1

SUÇ MAKİNESİ YAKALANDI

2

BAKAN SOYLU ANNELER İLE GÖRÜŞTÜ

3

ESNAFIN SORUNLARI RAPOR EDİLDİ

4

"YA SEN" RAFLARDAKİ YERİNİ ALDI

5

BİZİM MÜCADELEMİZ BOZ TOPRAKLARIN YEŞERMESİ

6

KIRIKKALE BELEDİYESİNDEN İŞÇİLERİNE YÜZDE 20 ZAM

7

Cami cemaatine vaaz yerine AFAD eğitimi verildi



Anahtar Kelimeler: HASTALIK DEVAM ETTİĞİ ŞANSIMIZ

HASTALIK DEVAM ETTİĞİ İÇİN, TEK ŞANSIMIZ AŞI

Prof. Dr. Sedat Kaygusuz, virüsün hala özelliklerini koruyarak salgının devam ettiğini bu sebeple de tek umudun aşı olduğunu söyledi.

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı  Prof. Dr. Sedat Kaygusuz, virüsün hala özelliklerini koruyarak salgının devam ettiğini bu sebeple de tek umudun aşı olduğunu söyledi.
Henüz bir ilacın bulunmadığını ancak aşıların Türkiye'ye gelmeye başladığını hatırlatan Kaygusuz, muhabirimize yaptığı açıklamada "Bu günü bekliyorduk. O gün geldi çattı ve bugüne çok şükür. Bu güne ulaştığımız için çok mutluyuz." dedi.
Çin'den getirilen CoronaVac aşısı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından "Acil Kullanım Onayı" kararı sonrası Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya yapılmasının ardından tüm yurt genelinde sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlandı.
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde de öğretim üyelerinin yanı sıra  sağlık çalışanları da aşı olmaya başladı.
Anabilim Dalı Başkanı Kaygusuz da aşısını yaptırarak, hastalıktan kurtulmak için salgının ilk gününden itibaren herkesin aşı ya da ilaç bulunması beklentisi içinde olduklarını belirtti.
Çin'den getirilen CoronaVac aşısının vücuda zerk edilmesinin ardından bağışıklığın oluşması için en az 3 hafta sürenin tamamlanması gerektiğine de değinen Kaygusuz şunları söyledi:
"Dünya Sağlık Örgütü hastalığı pandemi ilan ettikten sonra ve ülkemizde bu hastalık yayılmaya başladıktan sonra şunu söylüyorduk. Bu hastalıktan kurtulmak için ya aşı bulunmalı, ya bir ilaç bularak bu hastalığı hafif geçirmemiz, ya da virüsün mutasyona uğrayarak özelliklerini kaybetmesini bekliyorduk ki, bu salgın bitsin. Ama hastalığın birinci yılına geldiği şu aşamada hala virüs özelliklerini koruduğu,  hastalık aynı şekilde devam ettiği, herhangi bir ilaç da bulunmadığı için tek şansımız aşı. Bu günü bekliyorduk. O gün geldi çattı ve bugüne çok şükür. Bu bir beklentiydi. Buna ulaştığımız için çok mutluyuz."
-" Aşı olanların yüzde 95'indeantikor oluşuyor"
Aşı olanlarda antikor oluşumu hakkında da bilgiler veren Kaygusuz sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vücudumuza antijen dediğimiz yabancı olarak kabul edilen maddeler her gün onlarca şekilde girmektedir. Gıda ile olmaktadır, solunumla olmaktadır. Buna karşı vücut, korumak için antikor üretimini başlatmaktadır. Bu vücuda girdikten sonra vücut bir yabancı olarak tanıyor ve bağışık hücrelerinde buna karşı bağışıklık sürecini başlatıyor. Ortalama 3 hafta içinde bu antikor cevabı oluşuyor ama herkeste farklı bir sonuç olabilir. Kimisinde 3-4 haftada oluşurken, kimisinde 2. dozdan sonra oluşmaktadır. Ama bizim şuan beklentimiz 2 aşı olduktan 3 hafta sonra istediğimiz antikor seviyesine ulaşmaktır. Bu aşıyla ilgili yapılan Faz-II çalışmaları ve Faz-III ara sonuçlarından aşı olanların yüzde 95'ine yakınında antikor oluşumunu görmekteyiz. Dolayısıyla bu aşıyla bu rakamlara ulaşacağımızdan ümitliyiz. İnşallah bu rakamlara ulaşırız diye bekliyoruz."
Hastanedeki sağlık çalışanlarından hemşire Mehtap Gürel de, aşıyı büyük bir özlemle beklediklerini kaydederek, "Aşımı yaptırdım. Aynı zamanda aşı ekibinin içerisindeyim. Aşı yaparken bir taraftan da kendi aşımı yaptırdım. Hiçbir sıkıntı olmadı. Rahatlıkla aşımı yaptırabildim. Dört gözle bekliyorduk. Kendimizi güvende hissetme ihtiyacımız var. Covid kliniğinde çalışıp çalışmayalım insanlarla temas halindeyiz. Bizim için çok önemliydi. Onun için ilk yaptıranlardan biri olduk. Tüm sağlık çalışanları olarak aşıyı bekliyorduk." ifadelerini kullandı.