• Pazartesi 22 ° / 11.9 ° Açık hava
  • Salı 20.9 ° / 11 ° Açık hava
  • Çarşamba 18.6 ° / 9.2 ° Dağınık bulutlar



BİLGEHAN CANTEKİN


SURİYELİLER KRİZİ

Başlık neden Suriyeliler krizi diye artık kimse sormayacaktır herhalde.


Başlık neden Suriyeliler krizi diye artık kimse sormayacaktır herhalde.

Çünkü ipin ucu artık kaçtı. Türkiye bazı gazetecilerin deyimiyle yol geçen hanına döndü. Tabir belki hoş değil ama özellikle artık şu Afgan göçmenlerin son göç dalgasından sonra ülkemizin sınır güvenliği hiç mi yok diye endişeleniyor insan maalesef.

Bu kadar insan elini kolunu sallayarak sınırlarımızdan geçememeli. Bu konu artık Ensar-Muhacir hassasiyetini çoktan aştı. Konu artık Ulusal bir sorun haline geldi.

Üstelik ülkemize sığınan bu insanların Türk toplumundan daha fazla çocuk doğurması neticesinde sığınmacı tabir edilen bu nüfus sanırım en fazla 10 yıl sonra sığınmacılıktan-çoğunluğa terfi edecekler.

Nitekim bu konuyla alakalı olarak Ak Parti eski milletvekili ve MKYK üyesi Şamil Tayyar sosyal medya hesabından açıklama yaparak:

"Göçmen sorunu, Suriyeli boyutunu çoktan aştı, Asya ve Afrikalılara kadar uzandı. Bu sorun, önümüzdeki dönem siyasetin en hararetli tartışma konusu olmaya namzet. ENSAR retoriği, sorunu tek başına tarife yetersiz. SÜREÇ İYİ YÖNETİLEMEZSE SOSYAL VE SİYASAL SONUÇLARI AĞIR OLUR." Diyerek konunun vahametine dikkat çekti.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan araştırmaya göre, Kırıkkale’nin doğurganlık hızı 6 yıl önce 1.72 iken bugün bu oran azalarak 1.42 ye düşmüş. Bence TÜİK böyle bir araştırmayı göçmenlere, sığınmacılara yapmalı. 2011’den itibaren Türkiye ye sığınarak yerleşmeye başlayan Suriyeli nüfusun doğurganlık hızının 10 yılda nereden nereye geldiğini araştırmalı TÜİK. 

Yukarıdaki rakamlar resmi rakamlar. Biz millet olarak doğurganlıkta ha bire frene basarken göçmenlerin ya da sığınmacıların doğurganlıkta gaza bastıklarını mahallemizde, şehrimizde çok net olarak görüyoruz. Sonucun hiç hoş olmayacağı artık bariz görünüyor.

Geçen facebookta fıkra gibi bir paylaşım vardı. Hatay’da bir grup Suriyeli pankart açmış (Hatay’da Afgan göçmen istemiyoruz) diye. Gerçekten fıkra gibi ama acı fıkra.

İstanbul’da görev yaparken genç yaşta emekliliğini isteyen bir güvenlik personeline; (neden genç yaşta emekli oluyorsun) diye sorulduğunda cevaben: “ gittiğimiz olayların %95’i Suriyeli, Iraklı, İranlı, Afgan ve Afrikalı. Artık çalışılacak bir durum kalmadı…” diyerek sıkıntısını belirtmiş. Tv’lerde haber programlarında bu insanların çeteleşmeye doğru giden haberlerini de zaman-zaman hepimiz izliyoruz.

   TÜRKİYE’DE 196 FARKLI ÜLKEDEN 5,5 MİLYON GÖÇMEN VAR

Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökçe Ok, :2021 rakamlarıyla Türkiye’de 196 farklı ülkeden yaklaşık 5,5 milyon insan olduğunu ve bunların 3,6 milyonunun 2011 krizinden itibaren Suriye’den gelenler olduğunu ifade ediyor.

Birleşmiş Milletler ise 2019 yılı rakamlarıyla Türkiye de 5 milyon 679 bin göçmenin yaşadığını belirtmiş. Bizim Göç İdaresi Genel Müdürüne göre 2019’dan 2021’e 3 yıl geçmiş olmasına rağmen göçmen sayısı hiç artmadığı gibi azalmış??? 

Şu artık bir gerçek ki bu mesele kangren haline geldi. Kangrenin iyi olması çok zor ise tek çare kangrenli uzvu kesmektir. Kangrenli uzuv kesilmezse tıbbi deyimle (sepsis) denilen enfeksiyon tüm vücudu sarar ve hasta ölür.

5.5 milyon göçmen Ensar olmaktan çıkmıştır artık. Acil çözüm şarttır.