Bireycilik
Tarih: 9.2.2019 11:53:17 / 296okunma / 0yorum
SENUR ÜNVER

Bireycilik

Devlet kavramının henüz ortaya çıkmadığı çağlar öncesine gidelim gelin. Başsız toplumların hırstan ve üstünlük kavgasından arınmış mutluluğunu bizim karmaşık beklentilerimizle karşılaştıramayız tabi ki ama yine de bir bakalım neyi unutmadıklarına. 

Her şeyden önce eski çağlarda yaşayan bu insanların geçim kaynağı olan hayvancılık ve toplayıcılığı göz önüne aldığımızda istif edip biriktirecek ve bunları kollarına altın olarak takacak pek de imkânları yoktu diyebilir ve düzenin bu kısmını karşılaştırmadan çıkartabiliriz. 

Bu kabile sistemini benimsemiş diye genelleyebileceğimiz topluluklarda cinayet, tecavüz, hırsızlık ve hakaret nüfuslarına oranla şu an ki durumumuza göre yok denecek kadar azdır. Peki neden? Ceza sistemlerinde infaz, hapis ve yahut onları koruyacak süper kahraman gücünde polis ve askerleri olduğu için mi? Hayır, bu saydıklarımın hiçbiri yoktur, dahası bilinçlerinde bile yoktur. Genelde sorunlarını yaygın yaptırımlar dediğimiz toplumsal kınama ve alaya alma ile çözerler. 

Şimdi günümüze tekrar dönelim. Tam şu an belki de dünyadaki her bir toprak parçasının üzerinde yanlış bir şey yapılıyor. Can yakıcı, öldürücü ve tüm vicdanların yanlış diye nitelendireceği bir suç. Üstüne üstlük çoğu toplumda ağır cezalarla ilişkilendirilmiş bir suç. Tüm kurallar herkesin önünde kesin bir şekilde açıklanıyorsa canilikteki bu ısrar neden?

Yaşam standartlarının sadece ihtiyacı karşılaması artık kimseye yetmiyor, eminim bunu kendinizden bile pay biçebilirsiniz. Sonuç olarak mutluluğu başka ve çok sayıda şeye idealize eden bir kuşak olarak yetersizliğimize öfkelenecek fazlaca sebep bulabiliyoruz. Bizim kariyerimiz, bizim mesleğimiz, bizim evimiz…

Diğer bir nokta da ise yolun ucunda bekleyen ve el sallayıp kendini göstermek isteyen çok başka bir şey var. Aslında mecburen sürüklendiğimiz bir cümle bu. Söylerken dilimizi beynimize dikerek yüreğimizi ayaklarımıza ittiğimiz bir cümle bu. 

Beni ilgilendirmez.

Şimdilerde bu sözün reklamını yaparak her yere birer ikişer soktuk. Hani o ilkel toplumlardaki dışlama, küçümseme vardı ya? İşte o sandığımızdan çok daha işe yarıyor yanlış karşısında. Bir de bu söze ciddi ciddi inanıyoruz, bazen sokakta gördüğümüz vahşetlerin gerçekten bizim işimiz olmadığını düşünüp öylece geçip gidiveriyoruz. Müdahale etme arzusu havadan elini eteğini çekti, mermer suratlar onu solumuyor çünkü. 

Mutluluk için sebepleri, bunlara ulaşmak için bencilliği, onun içinse görmemeyi yarattık. 

En azından bir gün yeniden duyarlılık kazanmak dileğiyle.

Anahtar Kelimeler: Bireycilik
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bize Herkes Lazım (20 Şubat 2019 - Çarşamba)
Dur Diyemedik (22 Ocak 2019 - Salı)
Kabalaşmak (03 Ocak 2019 - Perşembe)
Acımak Sorunu (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Devirsiz fedakârlık (14 Aralık 2018 - Cuma)
Düzen (04 Aralık 2018 - Salı)
Suç (22 Kasım 2018 - Perşembe)
Leke (13 Kasım 2018 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sağlık
3. Sayfa
Teknoloji
Magazin
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar