İslam barış dinidir, İslam dininde asla terör yoktur! Terörizm yalnızca şeytan ve şeytanlaşmış kişilerin işidir!
Tarih: 18.11.2015 22:51:29 / 1361okunma / 0yorum
SERDAR BOZDOĞAN

Dünya genelinde bazı aktörler, İslamiyet´in şiddetle anılmasını sağlayan her türlü argümana maddi ve manevi anlamda destek veriyor. Müslümanların bu kadar ayrışma içerisinde, bu tuzakta yer almaları çok acı sonuçlar doğuruyor. Hakiki bir Müslümanın şiddet içerikli bir eylem veya katliam yapma ihtimali yoktur. “İslamiyet´in terörizmle anılmasını sağlamaya yönelik uluslararası düzeyde bir algı yönetimi mi oluşturuluyor? Müslümanların bu tür yapıları ve insanları içlerinden sorgulayıp “Senin yaptığın asla tasvip edilemez, bu yüzden bütün Müslümanlar zarar görüyor. Bu yoldan dönmen gerekir” demesi gerekiyor. Öte yandan yabancı sivil toplum mühendisleri ile çelişki zihniyeti oluşturulduğundan günümüz dünyasında herkesin kafasında başka bir İslamiyet arayışı var. Bilginin aslı ve tartışılmaz hakikat olan mutlak gerçeğin tek örneği son kutsal kitap Kur´an başlıca büyük bir rehber ve kılavuz olarak başucumuzda, danışılmayı büyük bir özlemle beklerken biz kargaları fahri kılavuz ve danışman olarak hayatımıza örnek alıp, hakikati ve mutlak gerçekleri olduğu gibi değil, belki de olmasını istediğimiz gibi kabullenme arayışı içerisine sevk edilmekteyiz. İslam sevgi dinidir. İslam barış dinidir, İslam kardeşlik dinidir. İslam tevazu ve hoşgörü dinidir. İslam huzur ve mutluluk dinidir. İslam şiddet, nefret, kin, garez ve çıkar politikası peşinde koşanların dini değildir. Dünya genelinde cemaatlerin ve cemiyetlerin süper ligde kupa peşinde cirit atar gibi birbirlerine rakip olarak koşmalarının İslam´a verdiği zararın telafisi bulunmamaktadır. Gençler zihinleri karartılmak suretiyle cehalet salgısı ile, ayılmamak üzere sarhoş edilerek uçurumlara sevk edilmektedir. Eğitim, öğretmenin okulda öğrettiği havuz probleminden ibaret sayılıp, onu da asla doğru çözememekle birlikte zil çaldığında çılgınlığı omzumuza takıp ilimi okul sıralarında bıraktığımızdan batının güdümüne esir olmaktayız. İlim ve irfan ehli, çağ açıp çağ kapatan, karanlığı aydınlatan büyük buluşların temsilcisi Atamızın kemiklerini sızlatırken bizler son çıkmış şarkıcının kıvrak dansı ile mest olup ritm tutmaktayız. Avrupa´ da bir ayakkabının topuğu kırılıp yürüyen bir yolcu sarsılıp sendelense ah eder vah eder kalpten gülücüklerle sahte hemşire rolünü oymamayı iyilik bilip, siyasi söylemleri dilimize takıp dalkavukluk sanatını icra ederiz. Ortadoğu kan ağlarken, Filistin´de masumlar, Suriye´de mazlumlar, Arakan´da, Doğu Türkistan´da, Mısır´da, Sudan´da Müslümanlar zulüm görürken, inim inim inlerken yurdumun insanı fecebookta, twitterda son yemek yediği lokantanın fotoğrafını, biten yada başlayan gayrimeşru ilişkinin ilanını, birlikte fotoğraf çekildiği siyasetçi yada şarkıcının fotoğrafını afiş edip elit ve entelektüel düşünce kavramında olduğu, aydın ve düşünür bir kimliğe eriştiği yalanını aynada gördüğü surete inandırmaya çalışmaktadır. Şarap kadehleri ile sarhoş olup âlem-i İslam´a hakaret eden sözümona sahte aydınların en acılı gününde dahi ellerimizi semaya açıp duacı olurken, açlıktan inleyen bir masumun feryadını gönül hanesinde duymayan, görmeyen, bilmeyen utanmaz ve arlanmaz kimliklere büründüğümüz sürece asla mutlak huzura ve sükûnete erişemeyeceğiz. Medyanın zehirlediği zihinlerde bir de şehvet kokusuna yenik düşmüş aşk çığırtkanlığı peşinde koşan ikoncanların sanatlarını icra edişini gözümüzü kırpmadan, sergiledikleri fuhuş yansımasını izleyerek kör olduğumuzdan kanlı ayaklarla çiğnenen Halep´i, Şam´ ı, Tahrir´i, Gazze´ yi, Kudüs´ ü görecek erdemden mahrum bırakılmaktayız.

 Bir Müslüman diğer bir Müslümanın ağıtını, feryadını, yüreğindeki burukluğu hissetmediği sürece soruyorum size nasıl Müslümandır?

Devletimiz ve milletimiz şanlı bir tarihe sahip olup, ilim ile bütünleşerek irfan erdemine kavuşarak asrın derinliklerinden günümüze kadar gelmiştir. Şimdi yeniden öz benliğine bürünerek cehalet salgısını yok edecek panzehiri ilim ve tevazu eşliğinde zihnimizde tekabül edecektir.

Lütfen siyasilerin idaresindeki iktidar polemik oluşturan manevralardan arınarak önem arz eden ciddi konular hususunda ehline müracaat ederek gerçekleştireceği mülahazalar eşliğinde çözüm politikaları sağlasın artık.

 Önce kendi bünyemizdeki virüs ve parazitleri ıslah ederek zihinsel aydınlanmanın alt zeminini hazırlayarak dışarıdan gelecek bir espiyonaj ve entegrasyon hamlesini boşa çıkarmalıyız. Daha sonra insanlara dürüstlük ve adalet kavramını kazandıracak ilim odaklı, irfan merkezli, sosyal hayatta da rehberlik edecek yeni bir eğitim sisteminin inşa edilmesi gerekmektedir. Bilimsel çalışmalara önem veren, araştıran, deney ve gözlem odaklı projeler inşa eden akademik bir yüksek öğrenim sistemi inşa edilmelidir. İdeoloji zehrine yenik düşmüş toplum kümelerini sosyal politikalar eşliğinde terapi ederek aydınlanmanın ve ayrıştırılmış parçaların tekrar bütünleştirilmesinin temin edilmesi lazımdır. Adaleti adalet içerisine, adaleti adil bir yaşam eşliğinde süregelen adli mekanizmalar aracılığı ile icra ettirilecek mercilere dönüştürülmelidir.

Ayrışmaların bütünleştirileceği, çatışmaların sükûnete eriştirileceği, ilim ve teknolojinin önem kazandığı, hırsızlığın, arsızlığın ve rüşvetin kökünü kazıyacağı topyekûn ayırt etmeksizin nefer´ inden ferik´ e herkesi kapsayan yeni bir adil düzen sistemi inşa edilmelidir. Daha sonra uluslararası konjonktür sahasında dost ve akraba topluluklarına yardım eden ilim ve irfan odaklı, barış ve kardeşlik şuuru içerisinde hizmet çalışmaları devlet öncülüğünde, devlet kontrolünde ve devlet gözetiminde icra edilmelidir. Daha sonra dünya İslam alemi arasında ilim ve irfan odaklı, barış ve birlik merkezli başarıları hedefleyen alem-i İslam´a hizmet edecek çalışmalarda koordinasyon görevini üstlenecek diplomasi sistemini inşa etmek gerekmektedir. Öte yandan bütün bu icraat çalışmalarını yürütecek devlet personelinin samimiyet, azim, gayret, sabır, sadakat odaklı genel bir eğitim aşamasından geçerek hakiki diplomat vasfına eriştirilmesi lazımdır.

Bütün bu saydığımız değerlerin temin edilmesiyle birlikte inşa edilecek milli güvenlik sistemi eşliğinde adalet şakacıktan değil hakikaten mülkün koruyucusu haline gelecektir. Bugün İslam Âlemi yaklaşık bir asırdır başsız bir gövde halinde hayat sürmeye sevk edildiğinden, yakalandığı hastalığın tedavisinden habersiz bir şuura sevk edilerek oyalanmaktadır. Bizlere düşen hastalıklı bölgeleri ıslah ederek iyileştirip tekrar vücudun sıhhatini sağlamak ve korumak olmalıdır.

Çok yakında… pek yakında… belki yarın, belki de yarından daha da yakında asırlar önce garbın sisli ve puslu entrikaları ile ayrılan baş ile gövde birleştiğinde; O vakit erkekse çıksın İslam´ı terörle bir gösterip kirlemek isteyen şahsiyetsiz, şuursuz, iskelet ruhlu, kafatasçı zihniyetli, ödlek ahtapotlarda hadlerinin nasıl bildirildiğini görelim.

KARANLIKTAN AYDINLIĞA GİDEN YOL

Haçlının billur sanılan, batılı akil denilen illet zehri, bayılttı bizi puştun postu

İçten tebessümle ettiğimiz dua uyandıracak cehalet uykusundan bizi ve dostu

Lakin ayılacağımızı anlayınca garp, masuma bürünüp terör şehvetini kustu

Ahlara bürünüp kırk parçaya ayrılan İslam Âlemi yine dilini yuttu ve sustu

Fert fert dirilen asımın nesli ilim ve irfanla zırhlandı ve cephesine geçti pustu

Elzem dertlerin müsebbibi kim di?, İngiliz, Fransız, Alman, belki de Rus´ tu

Türkiye´m çıkmaz yollarda karanlığı aydınlatmak sana mahsus bir husustu

( Merhum Prof. Dr. Aytunç ALTINDAL anısına )

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Divan-ı Hikmet Üniversitesi (19 Mart 2018 - Pazartesi)
Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Güçlü bir eğitim sistemi her engeli aşar (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Başarı istiyorsan işi ehline vereceksin (16 Eylül 2017 - Cumartesi)
Siyasette güçlü ve milli bir sinerji gerek (23 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Nedir? (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
Evet, ama neden Evet? (11 Nisan 2017 - Salı)
İslamofobinin ilacı nedir? (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üst Aklın Gayrimeşru Çocukları (05 Eylül 2016 - Pazartesi)
Yine Esti Derinden Bir Rüzgârgülü (11 Ağustos 2016 - Perşembe)
Ahtapotun Kolları (Octopus Arms) (02 Ağustos 2016 - Salı)
Üst akıl nedir? (01 Ağustos 2016 - Pazartesi)
Lütfen At İzi İt İzine Karışmasın Artık (20 Temmuz 2016 - Çarşamba)
İnsanların Yaşam Kaynağı: Sevgi (05 Mart 2016 - Cumartesi)
Neden Hedef Türkiye? (16 Şubat 2016 - Salı)
Ne oldum dememeli insan, ne olacağım demeli! (12 Aralık 2015 - Cumartesi)
Zaferleri temin eden yegâne güç tevazudur! (05 Kasım 2015 - Perşembe)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sağlık
3. Sayfa
Teknoloji
Magazin
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar