etkisi ve cazibesi (20 Mart 2014 - Perşembe)
MHP ve KIRIKKALE(1) (17 Mart 2014 - Pazartesi)
Etkiye tepki, tepkiye etki (15 Mart 2014 - Cumartesi)
Hüseynî şehadet, Yezidî ihanet (14 Mart 2014 - Cuma)
Ööööö…Teeeee…Veeeee (13 Mart 2014 - Perşembe)
Sen de Venedik, ben diyeyim Amsterdam (12 Mart 2014 - Çarşamba)
Taşıma suyla değirmen dönmez! (11 Mart 2014 - Salı)
İsyan (10 Mart 2014 - Pazartesi)
Bu nasıl bir nesil? (07 Mart 2014 - Cuma)
Şehirleş-me ve Kırıkkale(1) (05 Mart 2014 - Çarşamba)
Gelin canlar bir olalım (04 Mart 2014 - Salı)
Pekdoğan bir geleneğin öncüsü oldu (03 Mart 2014 - Pazartesi)
Kendimi bildim bileli (26 Şubat 2014 - Çarşamba)
Gırıggaleli olabilmek (24 Şubat 2014 - Pazartesi)
Listeler, adaylar… Ve seçimmmmm! (21 Şubat 2014 - Cuma)
Demokrasilerde de krallar vardır! (20 Şubat 2014 - Perşembe)
Nasibini başka kapıda arama! (19 Şubat 2014 - Çarşamba)
Benim polisim işini bilir” diyorlar! (17 Şubat 2014 - Pazartesi)
Ticaret Odası’nın önemini anlayabilmek… (15 Şubat 2014 - Cumartesi)
Peki, asanlara bir şey yapacak mısınız? (13 Şubat 2014 - Perşembe)
Sen bir Türk’sün (12 Şubat 2014 - Çarşamba)
Tele-fon (11 Şubat 2014 - Salı)
Sil… Yaz… Sil… Yaz… Sil… Yaz… (08 Şubat 2014 - Cumartesi)
Kadınları programına alan ilk aday… (07 Şubat 2014 - Cuma)
Bir Zamanlar Anadolu’da (06 Şubat 2014 - Perşembe)
Ulusal düzeyde yerel kalabilmek… (03 Şubat 2014 - Pazartesi)
Pekdoğan’dan ilk bomba (01 Şubat 2014 - Cumartesi)
PKK’ya hâlâ mı yol verilecek? (28 Ocak 2014 - Salı)
Yüksek İhtisas’a nazar mı değdi? (27 Ocak 2014 - Pazartesi)
Elektrik faturalarına dikkat edin (24 Ocak 2014 - Cuma)
Kuyruk acınız mı var, evlat acınız mı? (22 Ocak 2014 - Çarşamba)
Yaşasın! Bölgecilik ölüyor (20 Ocak 2014 - Pazartesi)
Olmaz değil mi? (15 Ocak 2014 - Çarşamba)
Bitkilerle tedavi ne kadar sağlıklı? (1) (13 Ocak 2014 - Pazartesi)
Şişedeki “Türk” kime dokundu? (11 Ocak 2014 - Cumartesi)
Kadri Bey Ankara’ya yakışır (10 Ocak 2014 - Cuma)
Paralelizm (09 Ocak 2014 - Perşembe)
Engin Alan da çıkacak mı? (08 Ocak 2014 - Çarşamba)
Alo 147… (07 Ocak 2014 - Salı)
Birazcık “ufuk” istiyorum, çok mu? (06 Ocak 2014 - Pazartesi)
Haydi, “Kar Duası”na çıkalım! (04 Ocak 2014 - Cumartesi)
“Kardeşlik”!.. Kimin için? (03 Ocak 2014 - Cuma)
Dileğim o ki… (02 Ocak 2014 - Perşembe)
Yeni Yıla nasıl başlarsanız… (01 Ocak 2014 - Çarşamba)
“Noel Baba”nın geyikleri!!! (31 Aralık 2013 - Salı)
Madem dansözsün, bari tarzın olsun! (28 Aralık 2013 - Cumartesi)
Şeytan ayrıntıda gizlidir (27 Aralık 2013 - Cuma)
Siyasi konsomatrislik ve dansözler (26 Aralık 2013 - Perşembe)
Her yerde “şehit”, TRT’de “ölü”! (25 Aralık 2013 - Çarşamba)
Artık ne duamsın ne de bedduam” (24 Aralık 2013 - Salı)
Her şey “Şah”ı korumak içindir! (23 Aralık 2013 - Pazartesi)
Benim evimde de ayakkabı kutuları var! (21 Aralık 2013 - Cumartesi)
Yüksekova pilot bölge(ymiş)!!! (21 Aralık 2013 - Cumartesi)
Emin olun, herkesin ihtiyacı olabilir! (19 Aralık 2013 - Perşembe)
Biz ne bilek beyim… (18 Aralık 2013 - Çarşamba)
Kırıkkale’nin üstündeki kara bulutlar (17 Aralık 2013 - Salı)
“Gelin, hep birlikte Kırıkkaleli olalım!” (16 Aralık 2013 - Pazartesi)
Düşmeye gör! (14 Aralık 2013 - Cumartesi)
Çocuk mu yetiştiriyoruz?.. Yoksa? (12 Aralık 2013 - Perşembe)
Engellilerden özür dilensin (11 Aralık 2013 - Çarşamba)
Turqchemiz can cheqishiyor!!! (10 Aralık 2013 - Salı)
Kırıkkale’min sessiz çığlığı! (09 Aralık 2013 - Pazartesi)
El insaf… (07 Aralık 2013 - Cumartesi)
Siz vatandaşı “sevmii” misiniz? (05 Aralık 2013 - Perşembe)
Le-le-le Pe Ge (03 Aralık 2013 - Salı)
“Onlar bu dilden anlar!” (03 Aralık 2013 - Salı)
“… Devam” mı? (02 Aralık 2013 - Pazartesi)
“Demo-krasi” Paradoksu (30 Kasım 2013 - Cumartesi)
Söyleme sırrını dostuna… (29 Kasım 2013 - Cuma)
Şimdi de sıra “devletin sır”rında mı? (28 Kasım 2013 - Perşembe)
Yollar biter mi? (27 Kasım 2013 - Çarşamba)
Bir eğitim sistemi masalı… (26 Kasım 2013 - Salı)
Öğretmenlerle ne alıp veremediğiniz var? (25 Kasım 2013 - Pazartesi)
Ben bir öğretmenim (23 Kasım 2013 - Cumartesi)
Ülkemizde öğretmenin hali belli! (22 Kasım 2013 - Cuma)
İki hikâye, bir ders! (21 Kasım 2013 - Perşembe)
Ben mi daha garibanım, yoksa… (20 Kasım 2013 - Çarşamba)
Bilesin! (18 Kasım 2013 - Pazartesi)
“Özlediğimiz tablo” bu muydu sahi? (17 Kasım 2013 - Pazar)
“Şeytanca” hayat sürenlere… (15 Kasım 2013 - Cuma)
Yine Kırıkkale, yine yollar (14 Kasım 2013 - Perşembe)
İyi ki böyle bir valimiz yok! (13 Kasım 2013 - Çarşamba)
Kırıkkale’nin Şifresi: 381(!!!) (12 Kasım 2013 - Salı)
Ne mutlu TÜRKÜM DEMEYENE! (11 Kasım 2013 - Pazartesi)
Ata’ya Açık Mektup (11 Kasım 2013 - Pazartesi)
Atatürk’ü “Atatürksüz” anmak! (08 Kasım 2013 - Cuma)
Bayrağın yanında sallanan Baydemir (06 Kasım 2013 - Çarşamba)
Öyle ya, öğretmenler zaten çok kazanıyor! (06 Kasım 2013 - Çarşamba)
İlk hamle MHP’den (04 Kasım 2013 - Pazartesi)
Ahmet Kaya… Neresini boyarsan boya! (01 Kasım 2013 - Cuma)
Türkiye bir türküdür… (31 Ekim 2013 - Perşembe)
Çatlasanız da patlasanız da… (30 Ekim 2013 - Çarşamba)
Irkçılık ve Bölücülük (1) (28 Ekim 2013 - Pazartesi)
Çocuk mu yetiştiriyoruz?.. Yoksa? (25 Ekim 2013 - Cuma)
Turqchemiz can cheqishiyor!!! (24 Ekim 2013 - Perşembe)
Aynalara hapsolan nesil (23 Ekim 2013 - Çarşamba)
Kaşınana kaşağı gerek (13 Ekim 2013 - Pazar)
Kürtlerle eşit haklar istiyorum… (11 Ekim 2013 - Cuma)
Bir Belçikalı kadar TÜRK olamayanlara... (07 Ekim 2013 - Pazartesi)
Fıkra gibi ülke!!! (05 Ekim 2013 - Cumartesi)
Bu da üüüüççççççç! (03 Ekim 2013 - Perşembe)
Sen rahat uyu Karl Marks! (02 Ekim 2013 - Çarşamba)
Bu ülkede “Aydın”lar hâlâ sorun (30 Eylül 2013 - Pazartesi)
“Yalan Dünya”dan “Yolcu”luk (28 Eylül 2013 - Cumartesi)
Bu benim TÜRKİYE’m değil! (27 Eylül 2013 - Cuma)
Seni seviyor(muy)uz Polyanna! (25 Eylül 2013 - Çarşamba)
Toplum kanserini yayan diziler (24 Eylül 2013 - Salı)
Ekmeğimizle oynamayın artık! (22 Eylül 2013 - Pazar)
Medenî(!) Avrupa (20 Eylül 2013 - Cuma)
Taklitlerimizden sakınınız! (20 Eylül 2013 - Cuma)
Kırıkkale de mi “batıya, hep batıya…” (19 Eylül 2013 - Perşembe)
Pazarcı usulü “paket”leme (18 Eylül 2013 - Çarşamba)
Ezilen Türkler Müslüman değil mi? (14 Eylül 2013 - Cumartesi)
Kanunlar önünde herkes eşitti(r) (13 Eylül 2013 - Cuma)
12 Eylül sömürücülere!!! (12 Eylül 2013 - Perşembe)
Nemelazımcılar uyansın diye! (09 Eylül 2013 - Pazartesi)
Bu ne hırstır Yarabbi! (07 Eylül 2013 - Cumartesi)
Atlar, ne asil canlılar (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
“Gozel Ğırığğalem benim” (04 Eylül 2013 - Çarşamba)
TRT’de neler oluyor? (01 Eylül 2013 - Pazar)
Ağustos… (31 Ağustos 2013 - Cumartesi)
Bir “atan(ama)manın” anatomisi (29 Ağustos 2013 - Perşembe)
Yine n’oluyoruz Allah aşkına? (27 Ağustos 2013 - Salı)
Ah Kırıkkale’m, vah Kırıkkale’m! (26 Ağustos 2013 - Pazartesi)
Kadransız saatin akrep ve yelkovanı (24 Ağustos 2013 - Cumartesi)
17 Ağustos 1989 (18 Ağustos 2013 - Pazar)
Memura “Messi” çalımı (17 Ağustos 2013 - Cumartesi)
Horozu çok olan köyün… (16 Ağustos 2013 - Cuma)
Mağrurlanma Padişahım… (15 Ağustos 2013 - Perşembe)
"Bayramlar Bayram Ola" (07 Ağustos 2013 - Çarşamba)
Keskin’den bir “Ulugölge” geçti (06 Ağustos 2013 - Salı)
Biat ve Riayet mi? Kulluk ve Kölelik mi? (05 Ağustos 2013 - Pazartesi)
Sınav Ücretleri ve Öğretmenlerin Durumu (01 Ağustos 2013 - Perşembe)
Kırıkkalespor bu şehrin şerefidir (31 Temmuz 2013 - Çarşamba)
Ülkücü Camia omuz omuza (30 Temmuz 2013 - Salı)
Asıl Deccal kim? (29 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Sigara Öldürür (27 Temmuz 2013 - Cumartesi)
“Turistimiz bol olsun!..” Âmin! (26 Temmuz 2013 - Cuma)
YKP (Yediği Kaba Pisletenler) (24 Temmuz 2013 - Çarşamba)
Barış denilen şey bu muymuş? (23 Temmuz 2013 - Salı)
“Çocuk Kilidi” koymak gerek! (22 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Kim kimi ötekileştiriyormuş? (15 Temmuz 2013 - Pazartesi)
Gel… gel… acımayacak!.. (06 Temmuz 2013 - Cumartesi)
Beşir Bey Veli Bey’i sildi mi? (03 Temmuz 2013 - Çarşamba)
Tabela özürlüyüz! (01 Temmuz 2013 - Pazartesi)
“Dizi”verin bizi (29 Haziran 2013 - Cumartesi)
Hani bir AB masalı vardı ya… (27 Haziran 2013 - Perşembe)
Hendek (26 Haziran 2013 - Çarşamba)
… Bu arada, teröristler neler yapıyor? (26 Haziran 2013 - Çarşamba)
Türkiye`de köşe yazarı olmak... (26 Haziran 2013 - Çarşamba)
Oy hırsızlığına son! (26 Haziran 2013 - Çarşamba)
Kırıkkale?de düğün, salonlara sığmaz! (19 Haziran 2013 - Çarşamba)
Gezi Parkı Olayları ve Türk Bayrağı (19 Haziran 2013 - Çarşamba)
?Baş, Kuyruk, Bekçi? Meselesi (18 Haziran 2013 - Salı)
?Onuncu köye? doğru? (15 Haziran 2013 - Cumartesi)
Oh? Öğretmenler yine tatile giriyor! (14 Haziran 2013 - Cuma)
28 Şubat?ı düşünüyorum, gözlerim kapalı? (13 Haziran 2013 - Perşembe)
Eller giderken Ay?a? (10 Haziran 2013 - Pazartesi)
"Aile?ye sahip çıkmak gerek (09 Haziran 2013 - Pazar)
Manzarası deniz mi, orman mı? (07 Haziran 2013 - Cuma)
Polis izin verdi diye mi?.. (2) (05 Haziran 2013 - Çarşamba)
Polis izin verdi diye mi?.. (1) (04 Haziran 2013 - Salı)
?Çevre bize Allah?ın emanetidir? (03 Haziran 2013 - Pazartesi)
?Kemal?-izm (01 Haziran 2013 - Cumartesi)
Şehirleş-me ve Kırıkkale(2) (31 Mayıs 2013 - Cuma)
Şehirleş-me ve Kırıkkale(1) (30 Mayıs 2013 - Perşembe)
Bu şehr-i stanbul ki (29 Mayıs 2013 - Çarşamba)
?Seyyah-ı Fakir?i Anmak? (27 Mayıs 2013 - Pazartesi)
?Ek iş yaparken ölmek? serbest mi? (27 Mayıs 2013 - Pazartesi)
Hasta ettin bizi Skype! (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Bir başkadır boz toprağın yeşili (24 Mayıs 2013 - Cuma)
Emanetin sırrı gizli (20 Mayıs 2013 - Pazartesi)
Değerlere sahip çıkılmalı (18 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Fasulyenin nimetliği! (17 Mayıs 2013 - Cuma)
Gidişiniz olsun da dönüşünüz olmasın! (15 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Bataklıktan Kurtulmanın Yolları (15 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Hizmetlilik ?in?, öğretmenlik ?out? (13 Mayıs 2013 - Pazartesi)
Reklamla Kandırılmak (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
?Castin? kavurdun ortalığı (07 Mayıs 2013 - Salı)
Ava giden avlanır! (Bir ?Belçika? masalı) (06 Mayıs 2013 - Pazartesi)
Yorumun yorumu! (01 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Anayasa kime göre hazırlanacak? (30 Nisan 2013 - Salı)
Ne çekti be Türkiyem? Ne çektiii? (27 Nisan 2013 - Cumartesi)
Türk Bayrağı asmak suç mu? (2) (23 Nisan 2013 - Salı)
Türk Bayrağı asmak suç mu? (1) (22 Nisan 2013 - Pazartesi)
?Yiyin efendiler yiyin? (19 Nisan 2013 - Cuma)
?Baskın, Ora?n?a dikkat! (18 Nisan 2013 - Perşembe)
Ver-gi(tsin ülkeden)! (16 Nisan 2013 - Salı)
El insaf? (15 Nisan 2013 - Pazartesi)
?Milli? değil, ?Millî? Eğitim (11 Nisan 2013 - Perşembe)
?Kim-lik? (10 Nisan 2013 - Çarşamba)
İlk ?âkil? proje: Andımız kalksın! (09 Nisan 2013 - Salı)
?Âkıl? mı, ?Âkil? mi? (06 Nisan 2013 - Cumartesi)
Her 4 Nisan?da gökler ağlıyor (05 Nisan 2013 - Cuma)
Milletine adanmış bir ömür (04 Nisan 2013 - Perşembe)
Öğretmene limon sattırmamak gerek (01 Nisan 2013 - Pazartesi)
Kırıkkale?de Çölleşme Belirtileri (30 Mart 2013 - Cumartesi)
N-e m-u-t-l-u T-ü-r-k-ü-m d-i-y-e-n-e (28 Mart 2013 - Perşembe)
Diyarbakır Türkiye değil mi? (26 Mart 2013 - Salı)
Bir yiğit devlet adamı harcanıyor (24 Mart 2013 - Pazar)
Eşeğin gölgesi (23 Mart 2013 - Cumartesi)
Yine de ümitvar olmak istiyorum (22 Mart 2013 - Cuma)
Suriye Kürtlere mi teslim edilecek? (20 Mart 2013 - Çarşamba)
Şehitlerin kemikleri sızlarken (18 Mart 2013 - Pazartesi)
Kurt ile Köpeğin Hikayesi-1 (13 Mart 2013 - Çarşamba)
Ben Halep?i göremeden? (12 Mart 2013 - Salı)
Çocuk mu yetiştiriyoruz?.. Yoksa!!! (10 Mart 2013 - Pazar)
Terör de mi sivilleşiyor? (09 Mart 2013 - Cumartesi)
8 Mart, ?Türk? Kadınları?na kutlu olsun (07 Mart 2013 - Perşembe)
İstila Kabul Edilemez(2) (07 Mart 2013 - Perşembe)
İstila Kabul Edilemez(1) (05 Mart 2013 - Salı)
Bizi Bağlayan Hangi Anayasa? (2) (04 Mart 2013 - Pazartesi)
Bizi Bağlayan Hangi Anayasa? (1) (03 Mart 2013 - Pazar)
Toplum Kanseri (02 Mart 2013 - Cumartesi)
İnsanlar deneme tahtası mı? (01 Mart 2013 - Cuma)
Tarih tekerrürden mi ibarettir?(3) (28 Şubat 2013 - Perşembe)
Tarih tekerrürden mi ibarettir?(2) (26 Şubat 2013 - Salı)
Tarih tekerrürden mi ibarettir?(1) (25 Şubat 2013 - Pazartesi)
Bu yazıya nasıl bir başlık konulur ki? (25 Şubat 2013 - Pazartesi)
Reklâmla Kandırılmak (22 Şubat 2013 - Cuma)
Benim başım kel(mi)? (22 Şubat 2013 - Cuma)
Cinimden Üç Dileğim (19 Şubat 2013 - Salı)
Ya ?söv? ya terket! (18 Şubat 2013 - Pazartesi)
Bizim turistimiz neden olmasın? (14 Şubat 2013 - Perşembe)
?Demokrasi? Paradoksu (14 Şubat 2013 - Perşembe)
Yetki, sorumluluk, karakter (12 Şubat 2013 - Salı)
Kimin çizgisi daha kırmızı? (10 Şubat 2013 - Pazar)
Daha güzel bir Kırıkkale için(5) (08 Şubat 2013 - Cuma)
Daha güzel bir Kırıkkale için(4) (08 Şubat 2013 - Cuma)
Daha güzel bir Kırıkkale için(3) (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Daha güzel bir Kırıkkale için(2) (06 Şubat 2013 - Çarşamba)
Daha güzel bir Kırıkkale için(1) (04 Şubat 2013 - Pazartesi)
8 yıldır, Hak için halkla (03 Şubat 2013 - Pazar)
Türkiye Cumhuriyeti yıkılırsa? (02 Şubat 2013 - Cumartesi)
CHP?nin kimlik bunalımı (01 Şubat 2013 - Cuma)
Türkiye uçuyor, Kırıkkale düşüyor (31 Ocak 2013 - Perşembe)
Kürt değil, Türk Meselesi (29 Ocak 2013 - Salı)
Gerçekten kabinenin en iyi bakanıymış (28 Ocak 2013 - Pazartesi)
Kabinenin en iyi bakanı gitti! (26 Ocak 2013 - Cumartesi)
Yok devenin MEKAP?ı (24 Ocak 2013 - Perşembe)
Sen salla başını ben bilirim işimi-(iki) (23 Ocak 2013 - Çarşamba)
Bu da şehit babasının mektubu? (19 Ocak 2013 - Cumartesi)
?Türkiyelilik? bu m?ola? (18 Ocak 2013 - Cuma)
Sanal Bağımlılığa Dikkat (17 Ocak 2013 - Perşembe)
Millet Bir Coşarsa? (16 Ocak 2013 - Çarşamba)
El-Si-Di (14 Ocak 2013 - Pazartesi)
Barış da ne oliyy aga? (13 Ocak 2013 - Pazar)
Şehitten sevdiğine mektup(3) (12 Ocak 2013 - Cumartesi)
Şehitten sevdiğine mektup(2) (11 Ocak 2013 - Cuma)
Şehitten sevdiğine mektup(1) (10 Ocak 2013 - Perşembe)
Mutluyum? Mutlusun? Mutlu? (muyuz?) (08 Ocak 2013 - Salı)
Ey Türk, sus ve her şeyi sineye çek! (07 Ocak 2013 - Pazartesi)
İlk defa Veli Başkanla hemfikirim (05 Ocak 2013 - Cumartesi)
Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe (04 Ocak 2013 - Cuma)
Mustafa Pehlivanoğlu?nun ?Amentü?sü (03 Ocak 2013 - Perşembe)
50 yıllık temiz enerji: Aytemiz (02 Ocak 2013 - Çarşamba)
Yine kopmadı kıyamet (Yeni yıla merhaba) (31 Aralık 2012 - Pazartesi)
Uludere?ye yakılan ağıtlar? (29 Aralık 2012 - Cumartesi)
Bugün de ölmedim? (22 Aralık 2012 - Cumartesi)
Vatanını en çok seven... (3) (20 Aralık 2012 - Perşembe)
Vatanını en çok seven... (2) (19 Aralık 2012 - Çarşamba)
Vatanını en çok seven... (1) (18 Aralık 2012 - Salı)
Mazgal mı, tuzaklama mı? (16 Aralık 2012 - Pazar)
Emir nerden Bay Altan? (15 Aralık 2012 - Cumartesi)
Besle kargayı? (14 Aralık 2012 - Cuma)
Kafanıza Özbek kadar taş düşsün (12 Aralık 2012 - Çarşamba)
Oyuna dikkat! (11 Aralık 2012 - Salı)
Öyle bir geçmiş ki!.. (04 Aralık 2012 - Salı)
Fıkra gibi şehir (30 Kasım 2012 - Cuma)
Öğrenciler tamam? Ya öğretmenler? (29 Kasım 2012 - Perşembe)
Batı ne verdi, Doğu ne aldı?(3) (27 Kasım 2012 - Salı)
Batı ne verdi, Doğu ne aldı?(2) (27 Kasım 2012 - Salı)
Batı ne verdi, Doğu ne aldı?(1) (26 Kasım 2012 - Pazartesi)
Öğretmenler de ne iş yapıyor ki sanki!!! (24 Kasım 2012 - Cumartesi)
Kaçakçılık konusunda bilinçsiziz (22 Kasım 2012 - Perşembe)
Dünyada öğretmen, Türkiye?de öğretmen (22 Kasım 2012 - Perşembe)
Terörün zafer çığlıkları (21 Kasım 2012 - Çarşamba)
Nemelazımcılar, sözüm sizlere! (20 Kasım 2012 - Salı)
Hangimiz daha gariban? (19 Kasım 2012 - Pazartesi)
Kırıkkale?de gündemi yazmak (17 Kasım 2012 - Cumartesi)
Kırıkkale?nin en büyük eksiği (16 Kasım 2012 - Cuma)
330 bin Lira?m olsaydı? (15 Kasım 2012 - Perşembe)
Gökten göğe kadar (12 Kasım 2012 - Pazartesi)
Bol parantezli bir yazı (11 Kasım 2012 - Pazar)
İleri görüşlülük başa bela! (09 Kasım 2012 - Cuma)
Memur Sendikaları ne iş yapar? (09 Kasım 2012 - Cuma)
Hassasiyetinize hayran kaldım! (07 Kasım 2012 - Çarşamba)
Bu nasıl bir ?dönüştür? Mümtaz?er? (06 Kasım 2012 - Salı)
BDP?lilerin arkasındayım! (06 Kasım 2012 - Salı)
Yol (04 Kasım 2012 - Pazar)
Ülkemin ?Aydın?lık Sorunu (03 Kasım 2012 - Cumartesi)
Silahlara Veda (etmek gerekmez mi?) (01 Kasım 2012 - Perşembe)
Onlara şapur şupur; ya bize? (30 Ekim 2012 - Salı)
Medeniyetler Beşiği Kırıkkale (24 Ekim 2012 - Çarşamba)
Veli Bey yeniden aday mı? (21 Ekim 2012 - Pazar)
18 yaşında seçilirse? (19 Ekim 2012 - Cuma)
Asıl zulüm Doğu Türkistan?da (18 Ekim 2012 - Perşembe)
Tiyatro sahnesi değil, TBMM! (2) (17 Ekim 2012 - Çarşamba)
Tiyatro sahnesi değil, TBMM! (1) (17 Ekim 2012 - Çarşamba)
Yüzüklerin Efendisi(!) Obama (2) (16 Ekim 2012 - Salı)
Yüzüklerin Efendisi(!) Obama (1) (14 Ekim 2012 - Pazar)
Kırıkkale il olalı 23 yıl oldu (12 Ekim 2012 - Cuma)
Eceli gelen PKK okullara saldırır (11 Ekim 2012 - Perşembe)
NATO?nun Türkiye?yi savunma planı (10 Ekim 2012 - Çarşamba)
Bomba gibiyiz maşallah(!) (07 Ekim 2012 - Pazar)
Fikir hürriyeti, cüret, saygısızlık (06 Ekim 2012 - Cumartesi)
?Mono?lojik ?Diya?loglar (05 Ekim 2012 - Cuma)
Kılavuzu karga olanın? (02 Ekim 2012 - Salı)
?Kafatasçılar, terbiyesizler? (30 Eylül 2012 - Pazar)
TDK?dan argo açılımı (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
?Yalan Dünya?dan ?Yolcu?luk (27 Eylül 2012 - Perşembe)
Senin neyine otomobil sahibi olmak (26 Eylül 2012 - Çarşamba)
Kürt sorununu çözdük(!!!) (24 Eylül 2012 - Pazartesi)
Koru-ma (23 Eylül 2012 - Pazar)
16 celse duruşma cezası(2) (22 Eylül 2012 - Cumartesi)
16 celse duruşma cezası(1) (21 Eylül 2012 - Cuma)
Bu mudur? (19 Eylül 2012 - Çarşamba)
Hooop dayı, ağır ol! (19 Eylül 2012 - Çarşamba)
Acı ama gerçek! (17 Eylül 2012 - Pazartesi)
Katil Amerika! Zoruna mı gitti? (13 Eylül 2012 - Perşembe)
El mi yaman, bey mi? (13 Eylül 2012 - Perşembe)
Kaş yapayım derken? (10 Eylül 2012 - Pazartesi)
Koyun can derdinde? Ya kasap? (09 Eylül 2012 - Pazar)
Ciğer acısını bilir misiniz? (08 Eylül 2012 - Cumartesi)
Hadi bunu da yazmayın (07 Eylül 2012 - Cuma)
Gül ?dökecağam? yollarına (06 Eylül 2012 - Perşembe)
Çocuğu için PKK?lı olmak! (05 Eylül 2012 - Çarşamba)
Marmarisli Selahi ve M. Akif (2) (04 Eylül 2012 - Salı)
Marmarisli Selahi ve M. Akif (1) (03 Eylül 2012 - Pazartesi)
Atatürk?ün 89 yıl önce gördüğü (01 Eylül 2012 - Cumartesi)
Fil iken ceylan olmak (31 Ağustos 2012 - Cuma)
Ağustos... (30 Ağustos 2012 - Perşembe)
(4+4+4)=(4-4-4) (29 Ağustos 2012 - Çarşamba)
Daha niye susuyorsun? (28 Ağustos 2012 - Salı)
Vatan sevgisi imandandır! (27 Ağustos 2012 - Pazartesi)
Şerefli mesleğin şerefsizleri (25 Ağustos 2012 - Cumartesi)
On şehitten kime ne? (24 Ağustos 2012 - Cuma)
Asıl ihanet (23 Ağustos 2012 - Perşembe)
Sağduyulu olmak! (22 Ağustos 2012 - Çarşamba)
?Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!? (18 Ağustos 2012 - Cumartesi)
17 Ağus-tosssss (17 Ağustos 2012 - Cuma)
Hoş geldin(!) PKK?nın yeni sözcüsü (16 Ağustos 2012 - Perşembe)
"Birkaç Mehmet? kaç ?gerilla? eder? (15 Ağustos 2012 - Çarşamba)
Kürtler aslında ne istiyor? (14 Ağustos 2012 - Salı)
Uyan Kırıkkale! (13 Ağustos 2012 - Pazartesi)
Evdeki bulgur gidecek! (11 Ağustos 2012 - Cumartesi)
Aynı tas aynı hamam (10 Ağustos 2012 - Cuma)
Bir azim öyküsü: Bahattin Akyön (15 Temmuz 2012 - Pazar)
İkiyüzlü medya (13 Temmuz 2012 - Cuma)
İşte bunu yapmayacaktın Esad! (09 Temmuz 2012 - Pazartesi)
Sen salla başını, ben bilirim işimi (08 Temmuz 2012 - Pazar)
Amerikan oyununa dikkat! (02 Temmuz 2012 - Pazartesi)
Hep garibanlar mı şehit olur? (30 Haziran 2012 - Cumartesi)
Yaz günü ?kola? keyfi(!) (29 Haziran 2012 - Cuma)
Bismil-lah (28 Haziran 2012 - Perşembe)
İmralı ve Kandil (26 Haziran 2012 - Salı)
Elin zürriyetine güvenip de?(2) (25 Haziran 2012 - Pazartesi)
Elin zürriyetine güvenip de?(1) (25 Haziran 2012 - Pazartesi)
İsyanım dağları aştı (23 Haziran 2012 - Cumartesi)
Haberiniz var mı? (22 Haziran 2012 - Cuma)
Bir İnönü, bir de? (18 Haziran 2012 - Pazartesi)
Ey Türk Milleti! (18 Haziran 2012 - Pazartesi)
Çocuklar, internet ve şiddet (16 Haziran 2012 - Cumartesi)
Ermeni dostlarımızın(!) istekleri bitmiyor (14 Haziran 2012 - Perşembe)
Belediye çalışıyor (13 Haziran 2012 - Çarşamba)
Sana benim gözümle bakmayanın? (11 Haziran 2012 - Pazartesi)
Hâlâ farkına varamayanlar (11 Haziran 2012 - Pazartesi)
Kırıkkale bir sanat şehridir (09 Haziran 2012 - Cumartesi)
Bir Zamanlar Anadolu?da (07 Haziran 2012 - Perşembe)
Olimpiyat Türkçe, dil neden Kürtçe? (06 Haziran 2012 - Çarşamba)
Sen bir Türk?sün (05 Haziran 2012 - Salı)
İşine gelmezse cani? (04 Haziran 2012 - Pazartesi)
Yerli sermaye küçük düşünüyor (03 Haziran 2012 - Pazar)
Kırıkkale uyuma, kültürüne sahip çık! (02 Haziran 2012 - Cumartesi)
Nemelazımcılar, sözüm sizlere! (01 Haziran 2012 - Cuma)
Oğlum bak git! (30 Mayıs 2012 - Çarşamba)
Allah kurtarsın! (29 Mayıs 2012 - Salı)
Kaybolan fetih ruhu (29 Mayıs 2012 - Salı)
Çalışanlar birbirine düşmemeli (27 Mayıs 2012 - Pazar)
Grev yapan memura ceza verilebilir mi? (1) (24 Mayıs 2012 - Perşembe)
Karıncayı incitmeden? (23 Mayıs 2012 - Çarşamba)
Düğün salonları kulakları sağır eder (21 Mayıs 2012 - Pazartesi)
Şehidin Destanı (19 Mayıs 2012 - Cumartesi)
Ne Mutlu Türk?üm Diyene (18 Mayıs 2012 - Cuma)
Toplumu ele geçirmek (16 Mayıs 2012 - Çarşamba)
Ben susuyum, Levent Kırca konuşsun! (15 Mayıs 2012 - Salı)
Çocuğum hangi okula gidecek? (15 Mayıs 2012 - Salı)
Baharda bir başkadır Kırıkkale (14 Mayıs 2012 - Pazartesi)
Kobay öğretmenler (12 Mayıs 2012 - Cumartesi)
28 Şubat kimleri hedefledi? (09 Mayıs 2012 - Çarşamba)
Tek dil faşizan, tek din anti laik (08 Mayıs 2012 - Salı)
Yeşil-Mavi o kadar uzak değil (07 Mayıs 2012 - Pazartesi)
Sütten ağzı yanana, ayran! (05 Mayıs 2012 - Cumartesi)
Çileli millet (04 Mayıs 2012 - Cuma)
TSK zammının iç yüzü (2) (03 Mayıs 2012 - Perşembe)
TSK zammının iç yüzü (1) (01 Mayıs 2012 - Salı)
Dinlenerek, gezerek, eğlenerek eğitim (30 Nisan 2012 - Pazartesi)
Yerel Medyanın Gücü (26 Nisan 2012 - Perşembe)
TÜRKİYE?DE KİMLER DARBE YAPAR? (1) (24 Nisan 2012 - Salı)
Eğitimde Kırşehir mucizesi (22 Nisan 2012 - Pazar)
Mütedeyyin asker (20 Nisan 2012 - Cuma)
Öğretmene verilen değer (19 Nisan 2012 - Perşembe)
Bir keman, bir bağlama, bir davul? (17 Nisan 2012 - Salı)
Üçe bir (17 Nisan 2012 - Salı)
Çalışmamanın mazereti var mı ki? (16 Nisan 2012 - Pazartesi)
Hırsıza teşvik! (14 Nisan 2012 - Cumartesi)
Teşvik sıramız yeterli mi? (11 Nisan 2012 - Çarşamba)
Şerefsiz? (10 Nisan 2012 - Salı)
Engellilerden özür dilenmeli (08 Nisan 2012 - Pazar)
Siyasi düşüncemden sana ne! (07 Nisan 2012 - Cumartesi)
Barzani?nin mayası (06 Nisan 2012 - Cuma)
İhtilalı yargılamak mı? (05 Nisan 2012 - Perşembe)
4 Nisan 1997 (03 Nisan 2012 - Salı)
Belalı belde: Hacılar! (02 Nisan 2012 - Pazartesi)
Yeteneklerimizin farkında mıyız? (01 Nisan 2012 - Pazar)
Sevgiy(l)e doğmak (29 Mart 2012 - Perşembe)
Tehditlere bırakılan pabuçlar (28 Mart 2012 - Çarşamba)
Çözülmenin şifresi: Uludere (27 Mart 2012 - Salı)
Dünya fırıldak olmuş (26 Mart 2012 - Pazartesi)
Has? vekil! (26 Mart 2012 - Pazartesi)
Ellerin yurdunda çiçek açarken? (22 Mart 2012 - Perşembe)
Sükût ikrardan gelir (22 Mart 2012 - Perşembe)
Nevruz Bay-ramı (20 Mart 2012 - Salı)
Suriye Türklerinin kılına zarar gelirse? (19 Mart 2012 - Pazartesi)
Şehitler ölür (mü)? (19 Mart 2012 - Pazartesi)
Bir acayip nesil (16 Mart 2012 - Cuma)
İmralı-Silivri (16 Mart 2012 - Cuma)
Yeni eğitim sistemi (2) (13 Mart 2012 - Salı)
Yeni eğitim sistemi (1) (13 Mart 2012 - Salı)
Hafızası alınan şehir (12 Mart 2012 - Pazartesi)
Yağmur sonrası hüzünler durağı (09 Mart 2012 - Cuma)
EnerjiSa Çarpması (09 Mart 2012 - Cuma)
Ruhsuz ?Fetih? (07 Mart 2012 - Çarşamba)
Çok salak gördüm de? (06 Mart 2012 - Salı)
Ankara?da patlama, Diyarbakır?da bayrak (05 Mart 2012 - Pazartesi)
Kemik (01 Mart 2012 - Perşembe)
Bir gece ansızın gelebiliriz (01 Mart 2012 - Perşembe)
Türk?ün sitem hakkı da mı yok? (28 Şubat 2012 - Salı)
Geleneksel aile kavramına vurulan balta (27 Şubat 2012 - Pazartesi)
Ölü diri bitti, sıra kime geldi? (27 Şubat 2012 - Pazartesi)
Eurovision?da gözle görünmeyenler (24 Şubat 2012 - Cuma)
Atatürk?ün büstüne de tahammül kalmadı (23 Şubat 2012 - Perşembe)
Bartholomeos kadar olamayanlar (22 Şubat 2012 - Çarşamba)
?Özel Okullar? nasıl olmalı? (21 Şubat 2012 - Salı)
Sen de mi ?Türkiye?? (21 Şubat 2012 - Salı)
Millî Eğitim Müdürümüzle yarım saat (20 Şubat 2012 - Pazartesi)
?Devlet?siz devlet kurumları (16 Şubat 2012 - Perşembe)
Kırıkkale sokakları (15 Şubat 2012 - Çarşamba)
Sen de olmasan Aziz Valentine? (15 Şubat 2012 - Çarşamba)
Çocuğun adı Ernesto (13 Şubat 2012 - Pazartesi)
Devlet şeffaf olabilir mi? (12 Şubat 2012 - Pazar)
Merhem sürüyorsan iyi hoş da? (11 Şubat 2012 - Cumartesi)
Güzel ve etkileyici konuşmak (10 Şubat 2012 - Cuma)
Atatürk?ün gölgesi (08 Şubat 2012 - Çarşamba)
Velev ki Atatürk imzaladı! (08 Şubat 2012 - Çarşamba)
?Gırıggaleli? olabilmek? (06 Şubat 2012 - Pazartesi)
Topuklu Ayakkabılar(2) (06 Şubat 2012 - Pazartesi)
Topuklu Ayakkabılar(1) (03 Şubat 2012 - Cuma)
İki çöküşün anatomisi: (03 Şubat 2012 - Cuma)
Az zamanda çok ve büyük işler (02 Şubat 2012 - Perşembe)
Kıblesini şaşıranlarla bir olanlar (01 Şubat 2012 - Çarşamba)
Diz? üzdü (30 Ocak 2012 - Pazartesi)
Kırıkkale?yi anlatabilmek? (29 Ocak 2012 - Pazar)
İsyanım dağları aştı (27 Ocak 2012 - Cuma)
Millî: ?Out? Güvenlik: Kime ne? (26 Ocak 2012 - Perşembe)
Genç siyasetçilere yol açmak (24 Ocak 2012 - Salı)
Bedava Kırıkkale reklamı (23 Ocak 2012 - Pazartesi)
Ya bu kadar haini? (18 Ocak 2012 - Çarşamba)
Denktaş?ı tanımamak? (17 Ocak 2012 - Salı)
Yiğitlerin uçmağı (16 Ocak 2012 - Pazartesi)
Futbol, siyaset, rant? (14 Ocak 2012 - Cumartesi)
Kurtlar(!) Meclisi (12 Ocak 2012 - Perşembe)
Gırgır? konusu olmanın ciddiyeti! (12 Ocak 2012 - Perşembe)
?Onbaşılar götürsün? (11 Ocak 2012 - Çarşamba)
Kimleri sevindirdik? (07 Ocak 2012 - Cumartesi)
Hakan efendinin vekillikten anladığı? (05 Ocak 2012 - Perşembe)
Sahibi ipi uzatınca? (05 Ocak 2012 - Perşembe)
?Noel Baba?nın geyikleri!!! (02 Ocak 2012 - Pazartesi)
Molotof at, rahatla! (31 Aralık 2011 - Cumartesi)
Yaşasın(!) birinciyiz (30 Aralık 2011 - Cuma)
Ha Kırıkkale ha Türkiye! (28 Aralık 2011 - Çarşamba)
O iş öyle olmaz böyle olur! (28 Aralık 2011 - Çarşamba)
Öyle göze böyle parmak? (27 Aralık 2011 - Salı)
Aynı kaba pisletenler (26 Aralık 2011 - Pazartesi)
Tarihimizle yüzleşmek! (24 Aralık 2011 - Cumartesi)
Sarkozy?nin falcısı (23 Aralık 2011 - Cuma)
Kendi gözündeki merteği göremeyenler! (21 Aralık 2011 - Çarşamba)
Alayına İsyan! (21 Aralık 2011 - Çarşamba)
Yerel medya deyip geçmeyin! (19 Aralık 2011 - Pazartesi)
Herkes kendi işine baksın! (17 Aralık 2011 - Cumartesi)
Sırrı?nın sırrı (15 Aralık 2011 - Perşembe)
Kürsüye bardak koymayın! (14 Aralık 2011 - Çarşamba)
Kadere ipotek konulmaz! (13 Aralık 2011 - Salı)
Cübbeli Ahmet Hoca (12 Aralık 2011 - Pazartesi)
Çıkıverdik Dinek Dağı?n salına (12 Aralık 2011 - Pazartesi)
İzdivacım geldi! (10 Aralık 2011 - Cumartesi)
Eşit(!) işe(!) eşit(!) ücret(!) (09 Aralık 2011 - Cuma)
Değerleri yaşatmak gerek (08 Aralık 2011 - Perşembe)
?Aşura? gecesi ve ilginç bir yazar! (07 Aralık 2011 - Çarşamba)
?Müzakereci Bakandan? malumun ilamı (06 Aralık 2011 - Salı)
İt itin izinden gider! (05 Aralık 2011 - Pazartesi)
?Nuri Abi?den de özür dilemek gerek! (03 Aralık 2011 - Cumartesi)
Hüseynî şehadet, Yezidî ihanet (02 Aralık 2011 - Cuma)
İzmir Caddesi iflah olur mu? (30 Kasım 2011 - Çarşamba)
Özlemişiz Sayın Valim (29 Kasım 2011 - Salı)
Gençlik, dinamizm ve Murat Karakaya (28 Kasım 2011 - Pazartesi)
Bankaların bedelli fırsatçılığı (25 Kasım 2011 - Cuma)
Ben bir öğretmenim (24 Kasım 2011 - Perşembe)
Başka arzunuz, Sayın Metiner? (23 Kasım 2011 - Çarşamba)
Arap, bahar diyedursun? (21 Kasım 2011 - Pazartesi)
Van Depremi ?Balışeyh?i? vurmasın! (21 Kasım 2011 - Pazartesi)
Bize böyle şeylerle gelin (19 Kasım 2011 - Cumartesi)
Ben de ?Vicdani Ret?çiyim! (18 Kasım 2011 - Cuma)
İhanet dur durak bilmiyor! (17 Kasım 2011 - Perşembe)
Dış politika ve Dış Türkler (16 Kasım 2011 - Çarşamba)
Bu Kurtlar Vadisi var ya? (15 Kasım 2011 - Salı)
Van?a gide(meye)n yardımlar (14 Kasım 2011 - Pazartesi)
Bayramlarda Kırıkkale?nin nüfusu (12 Kasım 2011 - Cumartesi)
Mustafa Kemal?i ?Atatürk? yapan? (10 Kasım 2011 - Perşembe)
Üfürükten tayyare? (04 Kasım 2011 - Cuma)
İtiraf, suç duyurusu sayılmaz mı? (03 Kasım 2011 - Perşembe)
Hangisi terör örgütü, hangisi değil? (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Sonunda çıktı ağızdaki bakla (02 Kasım 2011 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanı ?es? geçilir mi? (01 Kasım 2011 - Salı)
Hoş geldin Gülşen Öğretmen? Ve elveda! (31 Ekim 2011 - Pazartesi)
Acı imtihan: Deprem! (29 Ekim 2011 - Cumartesi)
Okuma yazma bilmek! (28 Ekim 2011 - Cuma)
Kürtlere açık mektup(2) (26 Ekim 2011 - Çarşamba)
Kürtlere açık mektup(1) (26 Ekim 2011 - Çarşamba)
Güroymak Norşin olunca? (24 Ekim 2011 - Pazartesi)
?Yeni Asya?nın Avrupa Hastalığı (22 Ekim 2011 - Cumartesi)
Pusula Mutfak (20 Ekim 2011 - Perşembe)
Eller giderken aya? (18 Ekim 2011 - Salı)
Sendikanın müthiş(!) sınav öngörüsü (17 Ekim 2011 - Pazartesi)
Konsolosa diz çöktüren Türk (17 Ekim 2011 - Pazartesi)
Otağlara geri mi dönsek? (14 Ekim 2011 - Cuma)
?Aile?ye sahip çıkmak gerek (13 Ekim 2011 - Perşembe)
Bu park sorunu adamı öldürür (11 Ekim 2011 - Salı)
İsteyen isteyene? (11 Ekim 2011 - Salı)
Çanakkale yolunda bir grup vefakâr insan (10 Ekim 2011 - Pazartesi)
Öğretmenler bombalanıyor(muş)! (08 Ekim 2011 - Cumartesi)
ER MEYDANINDA DEVEKUŞU MİSALİ... (07 Ekim 2011 - Cuma)
?Çözüm? derken? (06 Ekim 2011 - Perşembe)
Yalan yanlış yemin kabul olur mu? (05 Ekim 2011 - Çarşamba)
Yönettiği şehirden nefret edenler! (04 Ekim 2011 - Salı)
Cezaevinden cenaze izni (03 Ekim 2011 - Pazartesi)
Kaçırılan öğretmenlerin ortak noktası (01 Ekim 2011 - Cumartesi)
Milletvekilleri dokunulmaz mıdır? (29 Eylül 2011 - Perşembe)
Kahrolsun PKK! (28 Eylül 2011 - Çarşamba)
MKE?ye personel alımı meselesi(2) (27 Eylül 2011 - Salı)
MKE?ye personel alımı meselesi(1) (26 Eylül 2011 - Pazartesi)
Aşk kadın işidir (24 Eylül 2011 - Cumartesi)
Kim bu adamlar? (23 Eylül 2011 - Cuma)
N?oluyoruz yaaa! (22 Eylül 2011 - Perşembe)
İran PJAK?ı bitirmiş diyorlar? (21 Eylül 2011 - Çarşamba)
Yine eğitim, yine ayar (20 Eylül 2011 - Salı)
Fenerbahçe?ye garezi olanlara? (19 Eylül 2011 - Pazartesi)
Kendimi Bildim Bileli... (17 Eylül 2011 - Cumartesi)
Devlet, Kara Harekâtına; BDP, Apo?ya? (16 Eylül 2011 - Cuma)
Duyduk duymadık demeyiiiiinnnnn? (15 Eylül 2011 - Perşembe)
İran?ın kuyruğu sıkışınca (14 Eylül 2011 - Çarşamba)
11 Eylül ve BOP ?un yeni basamağı (13 Eylül 2011 - Salı)
Kırıkkale?nin ?Çay Ocakları? (12 Eylül 2011 - Pazartesi)
?Gelin canlar bir olalım? (10 Eylül 2011 - Cumartesi)
PKK?nın eylem mekânları (09 Eylül 2011 - Cuma)
Rahmi Pehlivanlı?yı anıyoruz(!) (08 Eylül 2011 - Perşembe)
Üniversite kayıtları ve başörtüsü sorunu (07 Eylül 2011 - Çarşamba)
Şehirleş-me ve Kırıkkale(2) (06 Eylül 2011 - Salı)
Şehirleş-me ve Kırıkkale(1) (05 Eylül 2011 - Pazartesi)
Kırıkkale ve Sanat (03 Eylül 2011 - Cumartesi)
Somali sömürüsü! (02 Eylül 2011 - Cuma)
30 Ağustos: İlahi uyarı! (29 Ağustos 2011 - Pazartesi)
Manzarası deniz mi, orman mı? (27 Ağustos 2011 - Cumartesi)
Dünyayı yeniden yaratamazsınız! (26 Ağustos 2011 - Cuma)
?Nasıl yönetilmeye layıksanız?? (25 Ağustos 2011 - Perşembe)
Teröristi dağda aramak (24 Ağustos 2011 - Çarşamba)
Şanslı(!) Masa (23 Ağustos 2011 - Salı)
?Psikolojik Savaşı? bilmiyor muyuz? (22 Ağustos 2011 - Pazartesi)
17 Ağustos 1989(3) (20 Ağustos 2011 - Cumartesi)
17 Ağustos 1989(2) (19 Ağustos 2011 - Cuma)
17 Ağustos 1989(1) (18 Ağustos 2011 - Perşembe)
Kadransız saatin akrep ve yelkovanı (17 Ağustos 2011 - Çarşamba)
Başlıksız bir yazı (16 Ağustos 2011 - Salı)
ABD?de idam, bizde İnsan Hakları (15 Ağustos 2011 - Pazartesi)
?Ey güzel Allah`ım, verdikçe veriyorsun!..? (13 Ağustos 2011 - Cumartesi)
Hem cebimiz hem de gönlümüz zengin (12 Ağustos 2011 - Cuma)
Bu dünya mı, öbür dünya mı? (11 Ağustos 2011 - Perşembe)
Yalnızca ?çay partisi? mi? (10 Ağustos 2011 - Çarşamba)
Bir havuzumuz var(dı)? (09 Ağustos 2011 - Salı)
?Ama?sı maması yok Selocuğum! (08 Ağustos 2011 - Pazartesi)
Film gibi (07 Ağustos 2011 - Pazar)
?Or? kalmadı ?Kor? verelim! (05 Ağustos 2011 - Cuma)
Terör oruç tutmaz! (03 Ağustos 2011 - Çarşamba)
Bir kere düşmeye gör (02 Ağustos 2011 - Salı)
İhtilaller, ülkücüler ve solcular (01 Ağustos 2011 - Pazartesi)
?Acun?un parası, züğürdün çenesi mevzuu (30 Temmuz 2011 - Cumartesi)
Terörü kim bitirir: Asker mi, polis mi?(1) (28 Temmuz 2011 - Perşembe)
Eğitimde biz de varız (27 Temmuz 2011 - Çarşamba)
İyi ki varsın Türk Polisi (26 Temmuz 2011 - Salı)
Bir küçücük cezveyim? (25 Temmuz 2011 - Pazartesi)
Bir nefeslik mola (01 Temmuz 2011 - Cuma)
Önce Musul-Kerkük, şimdi de Halep(2) (30 Haziran 2011 - Perşembe)
Önce Musul-Kerkük, şimdi de Halep(1) (28 Haziran 2011 - Salı)
Ö(öööfff)SYM (27 Haziran 2011 - Pazartesi)
Ama onların ?Öc-alanı? yok ki! (26 Haziran 2011 - Pazar)
Namazda gözü olmayanın? (25 Haziran 2011 - Cumartesi)
?Yeni-yemin?im yemin olsun! (24 Haziran 2011 - Cuma)
Tehdit Demokrasisi (22 Haziran 2011 - Çarşamba)
Osmanlı Kürdistanı Meselesi (22 Haziran 2011 - Çarşamba)
Bu ne gerginlik yahu? (20 Haziran 2011 - Pazartesi)
Angelina Hatay?da ne arar? (18 Haziran 2011 - Cumartesi)
?Üç Hilâlin? dayanılmaz cazibesi! (16 Haziran 2011 - Perşembe)
Sonun başlangıcı (16 Haziran 2011 - Perşembe)
Topçu görevini tamamladı(mı)? (14 Haziran 2011 - Salı)
Hepsi de boş laf; işin sonu Apo?ya af! (13 Haziran 2011 - Pazartesi)
Ne ayaksın sen? (13 Haziran 2011 - Pazartesi)
Bölücülük yapmamak hata imiş! (08 Haziran 2011 - Çarşamba)
Dil eğitiminde yeni atılım (07 Haziran 2011 - Salı)
?Enflasyon mu? Enflasyon ne gezer la bazarda!? (06 Haziran 2011 - Pazartesi)
Sibel Üresin? ABD Desteklesin (04 Haziran 2011 - Cumartesi)
Avazım çıktığı kadar susmak istiyorum! (01 Haziran 2011 - Çarşamba)
Mümtaz`ermiş! (01 Haziran 2011 - Çarşamba)
Bu ne cüret? (30 Mayıs 2011 - Pazartesi)
Muhafaza?kâr? toplum (29 Mayıs 2011 - Pazar)
Hedefe varan her yol mubah (mı?) (27 Mayıs 2011 - Cuma)
Etkinin doğurduğu tepki (25 Mayıs 2011 - Çarşamba)
Tarihî seçime doğru (25 Mayıs 2011 - Çarşamba)
Bir başkadır boz toprağın yeşili (24 Mayıs 2011 - Salı)
Tabela kıtlığı mı var? (23 Mayıs 2011 - Pazartesi)
Bakın ?Püskevit? ne işe yaradı? (19 Mayıs 2011 - Perşembe)
?Afedersin bebek, sollamam gerek!? (19 Mayıs 2011 - Perşembe)
Kırmızı Çizgilerimiz silindi mi? Yoksa? (18 Mayıs 2011 - Çarşamba)
Mustafa Sandal?ın yeni kaseti! (15 Mayıs 2011 - Pazar)
Merdiven altı çay ocakları (11 Mayıs 2011 - Çarşamba)
NE GÜZEL? (10 Mayıs 2011 - Salı)
?Güzel şeyler olacaktı? ya? (09 Mayıs 2011 - Pazartesi)
Ana ?Hak?tır, sen bu sırra erdin mi? (08 Mayıs 2011 - Pazar)
Bu nasıl bir telsiz konuşması? (06 Mayıs 2011 - Cuma)
Üslup, tavır, siyaset (05 Mayıs 2011 - Perşembe)
Bir varmış, bir yokmuş: Usame Bin Ladin (04 Mayıs 2011 - Çarşamba)
Her şey serbest; bir şey hariç! (03 Mayıs 2011 - Salı)
Nihal Atsız ve ?Bozkurtlar? (03 Mayıs 2011 - Salı)
1 Mayıs ?Atatürk?ün Omzuna Basma Bayramı? (02 Mayıs 2011 - Pazartesi)
CIA?set gereği mi? (30 Nisan 2011 - Cumartesi)
Ben de az ?çılgın? değilmişim! (28 Nisan 2011 - Perşembe)
Hanefi Avcı?nın iddiaları ve? (28 Nisan 2011 - Perşembe)
?Özel? Harekât (27 Nisan 2011 - Çarşamba)
Allah belanızı versin! (26 Nisan 2011 - Salı)
Sınavlarda da bölündük! (24 Nisan 2011 - Pazar)
Hak böyle mi aranıyormuş? (22 Nisan 2011 - Cuma)
Türklüğü hakaret sayanı? (22 Nisan 2011 - Cuma)
ÖSe?YeMe? (21 Nisan 2011 - Perşembe)
Halo Ağanın peştemali (20 Nisan 2011 - Çarşamba)
İbadet ve duanın dili (18 Nisan 2011 - Pazartesi)
Sehven Türkiyem, sehven! (15 Nisan 2011 - Cuma)
444?lere dikkat! (14 Nisan 2011 - Perşembe)
Ellere var da bize yoh mi? (13 Nisan 2011 - Çarşamba)
?118? Çıldırtma Hattı (12 Nisan 2011 - Salı)
?Yafidi? tohumu! (11 Nisan 2011 - Pazartesi)
İmralı dokunulmazlığı (08 Nisan 2011 - Cuma)
Mod-medyan (07 Nisan 2011 - Perşembe)
Dürüst vatandaş kızgın! (07 Nisan 2011 - Perşembe)
Öğrencileri Salak Yerine Koyma Meselesi (04 Nisan 2011 - Pazartesi)
Kimseyi zorla tutmuyoruz ki! (01 Nisan 2011 - Cuma)
İdamlıkların infazı gecikmesin ama!.. (31 Mart 2011 - Perşembe)
Kaletepe ve Sanayi?de oturuyorsanız? (30 Mart 2011 - Çarşamba)
Anguslar ?and the others?* (29 Mart 2011 - Salı)
Hem bile bile çıplak hem de küstah (28 Mart 2011 - Pazartesi)
Şehirde Dağ Havası (26 Mart 2011 - Cumartesi)
Nevruz ve ?Sarı-Kırmızı-Yeşil? (2) (23 Mart 2011 - Çarşamba)
Üzüm yenilmeyecek tarafta olmam! (19 Mart 2011 - Cumartesi)
Kutlu yol: Öğretmen Liseleri (17 Mart 2011 - Perşembe)
Türkiye?yi ihmal vurmuştu; Japonya?yı ise? (16 Mart 2011 - Çarşamba)
Bu kez bari haklı çıkmasaydım! (15 Mart 2011 - Salı)
?Star?ın ?Yeni Türkiye?si (14 Mart 2011 - Pazartesi)
Siyasetçiler hep böyle kalsalar ya? (12 Mart 2011 - Cumartesi)
Şapkayı önüne koyabilmek (09 Mart 2011 - Çarşamba)
Ölüsüne!.. Dirisine!.. (08 Mart 2011 - Salı)
Küfür rayiç bedelleri (05 Mart 2011 - Cumartesi)
Bayraksız, başbakan cenazesi! (04 Mart 2011 - Cuma)
Çınarlar ayakta ölüyor (03 Mart 2011 - Perşembe)
Öğretmen ne iş yapar? (02 Mart 2011 - Çarşamba)
Tasarruf, ?Özel Tüketim? midir? (01 Mart 2011 - Salı)
Memurun Şarkısı: Türk Eğitim-Sen (28 Şubat 2011 - Pazartesi)
Libya dünyanın neresinde? (26 Şubat 2011 - Cumartesi)
?At?ın beni ?Deniz?lere (25 Şubat 2011 - Cuma)
Vay anguslar vay! (24 Şubat 2011 - Perşembe)
Kukla Tiyatrosu: Ortadoğu (23 Şubat 2011 - Çarşamba)
Cıngarcıbaşının ettiklerine bakın! (22 Şubat 2011 - Salı)
Amerikan aksanıyla demokrasi(!) dersi (21 Şubat 2011 - Pazartesi)
Tehlikenin farkında mısınız? (18 Şubat 2011 - Cuma)
Dinlenmemek gerek! (18 Şubat 2011 - Cuma)
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir? (17 Şubat 2011 - Perşembe)
Sevgililer Günü: 13-14-15 Şubat!!! (16 Şubat 2011 - Çarşamba)
Bitkilerle ?Tedavi?(2) (15 Şubat 2011 - Salı)
Bitkilerle ?Tedavi?(1) (14 Şubat 2011 - Pazartesi)
100 Yıllık ?Türk Yurdu? (12 Şubat 2011 - Cumartesi)
Başka dergâh arama! (11 Şubat 2011 - Cuma)
Vakit, Özbek?e vefa vaktidir(2) (10 Şubat 2011 - Perşembe)
Vakit, Özbek?e vefa vaktidir(1) (09 Şubat 2011 - Çarşamba)
Ali Dedelioğlu nasıl başkan seçilmişti? (03 Şubat 2011 - Perşembe)
?, kaşımaya devam! (02 Şubat 2011 - Çarşamba)
Pusulanızı şaşırmayın sakın! (02 Şubat 2011 - Çarşamba)
Cumhuriyete kurban ver(mişiz)!!! (01 Şubat 2011 - Salı)
Bu milletin başka işi yok mu? (31 Ocak 2011 - Pazartesi)
Bu da velilerin karnesi? (28 Ocak 2011 - Cuma)
Bir gece ansızın gelebiliriz! (27 Ocak 2011 - Perşembe)
Rezalet sanal(mış)! (27 Ocak 2011 - Perşembe)
Dil konuşuyor da... (26 Ocak 2011 - Çarşamba)
Salla bidenem salla! (25 Ocak 2011 - Salı)
Eskiye rağbet olsaydı? (24 Ocak 2011 - Pazartesi)
Bir de bu gözle baksak? (6) (22 Ocak 2011 - Cumartesi)
Bir de bu gözle baksak? (5) (21 Ocak 2011 - Cuma)
Bir de bu gözle baksak? (4) (20 Ocak 2011 - Perşembe)
Bir de bu gözle baksak? (3) (18 Ocak 2011 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sağlık
3. Sayfa
Teknoloji
Magazin
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar