Memleketimin Halleri
Memleketimin Halleri
Tarih: 20.1.2011 21:34:40 / 1104okunma / 0yorum
ÖZNUR ÖZDER BAZ

Memleket nedir bilir misiniz?
Annedir, babadır, sevgilidir, hasrettir, özlemdir, topraktır.
Memleket çatışmalı bu dünyada, bir arada yaşamak isteyen insanların ortak yaşam alanı olarak sevgi, saygı, huzur içerisinde olduğu bir yer olmalıdır. İnsan yaşadığı düzenin, coğrafyanın etkisini sosyolojik, fiziksel ve psikolojik olarak benliğinde bulundurur. Bu kaçınılmaz bir gerçektir.
İnsanın doğasını, doğallığını bozmadan yeni dünya düzenine sosyokültürel yapıya geçmişi unutmadan, geleceğe sahip çıkmak gerektiğine inanmaktayım. Bunun bir çok örneği de var. Neden Kırıkkale de daha iyi daha güvenilir yaşam alanı olmasın.
Koca şairler öyle dile getirir öyle anlatır ki memleketi gitmediğiniz, tanımadığınız diyarlara hayran kala bilirsiniz. Benim için de memleketim eşizdir ve eşiz güzelliklere sahiptir.
Mamafih kaçınılmaz gerçeklerimizde var. Yabancı bir derginin yaptığı bir araştırmaya göre asayiş sıralamasında yaşanılabilirlik açısından ilimiz 73. sırada olduğunu öğrendim.
Beni asıl bu konuya getiren olay bir ana haber bülteninde yayınlan Kırıkkale ile ilgili haberdi. Haberde çeşitli illerde mobese kameralarına yansıyan trafik hatalarını gösteriyordu. Fakat Kırıkkale?de mobese kameralarına yansıyan trafik hataları değil, gençler arasında yaşanan kavga ve bunun gibi birkaç örnek vardı.
Bu haberi hayret ve dehşetle izledim. Böyle mi olmalıydı?
Bir cumhuriyet şehrine bu yakışır mı tartışılır.
Ben doğduğum, büyüdüğüm şehri seviyorum. Vatanı sevmenin öncelikle yaşadığın alanı sevmekle başladığına inanıyorum.
 Kırıkkale?nin de öyle olmasını istiyorum ki, insanlar giderken bir daha asla gelmem demesin. Bunda geç kaldıysak ne yapılabilir? Anadolu?yu Bağdat?a bağlayan bu şehir yenilenmelidir. Yenilenerek insanların gidelim görelim neler olmuş dediği bir şehir olmalıdır. İnsanlar artık Venedik?e ne gerek, Eskişehir?i görün orada gondol sefası yapın diyorsa, devlet üniversitelerinin yanına özel üniversiteler kuruluyorsa, bunda ki katkının Eskişehir halkının ve yöneticilerinin emeği olduğunu düşünüyorum.
Küçümsüyorsanız küçük kalamaya mecbursunuzdur.
Ben yıllardır çehresi değişmeyen Kırıkkale?nin Ankara?ya başkentimize yakın oluşunu avantaj olarak kullanması gereken yerde oldukça dezavantaj hale getirmesinden kaygılıyım. İlimiz daha çok ilerlemesi gereken yerde 10 yıldır aynı yerde duruyor. Halkımızı bu derece dövüşken hale getiren olayın altında neler yatıyor? Bunun irdelenmesi kanısındayım.
 Üniversite bir şehrin sosyokültürel yapısında önemli gelişmeler sağlar. Anadolu?nun orta yerinde başkente bu kadar yakın bir şehirde okumanın ayrıcalıkları vardır.
En önemlisi bir çok değerli akademisyenin Kırıkkale?yi tercih etmesindeki sebebin yakınlığı dışında ilimizin başka çeşitlikleri de barındırması gerekir.
Kırıkkale?ye gelen yabancılar, özellikle de üniversite öğrencilerinin bir çoğu annemlerin iş yerine geldiği zaman anneme ?teyze sen buralı değilsin, Kırıkkalelilere benzemiyorsun? der. Canım annemde ?evet değilim. Ben Burdurluyum ama 35 yıldır burada yaşıyorum artık buralı oldum? der. Ben bir Kırıkkaleli olarak gidenlerin arkasından bazen güler, bazen de sinirlenirim.
Nedeni düşünülmeli. Neden tercih edilmiyoruz?
Neden Kırıkkaleli olandan korkuluyor?
  Bu konuda yerel yönetimlerin gerçekten çaba harcaması gerekiyor. Daha önceki yazılarımda gezdiğim illerden bahsetmiştim. İç Anadolu?daki bir çok şehrimiz zamanla bulunduğu coğrafyaya yeni alanlar katmış, olanları değerlendirmiştir. Binalar, gökdelenler yapmanın hizmet olduğunu düşünmüyorum. Küçük bir çeşme, küçük bir havuz yaparsınız insanlar faydalanır, çiçekler böcekler kuşlar tüm canlılar faydalanır.
En küçük yaşam alanlarımızı dahi ortaklaştırmak, paylaştırmak insanlığa hizmet sayılmaz mı?
Umutla, daha çağdaş Kırıkkale için?
Anahtar Kelimeler: 0
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Mutluluk ve Pusula (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Ansızın Gidişin… (06 Şubat 2017 - Pazartesi)
Yaşamak Güzel Şey (18 Ekim 2016 - Salı)
Doğa Ana (07 Mart 2016 - Pazartesi)
Asker Ailesi Olmak (02 Mart 2016 - Çarşamba)
Pusula ile Birlikte (02 Şubat 2016 - Salı)
Terör nedir? (18 Ocak 2016 - Pazartesi)
Unutmak… (30 Ekim 2015 - Cuma)
Karşıyım derken!!! (15 Eylül 2015 - Salı)
Pusula ile 10 Yıl (02 Şubat 2015 - Pazartesi)
Giden Yıl (30 Aralık 2014 - Salı)
18 mart çanakkale içinde (18 Mart 2014 - Salı)
YİNE YENİDEN (12 Mart 2014 - Çarşamba)
Empati (12 Mart 2013 - Salı)
Alışkanlıklar, Değişmek Ve Öğrenmek (12 Ocak 2013 - Cumartesi)
NAÇİZANE?Eğitim Adına (30 Kasım 2012 - Cuma)
Bahar Mı Geldi ? (21 Nisan 2012 - Cumartesi)
Bizim zamanımızdaki gibi değil! (19 Mart 2012 - Pazartesi)
Kar keyfi üstüne (24 Şubat 2012 - Cuma)
Pusula 7`nci yılında (02 Şubat 2012 - Perşembe)
Bu yolculuk nereye? (10 Ocak 2012 - Salı)
Arsız (30 Aralık 2011 - Cuma)
Kadına saygı (21 Aralık 2011 - Çarşamba)
Geleceğin ışığı öğretmenlerimiz (25 Kasım 2011 - Cuma)
Umutla (31 Ekim 2011 - Pazartesi)
Mevsim Bahar (20 Ekim 2011 - Perşembe)
İstanbul (06 Ekim 2011 - Perşembe)
YİNE YİNE (05 Eylül 2011 - Pazartesi)
HAYALLER GERÇEK OLABİLİR Mİ? (22 Ağustos 2011 - Pazartesi)
KANDIRAN KADAR KANDIRILAN (15 Ağustos 2011 - Pazartesi)
MAĞDUR KİM? (25 Temmuz 2011 - Pazartesi)
BAŞARIYA GİDEN YOL ŞİFRE Mİ? (08 Mayıs 2011 - Pazar)
KEŞKE SEÇİMLER? (28 Nisan 2011 - Perşembe)
YARININ BÜYÜKLERİ (22 Nisan 2011 - Cuma)
ÖNCE EMNİYET (14 Nisan 2011 - Perşembe)
Yaşam, insan ve kadın (08 Nisan 2011 - Cuma)
Yaşam, insan ve kadın (07 Nisan 2011 - Perşembe)
ÇEVRE ÖZGÜRLÜK İSTİYOR! (26 Mart 2011 - Cumartesi)
SİYASETİN GÜNDEMDEKİ YÖNÜ (18 Mart 2011 - Cuma)
Din nedir? (09 Mart 2011 - Çarşamba)
Korkuyla yaratılan tehlike (18 Şubat 2011 - Cuma)
?Pusula?nız Gazetemiz olsun (02 Şubat 2011 - Çarşamba)
Anne gözüyle, yerli yersiz diziler (19 Ocak 2011 - Çarşamba)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sağlık
3. Sayfa
Teknoloji
Magazin
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar