1

Hem Kırıkkale hem Samsun’da şehit acısı

2

15 Temmuz gecesi, Türk Milleti destansı bir direniş gösterdi

3

Millet iradesinin üstünde güç yoktur

4

Bu onurlu direnişte milletimizin imzası vardır

5

Millet olarak vatana ve bayrağa sahip çıkmanın gururunu yaşıyoruz

6

“O alan” riskli bölge ilan edildi

7

Geleceğin güçlü Kırıkkale’si için çok çalışacağız



Anahtar Kelimeler: yapan duygularımız

Bizi biz yapan bu duygularımız

KARANTİNADAKİ GENÇ KIZDAN DUYGULANDIRAN VEDA MEKTUBU: “YURT PERSONELİ ANNEM, SAĞLIK PERSONELİ ABLAM...

KARANTİNADAKİ GENÇ KIZDAN DUYGULANDIRAN VEDA MEKTUBU: “YURT PERSONELİ ANNEM, SAĞLIK PERSONELİ ABLAM...

Bizi biz yapan bu duygularımız

Korona virüs tedbirleri kapsamında Kırıkkale’deki 14 günlük karantina süresi dolan bir genç kızın yazdığı veda mektubunda yer alan duygu ve samimiyet dolu ifadeler, “İşte bizi biz yapan bu duygular. Biz böyle samimi olduğumuz sürece Türk Milletinin altından kalkamayacağı hiçbir sorun yoktur” dedirtti.

“‘Bir tabak daha yemek getireyim mi?’ diyen yurt personeli annem, ‘İçin daralırsa danışmayı ara, sana fıkra anlatırım, yeter ki için daralmasın’ diyen sağlık personeli ablam oldu. Yüzünüzü görmedim belki ama sevgi dolu gözlerinizi asla ama asla unutmayacağım. İyi ki varsınız” ifadelerinin yer aldığı mektup, okuyanların gözlerinde duygu damlacıklarına yol açtı.

Korona virüs tedbirleri kapsamında Fransa ve Katar’dan getirilen ve Kırıkkale’deki Kredi Yurtlar Kurumuna ait yurtlarda gözetim altında tutulan 309 kişinin 14 günlük karantina süresi tamamlandı. Sabah saatlerinde karantina yurdundan ayrılan Şebnem isimli bir genç kızın yazdığı duygu dolu mektup ise, okuyanların gözlerinde birer damla yaş oldu.

Genç kızın, “‘Bir tabak daha yemek getireyim mi?’ diyen yurt personeli annem, ‘İçin daralırsa danışmayı ara, sana fıkra anlatırım, yeter ki için daralmasın’ diyen sağlık personeli ablam oldu…” diyerek başladığı mektupta, “Bugün itibariyle 14 günlük karantina sürem bitti. Belki bu süreçte yüzünüzü göremedim ama gözlerinizi gördüm. Hepinize minnettarım.”

“Buraya geldiğim ilk andan itibaren kibar, saygılı ve özverili çalışmanız için hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ederim. Siz burada sadece işinizi yapmadınız. Beni, bizi aylardır özlemini çektiğimiz evlerimizin kokusuna, memleketimizin dokusuna kavuşturdunuz. Yeri geldi bu odanın dışındaki elimiz ayağımız oldunuz.”

“Yüzünde maske, elinde eldiven, omuzunda yorgunluğuyla bir gece vakti bahçede doğum günümüzü kutlayan akrabamız, Ankara’nın bağlarıyla gönlümüzü hoş etmek için oynayan dostlarımız oldunuz. ‘Bir tabak daha yemek getireyim mi?’ diyen yurt personeli annem, ‘İçin daralırsa danışmayı ara sana fıkra anlatırım, yeter ki için daralmasın’ diyen sağlık personeli ablam oldu. Dedim ya, yüzünüzü görmedim belki ama sevgi dolu gözlerinizi asla ama asla unutmayacağım, iyi ki varsınız” ifadelerini içeren mektubu herkes duygulandırdı.

Genç kızın öğrencilere de yer verdiği mektubunda, “Geleceğimizin teminatı öğrenci kardeşlerim, bir anda aceleyle odalarınızdan ayrılmak, dolaplardaki eşyalarınızı bırakıp, bana, bize güvenmek zorunda kaldınız. Bu güveniniz ve odanızı benimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Bilin ki bu güvenin karşısında odanızı evim gibi sahiplendim.”

“Kardeşimin eşyalarına dokunmadığım gibi sizin de eşyalarınıza dokunmadım. Çekmecelerinizi açmadım. Bu arada buzdolabında unuttuğunuz turşuları da yemedim. Evet, belki sizinle tanışmadık, belki de hiç tanışmayacağız. Ama bilmenizi isterim ki, bir insan yokluğuyla başka bir insanın hayatında ancak bu kadar var olabilirdi, iyi ki varsınız” ifadeleri yer aldı.