• Cuma 20.2 ° / 9.9 ° Bulutlar
  • Cumartesi 16.6 ° / 9 ° kırık bulutlar
  • Pazar 16 ° / 8 ° kırık bulutlar



HABİLHAN PEHLİVANLI


ENDİŞE ETMEYİN, KIRIKKALE SAHİPSİZ DEĞİL!

“Rüzgârsız havada dönen fırıldağın mutlaka bir üfleyeni vardır.” O halde, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın!” Demem o ki, Halil Öztürk’ün neler yaptığını şöyle sağınıza solunuza bir soruverin. Sokaklara, çevreye bir kulak verin. Kırıkkale için Ankara’daki en etkin karargâhın neresi olduğunu, Halil Öztürk’ün Kırıkkale’ye ve Kırıkkalelilere ne denli faydası olduğunu öğrenip ondan sonra yazın çizin, konuşun!  


ENDİŞE ETMEYİN, KIRIKKALE SAHİPSİZ DEĞİL!

“Meyve veren ağacı taşlamayı seven” toplum yapımız içerisinde, sık sık taşlanan bir kardeşiniz olarak “Sezar’ın hakkının Sezar’a verilmesini” savunuyorum.

O halde Halil Öztürk ile ilgili bilmediklerinizi ya da duyup da inanmadığınız birçok gerçeği okumaya hazır olun!

*

Halil Öztürk, Sulakyurt’ta yaşayan ve kıt kanaat geçinen bir ailenin tek erkek evladı olarak liseden sonra sağlık memuru olmuş, atandığı İzmir’de aynı dönemde kazandığı 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, bir yandan sağlık memurluğunu yaparak bin bir zorlukla okumuş, hayatın tüm zorluklarını yaşayarak Ankara’da başladığı avukatlık hayatını çok büyük başarılarla sürdürmüş, yıllarca bir tek kuruş dahi almadan tüm Türkiye’deki şehit ailelerinin ve gazilerin avukatlığını yapmış, Kırıkkale’nin gurur duyması gereken değerli bir şahsiyet…

Milliyetçi Hareket Partisinde MYK ve MDK üyeliği yapmış, 18 Mart 2021 tarihindeki MHP Kongresinde de üçüncü kez Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığına (MDK) seçilmiş, partisinin önemli isimlerinden bir siyasetçi…

Halil Öztürk, 24 Haziran 2018 tarihinde Kırıkkale Milletvekili olarak seçildiğinde en önemli vaatlerinin başında telefon numarasını değiştirmemek ve ikinci bir telefon kullanmamak olan, telefon numarasını değiştirmediği gibi sokaktaki herhangi bir vatandaşa dahi, üzerinde cep telefon numarasının bulunduğu kartvizitini verebilen bir milletvekili…

Biliyorum, kuru kuruya telefon dağıtmak bir işe yaramaz! İşte bu kısmı yaklaşık bir yıldır en yakından yaşayan bir kişi olarak şunu ifade etmeliyim ki, Halil Öztürk, bir toplantıda ya da TBMM Genel Kurulunda olup da telefonuna cevap veremediğinde biz danışmanlarına gönderdiği ekran görüntülerindeki cevapsız çağrılara anında dönmemizi, kimin ne talebi, ne derdi varsa anında kendisine bildirmemizi isteyen bir siyasetçi…

Peki, talebi, sıkıntıyı bildirdik; bitti mi?

Asla!  

Toplantıdan çıkar çıkmaz, vatandaşın talebiyle ilgili ne yapılması gerekiyorsa, bizzat kendisi anında yapar, görüşür, makul olan her talebi de büyük oranda olumlu bir şekilde sonuçlandırır.

*

Sosyal Medya konusunda çok hassas olan Halil Öztürk, yapmadığı hiçbir işi sizlerle paylaşmaz, insanlara faydalı olduğu birçok şeyi de bir Allah bilir, bir eşi, bir de biz biliriz. Çünkü Halil Öztürk, birilerinin iddia ettiği gibi “kuru kuruya çiçekli böcekli, canımlı cicimli” paylaşımlarla “Kırıkkale’ye sahip çıkma şovu” yapmaz; Kırıkkale ve Kırıkkaleli için her daim hazırdır ve yapar!

Ne mi yapar?

Kırıkkale için sıkıntılı durumları tespit edip soru önergeleri hazırlar ve TBMM Başkanlığına sunar.

Kanun teklifleri hazırlar ve bunların kanunlaşması için geniş kapsamlı kulis yapar.

Kırıkkalelinin sorunları ve talepleri için Ankara’yı ayağa kaldırır. (Bu noktada kendisine, benim de gurur duyduğum, merhum akrabam Alparslan Pehlivanlı’nın modern versiyonu desek yeridir.)

Her bir Kırıkkalelinin devlet dairlerinde tıkanan işlerinin hızlandırılmasında çok önemli etkendir Halil Öztürk ismi…

Kırıkkaleli gençlerin, özellikle kamuda iş sahibi olabilmeleri için Bakanlıkların kapısını gece yarısı bile aşındırmaktan imtina etmeyen Halil Öztürk’ün, rızkına vesile olduğu gençler bugün ülkemizin dört bir yanında görevlerinin başında…

Halil Öztürk’ten Kırıkkale’ye fabrika getirmesini isteyenlere sormak isterim, yalnızca ben bu göreve başladığım 15 Ekim 2020 tarihinden bugüne kadar, çok farklı kademelerdeki ve şehirlerdeki bine yakın genci hangi fabrikaya sığdırmayı düşünüyorsunuz? (Benden önceki bir buçuk yıllık süreci saymıyorum daha… Nitekim sizlerle paylaştığım her şey gözümle görüp bizzat içinde olduğum işlerdir!)

Peki, Kırıkkale’deki MHP belediyelerine olan desteklerinden haberiniz var mı? Ya bazı AK Parti belediyelerinin bile kimi sorunlarını Halil Öztürk’e iletip, kendisinin de Cumhur İttifakı hassasiyeti içerisinde bu işleri de çok kısa bir sürede sonuca ulaştırdığını biliyor muydunuz? Hacılar’daki asfalt projesinde, Yahşihan’daki altyapı ve üstyapı çalışmalarında, Karakeçili ve Sulakyurt’taki ve diğer bazı belediyelerdeki birçok yatırımda, araç gereç ihtiyacında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, İller Bankasının, Belediyeler Birliğinin katkılarını Kırıkkale’ye oluk oluk akıtanın Halil Öztürk olduğunu inkâr mı edeceksiniz?

*

Evet, Halil Öztürk’ün yapamadığı, aslında yapmadığı, bunu da karşısındakine açık seçik beyan ettiği işler var…

Mesela Halil Öztürk’ün akçeli işi olmaz! Ne kendisinin, ne de birlikte çalıştığı biz danışmanlarının boğazından geçecek zerrece haram lokmaya asla tenezzül etmez, ettirmez!

Halil Öztürk, devletin kanunlarıyla çelişen hiçbir işi “yaparım” diyerek sırtlanmaz!

Halil Öztürk’ün kırmızıçizgisi vatandır, millettir, bayraktır, askerdir, polistir, hülasa Türk Milletinin hassasiyetleridir. Bu hassasiyetlere mugayir bir işle Halil Öztürk’ün karşısına çıkmayın bile!

*

Uzun lafın kısası, Kırıkkale’de Halil Öztürk gibi, parti gücü olan, Ankara’da ciddi manada çevresi olan güçlü siyasetçi varsa Kırıkkale’nin itibarı ve gücü artar.

Çünkü birilerinin iddia ettiği gibi devleti bürokrat yönetmez! Kanunları yapan ve uygulamaya koyan siyasetçidir. Bürokrat ise siyasetçinin kendisine sunduğu kanunların uygulayıcısıdır. Dolayısıyla devleti yöneten bürokrat değil, siyasetçidir.

*

Başta Milliyetçi Hareket Partisine gönül vermiş Ülkücüler olmak üzere, her görüşten Kırıkkalelinin sevdiği, saygı duyduğu, Ankara’daki itibarına güvendiği böyle bir “adam” için itibarsızlaştırma gayreti içerisine girenlere ne demeli peki?

Emin olun kimin ne yapmaya çalıştığını; kimin, neyi, ne amaçla yazıp çizdiğini anlayabilecek bilgi, zekâ ve kapasiteye sahibim.

Nitekim atasözünde de ifadesini bulduğu gibi, “Rüzgârsız havada dönen fırıldağın mutlaka bir üfleyeni vardır.”

O halde, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın!”

Demem o ki, Halil Öztürk’ün neler yaptığını şöyle sağınıza solunuza bir soruverin. Sokaklara, çevreye bir kulak verin. Kırıkkale için Ankara’daki en etkin karargâhın neresi olduğunu, Halil Öztürk’ün Kırıkkale’ye ve Kırıkkalelilere ne denli faydası olduğunu öğrenip ondan sonra yazın çizin, konuşun!  

*

Ülkemiz, Kırıkkale’miz ve partimiz için hayır soluk soluyan herkese kapılarını sonuna kadar açık tutan Halil Öztürk’ün de her ortamda samimiyetle ifade ettiği, “Gönül ve makam kapılarımız sonuna kadar açık…” ifadesinin en bariz örneğini, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezinin 13. Katına gelenler çok iyi bilirler.

Emin olun, Halil Öztürk’ün derdi, Kırıkkale için bir çivi fazla çakmaktır. Halil Öztürk, gecesini gündüzüne katarak çalışmaya, Kırıkkale için üretmeye, Kırıkkaleli gençler için rızık kapıları açmaya devam edecektir.

Şundan da emin olun ki, bizler de danışmanları ve kardeşleri olarak kendisiyle birlikte gece gündüz çalışıyor, bir tane fazla iş üretebilmek için kendisiyle birlikte gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Bizim hayat felsefemiz, ülkemizi ve Kırıkkale’mizi daha yükseğe, en yükseğe çıkarabilmek üzerine kurulmuştur.

Biz kartal ile karga nüktesindeki kartal olarak yolumuza devam ediyor, yalnızca işimize bakıyoruz. Nitekim bir kartalı gagalamaya cesaret eden tek kuş kargadır. Kartalın üstüne oturur ve boynunu ısırır. Ancak kartal yanıt vermez, kargayla savaşmaz, zamanını veya enerjisini israf etmez... Çünkü uçuş ne kadar yüksekse, karganın nefes alması o kadar zorlaşır ve karga oksijen eksikliğinden sersemleyerek düşer.

Bir Fenerbahçeli olarak, gönlü kanarya naifliğinde ama işini kartal gibi en yükseklerde, en güzeliyle, layıkıyla yapmaya çalışan bir kardeşiniz olarak ben şahidim ve eminim:

“Endişe etmeyin, Kırıkkale sahipsiz değil!”