Kırıkkale Üniversitesinden Filistin'e destek

Kırıkkale Üniversitesinden Filistin

Kırıkkale Üniversitesi, İsrail zulmünün karşısında durmak ve Filistinli kardeşlerimizin yanında olmak amacıyla ''Özgürlük Tufanı Kampüste Gençliğin İşgale Eyvallahı Yok'' Programı düzenlendi.

Düzenlenen programa Kırıkkale Üniversitesi RektörüProf. Dr. Ersan Aslan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Başalan, Prof. Dr. Erol Yılmaz ve Prof. Dr. Sedat Aktan ile Genel Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Şevket Evci, dekanlar, birim  müdürleri akademik ve idari personeli ile çok sayıda öğrenci katıldı.

İsrail, 7 Ekim 2023'ten itibaren 213 gündür Gazze halkına katliam ve soykırım yapmaya devam ediyor. İsrail saldırılarında 14.873'ü çocuk, 9801'i kadın, 9948'i erkek olmak üzere toplamda 34.622 kişi şehit olurken 77.867 kişi ise yaralandı. Cami ve kilise demeden kutsal mabetleri de vurmaya devam eden siyonist rejime karşı Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan önderliğinde Özgürlük Tufanı yürüyüşü yapıldı. Siyonist rejimin katliam ve soykırım girişimine başından beri en sert tepkileri veren ve ülkemizde öncü olan Üniversitemiz sözde demokrasinin en geliştiği yer olarak lanse edilen ABD, Fransa, Almanya vb. Batı ülkelerine insan hakları ve demokrasi dersi vermeye devam etti. Akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimiz, soykırım ve vahşete dur diyerek demokratik hakkını kullanan kendi akademisyen ve öğrencilerine karşı siyonistleri koruma pahasına şiddet ve ağır müdahalelerden geri kalmayan, insan haklarını ve vicdani değerleri ayaklar altına alan ülke yönetimlerine de tepkilerini gösterdi. 

Programın açılış konuşmasını Üniversite Kültür Ahlak ve Medeniyet Topluluk Başkanı Hasan Bilal Sivri yaptı. Hasan Bilal Sivri  “ Esselamü aleyküm ve rahmetullah. Sizleri selamın en güzel şekliyle selamlıyorum; Sayın Rektörüm, sayın rektör yardımcılarım, sayın dekanlarım, sayın müdürlerim, sayın hocalarım ve sevgili arkadaşlarım; Filistin için toplandığımız bu derin anlam ifade eden programımıza hoş geldiniz. Beylik sözlerin tükendiği günlerdeyiz. Dünyanın dört bir yanından feryatlar yükseliyor. Siyah, beyaz, zengin, fakir ayırmaksızın bir bütün olarak insanlığı temelinden sarsan bir gerçekliğe şahitlik ediyoruz.  Gazze, tarihin tanık olmadığı bir hırs ile tırpanlanıyor. Savaş kelimesinin kapsamının artık belirgin bir tanımı yok. Zira masum insanları, kadınları ve çocukları bu tanımın hedefi haline getirmekten sakınmayan bir dünyada yaşıyoruz. Ahlaki hiçbir zemin, cereyan eden vahşete engel olamıyor. Yaşananlar insanlık vicdanında derin yaralar açarken, insanlık Gazze’de yaşanan zulme taraf olmaktansa kendisini ateşe vermeyi daha anlaşılır bir tercih olarak görüyor. Bunca zulüm ve katliamın önünde insan olarak kalmanın bedelini Gazze halkı, çocuklarının kanlarıyla ödüyor. Esaretin her türlüsüne, aziz bir teveccüh ile karşı koyan Gazze halkına muzafferiyetler diliyoruz. Özgürlüğü hak eden bir mücadele varsa, şüphesiz bu mülkün yegâne hak edeni bugünlerde Gazze halkından başkası değildir. Aksa Tufanı’nın bütün yeryüzü topluluklarının ipliklerini pazara çıkardığı da bir başka realitedir. Kimi mevki sahiplerinin sözlerinin, Gazze terazisinde hiçbir ağırlığının olmadığı aşikârdır. Uluslararası hukukun yalnızca güçlü olanların, zayıf olanlara yaptırımları doğrultusunda işletildiği bir düzenin içerisindeyiz. Gazze, işgale gösterdiği mukavemet ile kendisini özgür sanan birçok göstermelik demokrasiyi temelinden sarsmıştır. Aksa Tufanı, kaynağı fıtrat olan adalet duygusunu tüm dünyada harekete geçirmiştir. Gazze’nin başlattığı tufan, halkların ihyasında bu yüzyılın mimarı olacaktır. Emperyalizmin ve siyonizmin sonu, Aksa Tufanı ile başlamıştır. Kırıkkale Üniversitesi gençleri olarak, Filistin halkının özgürlük mücadelesinin sonuna kadar arkasındayız. Aylardır meydanlarda yükseltilen ses, milletin iradesi olarak nasıl uluslararası kamuoyunda yansıyorsa, Üniversitemiz yöneticilerinin de bizim sesimizi gerekli platformlara taşıyacağına inanıyoruz. Aksa Tufanı, İslam coğrafyasının kanla yazılmış özgürlük hikâyesidir. Bu hikâyenin bütün kahramanlarını ailemizin bir ferdi gibi bağrımıza basıyor ve kardeşlerimiz olarak kabul ediyoruz.” dedi.

Üniversitede eğitim gören Filistinli doktora öğrencisi Maidoon Bashir de, '' Türkiye'ye çok teşekkür ediyoruz. Şu anda Filistin'de durumlar çok zor. Annem ve kardeşim Gazze'de. Destekleri için tekrar Türkiye'ye çok teşekkür ederim.''dedi
 

Yoğun katılımla gerçekleşen Özgürlük Tufanı yürüyüşünün konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Ersan Aslan, '' Çok değerli katılımcılar, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugün gençlerimizin hazırladığı bu programda içinde birçok milletten insanın bulunduğu topluluk ile İsrail'in kurulduğu 1948 yılından itibaren süregelen  zulmün ve baskının karşısında olduğumuzu bildirmek için bir aradayız. Bugünkü toplantımız sadece ateşin kor olarak yandığı Gazze'de yaşananlarla ilgili değil dünyanın her yerindeki mazlumların yanında olduğumuzu bildiren bir çağrıdır. Mazlumların yanında olmak tarihimizin bize öğretmiş olduğu bir davranıştır. Türk devletleri kurulduğu günden bugüne kadar Müslüman Türk hep mazlumun yanında olmuştur. 1492 Endülüs Devleti'nin yıkılışından sonra 1502 yılında 2. Beyazıt Han oradaki hem Müslümanları hem de Yahudileri oradaki zulümden kurtarmıştır. 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya'dan kaçmak zorunda bırakılan Musevilere kimlerin kucak açtığını tarih yazmaktadır. Bir Uygur Türk'ü olarak şundan da bahsetmek isterim. Uyguristan'da 2013 yılında Çin Hükümeti'nin izniyle organize sanayi bölgesi kuruldu. Bunun özelliği ne diye sorarsanız Türkiye'nin çabaları sayesinde Uygurlu kardeşlerimize de orada iş yeri açma imkanı verdiler. Artık Libya'da da varız. Türkiye 'şunu yapacaksınız' denilen ülke değil 'bunu yapmayacaksınız' diyen bir ülke konumundadır. Şu anki Genelkurmay Başkanımız, o zaman Libya'da bulunan Türk Birliğini komuta eden ve Libya'nın makus talihini yenen bir komutanımızdır. Geçmişte bir gelişme olunca karşımıza çıkan zihniyet burada da karşımıza çıkıyor. Amerika'da 50 üniversite destek yürüyüşü yaparken 'Türkiye üniversiteleri nerede?' diye soranlara diyoruz ki Türkiye Üniversiteleri burada. YÖK Başkanımız ve YÖK yönetiminin uluslararası arenada çabalarıyla her üniversitede bu tür etkinlikler ve mazlumlara destek faaliyetleri yapılmaktadır. Bazılarının söylediği gibi 'Türk Gençliği yok, Türk Gençliği nerede?'  diyenlere her üniversitede yapılan bu tür etkinlikler önemli bir cevap olacaktır. Biz sadece Amerika'daki eylemlerden sonra kamuoyu bildirisi yayınlamış bir Üniversite değiliz. Aralık ve Ocak aylarında görevlerinden azledilen 2 Amerikan rektörünü buraya davet ettik. Gazzeli kardeşlerimiz 70 yılı aşan bir süre boyunca siyonist İsrail'in zulmüne maruz kalmaktadır. İnşallah 1967 sınırlarına dönülüp özgür bir Filistin Devleti kurulduğunu gençlerimiz ve bizler göreceğiz. Devlet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı çalışmaları görüyorsunuz. İsrail katliamı en üst düzeyde dile getirilmiş vaziyette. Güney Afrika Cumhuriyetinin Uluslararası Adalet Divanına yapmış olduğu başvurunun kendiliğinden olduğunu düşünmüyorum. Bizim de Uluslararası Adalet Divanındaki davaya katılmamızın gecikmiş bir katılım olduğunu da düşünmüyorum. Mutlak suretle zulmün ve zalimin yanında yer almayan devletler belki görünürde değil ama görünmeyen platformlarda bunu nasıl çözebileceğinin yollarını arıyorlar. İsrail zulmünü sona erdirmeye çalışan baş aktör Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Biz ne yapacağız kıymetli katılımcılar? Hem şehrimiz, hem de Üniversitemiz olarak kamuoyunda yaptığımız çağrıyı tekrar ediyoruz. İsrail zulmüne karşı geldikleri için dünyanın herhangi bir yerinde eğitim hakları elinden alınmış öğrencilere, öğretme hakları elinden alınmış akademisyenlere Kırıkkale Üniversitesinin ve Kırıkkale şehrinin kapıları açıktır. Onları buraya davet ediyoruz.  Burada evlerinde hissedecekleri bir ortam sunmaya söz veriyoruz.  Kısa zamanda özgür Filistin Devleti’nin kurulmasını ve 1967 sınırlarına dönülmesini, kardeşlerimizin orada huzur ve mutluluk içinde yaşamalarını dilerim. Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti elinden geleni yapacaktır. Kuruluşlarından bu yana Türk ve Müslüman Türk devletlerinde ve farklı coğrafyalarda özgürlük adına hayatlarını kaybetmiş olan tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Allah, onları cemaliyle müşerref eylesin. Peygamber Efendimizin (SAV) sancağı altında buluşmayı nasip eylesin. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” dedi



1

Ahmet Önal Hızlı Başladı

2

Erdoğan; Mehmet Kardeşimi Kucaklıyorum

3

Kırıkkale’nin Milli Şahsiyeti Hiçbir Şeyle Ölçülemez

4

Romanlar’dan Saygılı’ya Tam Destek

5

Saygılı : Sivil Toplum Örgütleri Bizim İçin Kıymetli

6

Ulusoy; 900 Araçlık Otopark Yapacağım

7

Baran; Saygılı'nın Yanındayız