• Pazar 8.3 ° / 3.5 ° bulutlu bulutlar
  • Pazartesi 10.3 ° / 3 ° Bulutlar
  • Salı 10.9 ° / 3 ° Bulutlar


Alp Agu
12.10.2021 10:13:15
Tarih boyunca Türkleri hep aynı senaryolar ile kandırdılar. Biz gibi görünüp bizden olanlarla. Din ve Vatan Türkler için vazgeçilmez iki kutsal ve en zayıf can damarlaridir. Hep vuran oyun oynayanlar buradan saldırır ama her zamanda buradan ayağa kalkar güç bulur dogruluruz. Bu yüzdendir ki bize bu yanımızdan yaklaşmak isteyenlere karşı hep dikkatli olmak lazım. Bir insan nasıl iki günde düşman ayrımcı olamayacaksa iki günde de milliyetçi olamaz. Düne kadar hangi oluşumlara hangi olaylara karıştığı belli kişilerin, iki günde verdiği demeçlerle katıldığı programlarla bir anda milliyetçi olduğunu düşünmek, yıllardır milliyetçiliğini en zor zamanda bile yüksek sesle dile getiren insanlara haksızlık olur. Sadece sade vatandaşlar için değil her daim ekranlarda olup her durumda her olayda milliyetçi duruşunu bozmayan aynı durumdaki sanatçılara da haksızlıktır. Yaşanan olayda her ne kadar Tamer Karadağlı nin savunulması gereksede, bu abartılarak göklere çıkartılmamalıdır. Özellikle de milliyetçi vatanperver aydın gazeteci ve yazarların bu tür olaylara her daim temkinli yaklaşması gereklidir. Çünkü arkalarından onları takip eden nesiller kitleler gelmektedir. Herşeyin ilacı olan zaman, karayı ak olandan sıyırıp atar. Özü kurt olan kışı atlatır bahar erer, yüzü kurt olan değil...


HABİLHAN PEHLİVANLI


TAMER KARADAĞLI NEDEN LİNÇ EDİLİYOR?

İster sağcı, isterse solcu olsun, ne yazık bizim aydın ve sanatçı takımının çoğunda, “Türk, Türkiye, vatan, bayrak” gibi kavramlara burun kıvırma, aralarında bu kavramları biraz fazla kullananları küçümseme gibi eğilimler alışageldiğimiz durumlar…


TAMER KARADAĞLI NEDEN LİNÇ EDİLİYOR?

Dünyada başka bir ülke yoktur ki, sanatçısı ve aydını, ülke menfaatlerinden yana, zerre kadar vatansever ve milliyetçi tavırlar takındığında geri kalan sanatçı ve aydınlar tarafından linç edilsin…

İster sağcı, isterse solcu olsun, ne yazık bizim aydın ve sanatçı takımının çoğunda, “Türk, Türkiye, vatan, bayrak” gibi kavramlara burun kıvırma, aralarında bu kavramları biraz fazla kullananları küçümseme gibi eğilimler alışageldiğimiz durumlar…

Aydın ve sanatçı kavramlarının kapsamı içerisine giren kişiler “özgür ruhlu” olmalıymış. Elbette… Bunda hemfikiriz. Ancak “özgür ruhlu” olmak Türklüğüyle gurur duyanı, vatanını seveni, teröriste terörist, bölücüye bölücü diyebileni hor görüp medyaya linç ettirmekse, orada bir dur demek gerekir.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan hadisede, ünlü sanatçı Tamer Karadağlı’ya yaşatılmaya çalışılan da tam olarak bu tarz bir linç kampanyasıdır.

Ancak, Tamer Karadağlı yalnız sanılmamalı. Zira biraz önce ifade ettiğim gibi, ne yazık ki ülkemizde Türklüğüyle gurur duyan, vatanını seven, teröriste terörist, bölücüye bölücü diyebilen sanatçı sayısı öyle çok da fazla değil!

Peki, Tamer Karadağlı’nın linç edilmesine sebep olan olay neydi?

58. Antalya Altın Portakal Film Festivalinde “En İyi Kadın Oyuncu Ödülüne” layık görülen Nihal Yalçın'ın konuşma yaptığı sırada ödül vermek için sahnede olan Tamer Karadağlı, sık sık saatine bakarak ve çeşitli mimikler göstererek, sıkıldığını belli eden tavırlar gösterdi. Karadağlı, bir süre sonra dayanamayarak, konuşması devam eden Nihal Yalçın'a ödülünü uzattı. Bunun üzerine Yalçın, "Kim verdi ödülü? Sus mu dediniz? 'Artık sus' mu diyorsunuz?" karşığını verdi…

İşte olaylar burada patlak verdi. Bakın konuyla ilgili olarak açıklama yapan Tamer Karadağlı, neler söylüyor: 

“Hiçbir terbiyesizlik yapmadım. Dönüp bana 'sus mu diyorsun?' dedi. Ben de 'hayır ödülünüzü alın, onunla konuşun' dedim. Çünkü zafer konuşmaları ödülle yapılır. Ben bu kadar ciddiye almadım olanları..."

"Hiçbir şey söylemedim, linç yemeye başladım. Sonra ona sahip çıkmaya başladılar. Konuşma uzadığı için sıkılmış olabilirim. Kendi meslektaşlarını aşağılaması hoşuma gitmedi. Nihal Yalçın'ı sadece oyuncu kimliğiyle değerlendiriyorum. Sevdiğim bir oyuncu kendisi..."

"Kadınların konuşması bastırılıyor denildiğinde olayın içeriğine bakmaya başladım. Yalçın'ın sosyal medya paylaşımlarına bakmaya başladım. 'Selahattin Demirtaş'a özürlük' falan demiş..."

"Demirtaş, 'Öcalan'ın heykelini dikeceğiz' dedi. Hanımefendi onu mu savunuyor? Pervin Buldan falan da ona sahip çıkıyor. Benim duruşum belli olan bir duruş; terörist örgütün tümüyle karşısındayım. PKK'nın terör örgütü olduğuna inanan bir insanım. Türk askerine, Türk polisine, Türk öğretmenine kurşun sıkanın da karşısındayım. Benim tavrım böyle. Ben milliyetçi bir adamım…”

"Şimdi gidip onlara sormak lazım: Siz PKK'nın terör örgütü olduğuna inanıyor musunuz? Abdullah Öcal'ın bebek katili, terörist başı olduğunu söyleyebiliyor musunuz? Lanetliyor musunuz?"

"Bana söylenen şey bu festivalin sanatla alakasının olmadığı, sadece politik olması. Gittiğime de pişman oldum. Kimin neyi savunduğu, hangi partiye oy verdiğinin bir önemi yok. Burada sanatta bahsedildiği için ben sorgulamadan gittim..."

"Hanımefendi HDP'yi ve Demirtaş'ı sahiplenen biriymiş. Hangi kadına ne düşmanlık yapmışım? Kadın düşmanlığı ne demek? Benim son oynadığım 'Savaşçı' dizisindeki rolüm mü onu rahatsız etti?"

*

Oysa bir ülkenin sosyokültürel kalkınmasının en temel dayanağı milliyetçi ve vatansever aydınlarıdır, sanatçılarıdır.

(hp/111021)